İLBER ORTAYLI’YA CUMHURİYET ÖDÜLÜ

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
İbrahim BİRELMA
İLBER ORTAYLI’YA CUMHURİYET ÖDÜLÜ
11.04.2018


Geçen Cuma 9.4.2018 tarihinde , Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nce ( ÇYDD) Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nün 12.si, Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya, İstanbul, Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezinde yapılan törenle verildi.

-Sunuculuğunu Tiyatro Sanatçısı Gülsen Tuncer’in yaptığı törende ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel açış konuşmasında; 109 şubesi ile 103.000 ilk, orta,lise, üniversite öğrencisine burs vermeye devam eden ÇYDD, kuruluşunun 29.yılını kutlamaktadır. Aklın özgürlüğü olarak tarif edilebilen Laiklik ilkesinin kabul edildiği 10.4.1928 tarihinin 90. Yıldönümünde 2007 yılından beri ÇYDD tarafından verilen Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nün 12.si bu yıl Cumhuriyet Değerleri ve Atatürk konusunda bilimsel eserler veren Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya sunuyoruz.” demiştir. Törende İlber Ortaylı’nın hocası 97 yaşındaki Prof.Dr. Nermin Abadan Unat yaptığı konuşmada “ İlber Ortaylı tarih bilimi konusunda merak uyandırmış, sayısız eserler yazmış değerli bir öğrencimdi, kutluyorum” diyerek, Ortaylı’nın öğrencilik döneminden bazı anıları paylaşmıştır.

Törende Prof. Dr. İlber Ortaylı yaptığı konuşmada özetle şunları söylemiştir:

-2018’de büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü 80. Ölüm yıldönümünde anacağız.

-Ümitlerin yok olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu zamanda Türklerin tutunduğu isimlerin başında ise Atatürk gelmektedir.

- Türk ordusu, sanayileşmesi, üniversiteleri ve akademik hayatı o dönemin (1930ların) ötesindedir. Ama milli eğitim gerilemektedir, temel müesseseler kendini kaybetmektedir, sayıca artış söz konusudur ama en önemlisi Türkiye’deki ideolojik ve kültürel hayat gerilemektedir. Türkiye etnik bir gerilim çıkmazına girmektedir.Bu gelişmeler de Kemalist rejimi bir yanıyla gerektirmektedir.( İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kronik Kitap, 1.Baskı Ocak 2018,İstanbul)

-Eğer bir ilkokul öğretmeni, insanın hayatında belirgin bir unsur değilse, oradaki sistem “çürük” demektir. Oturup düşünmemiz lazım. İlkokul öğretmeni çok önemlidir. Şuurunuzda yer eder. İlk doktorunuz da objektif olarak önemlidir. Ama ilkokul öğretmeni eğer senin hayatında , bilgi, alışkanlık ve yönlendirme olarak önemli değilse, bir yer etmemişse, “sistem sakat” demektir. Demek ki, ben iyi bir sistemde yetiştim. Çocuklarımız için aynı şeyi söylemem çok zor. Şefika öğretmenim Atatürk’ün maarif vekili Mustafa Necati ordusu’ndandı. Mustafa Necati, her öğretmenle ayrıca yazışırdı. Yani hepsiyle dosttu. Mustafa Necati, köye her giden öğretmenle tanışır ve yazışırdı. Okulu bitirip, öğretim ordusuna katılan her genç muallim ile tanışmıştır mutlaka. Erken öldü. Cumhuriyetin “en sevimli maarif vekili” odur. Bir sistem kurmuştur. Onun öğretmenleri tıpkı bir cemiyetin azaları gibidir. En önemli görevleri “ ziyaret” tir. Misyonerler, nasıl cemaat üzerinde “ ziyaret” ile nüfuz kurar, bilgi edinirse, Mustafa Necati ordusunun öğretmenleri de böyle insanlardı. Mesela, bizim Şefika Hanım ( ilk temel öğretmenimiz) her çocuğu tanırdı, ziyaret ederdi çocukların evlerini.

-Son dersimde öğrencilerime şunu tavsiye ediyorum:Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz , akşam masal anlatıp, öpemeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin. Böyle yetişmiş bir çocukta , büyük bir problem çıkmayabilir, aklı başında biri olarak kendini toparlayıp, bütün bunları dert etmeye bilir ama, emin olun

“ sevgi” olmaz.Çünkü sevgi, başka bir şey. Uğraşmak istiyor. Sevgi için “vakit” vereceksin, parayla olmuyor.

-Bizim Türkler susar. Herkes her türlü yolsuzluğa karşı susar çünkü, ileride kendi de yapacak ondan. Kendisinin de açığı var. Niye mesela üniversitedeki bu “ intihalciliğe” pek ses çıkarılmıyor? Çünkü herkesin –derece, derece bu intihal (aşırma)sorununa bir dahli var demek ki. Benim öyle bir şeyim yok. Yani ben kimseden bir intihalde bulunmuyorum. Dolayısıyla hırsızlığa cevaz veremem. ( Zaman Kaybolmaz, İlber Ortaylı Kitabı,söyleşi: Nilgün Uysal, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, I.Baskı, Mart 2006)

-Atatürk “ Tarih yazmak, yapmak kadar mühimdir” diyor.Yazan yapana sadık kalmaz ise değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak mahiyet alır. Yani iyi değerlendireceksin yapanı. Çünkü onu yapmanın da yazmanın da kuralları vardır. Bunu görüp iyi tarif etmezsen geleceği anlayamazsın.

-Biz savaşa girerken Atatürk’ün iki arkadaşı vardı, kendi gibi. Kazım Paşa ve Ali Fuat Paşa. Fakat ondan sonra yaptıklarını hemen hemen hiçbir arkadaşı anlamamıştır. Tamamıyle yalnız başınadır. Tek yönetici olarak götürmüştür.

( İsmail Küçükkaya, Cumhuriyetimize Dair, İlber Ortaylı, Atatürk’ü Anlamak – Deniz Ülke Arıboğan, 21. Yüzyıl Türkiyesinin- Hilmi Yavuz, Türk Modernleşmesi, Aşina Kitapları 2008)

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015