“2080 Yılına Kadar Yerli Kömür Kullanım Şartı Olmalı”

Haber Süleymanpaşa Gündem

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Trakya Geliştirme Komitesi Başkanı Kani Alp, Paris İklim Anlaşması ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

Basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya gelen Kani Alp, madenciliğin öneminden ve yakın bir zamanda imzalanan Paris İklim Anlaşması ile ortaya çıkacak sorunlardan bahsetti.

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın faaliyet raporunun okunmasıyla başlayan toplantıda, madenciliğin önemine vurgu yapan Kani Alp, “Madencilik bir ülkenin kalkınmasının olmazsa olmazlarından biridir. Önümüzdeki kahvaltı yaptığımız tabak, su içtiğiniz bardak, yemek yediğiniz çatal kaşıkta ve yürüdüğünüz yoldan, bindiğiniz arabaya kadar tutun sayamayacağımız ne kadar insan yaşamı için gerekli elzem ihtiyaçlar var ise hepsinin temelinde madencilik yatar” dedi.

Bir ülkenin yerli kaynaklarını kullanmasının o ülkenin gelişmesi için son derece elzem bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Alp, ”Dünyada gelişmesini tamamlamış, gelişmiş ülkeler, kendi mevcut konumlarını, rahatlarını ve geleceklerini koruyabilme amacı ile geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin önünü kesebilmek için zaman zaman bir takım girişimlerde bulunmaktadır. Vilayetimizden örnek verirsek Çerkezköy- Çorlu-Muratlı üçgeninde bulunan fabrikaların büyük bir kısmı doğal gaz zamlarından dolayı yerli kömüre dönmüş ve Trakya da ki kömür üreticilerinin nefes almasını sağlamıştır. Ancak aldığımız duyumlara göre bu fabrikalara işveren büyük firmalar fabrikalara yerli kömür yakmayın doğal gaz yakın, eğer doğalgaz kullanmazsanız size iş vermeyiz gibi üstü kapalı tehditler savurmaktadırlar. Böyle bir olayın gerçekleşmesi demek Trakya da ki kömür madenciliğin sonunu getirmek ve yerli kaynaklarımızın kullanılmasının önünü kesmek demektir” ifadelerini kullandı.

Son günlerde gündemde önemli yer bulan Paris İklim Anlaşması’nın gelişmekte olan ülkelerin, milli gelirleri ile gelişmesini önleme amacı taşıdığını belirten Alp, “Son günlerde ortaya konulan Paris anlaşması ile,i geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin önünü kesmek için birtakım zorlamalar getirilmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.

Yakın zamanda imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın kapsamı dahilinde, Almanya ve Çin gibi ülkelerin kendi yerli kömürlerini kullanma şartları koyduklarını vurgulayan Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Trakya Geliştirme Komitesi Başkanı Kani Alp, Türkiye’nin de en az 2080 yılına kadar kendi yeli kömür kullanım şartını koyması gerektiğini vurguladı. Konuyla ilgili Başta Enerji Bakanlığı olmak üzere iktidar ve muhalefet liderlerine Türk Madenciliğini Geliştirme Vakfı olarak bir mektup yazdıklarının altını çizen Kani Alp, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Başlangıçta iyi niyetli gibi gözüken bu anlaşma, gelişmiş ülkelerin, diğer ülkelerin milli kaynaklarını kullanarak gelişmesini önlemek amacını taşımaktadır.

Hatta bu anlaşma dan kaynaklı bazı özel bankalara baskı yapılarak yerli üreticiye kredi verilmesinin önüne geçilmek istendiği duyumları da kulağımıza gelmekte.

Vakıf başkanımız sayın Prof. Dr. Güven Önal, başta enerji bakanı olmak üzere bu konu hakkında iktidar ve muhalefet liderlerine birer mektup yazarak konunun önemini dile getirmiştir. Ayrıca başkanımız bu anlaşmaya imza atan gelişmiş ülkeler arasında bulunan Almanya 2038'e kadar Çin ise 2060 yılına kadar kendi yerli kömürlerini kullanma şartlarını koymuşlardır.

Türkiye de bu anlaşmaya taraf olacaksa en az 2080 yılına kadar kömür kullanım şartını koyması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlaşma vakfımızın ve konu ile ilgili yetkililerin de katkısı ile kısmen de olsa birtakım şartlar konularak meclisimizde kabul edilmiştir. Vakfımız da burada yapmış olduğu faaliyetler ile bu şartların oluşmasına katkı sağlamıştır.”

Madencilerin mağduriyetlerine de değinen Kani Alp,  Açık işletme yapan madenciler kamulaştırma ve ÇED sürecinin çok uzun olması sebebi ile mağdur duruma düşmektedir. Bu konuda da ek tedbirler ile bu sürenin kısaltılarak madencinin önünün açılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

 Madenlerin ülkenin öz kaynağı olduğunu vurgulayan Alp kamuoyunda madencilik ile ilgili yanlış bilgilerin olduğunu belirtti. Alp, kamuoyundaki bilgi kirliliği ile ilgili şunları söyledi: “Madenler bizim öz kaynağımız, milli enerjimiz ve cebimizdeki paradır. Doğaya verilebileceği zararlar birtakım önlemler ile (filtreli baca vb.) engelleme çaresi bulunmaktadır.

Bunun dışında yine kamuoyunda zaman zaman çıkan yazılarda madenciliğin önüne geçilmek istendiği görülmektedir. Ülkemizde, enerji hammaddeleri ve kömürün yanında altın, gümüş, bakır, krom, demir ve benzeri metalik madenler ayrıca hammadde ismi verdiğimiz çeşitli killer, kum çakıl taş vb. bu ramalar bir ilkenin gelişmesi için önemli ve olmazsa olmazlarıdır.

Zaman zaman basında su kirliliği, çevre kirliliği adı altında madenciliği suçlayan yazılar çıkmaktadır. Madenciliğin üretiminde hiçbir zaman kimyasal madde kullanılmamaktadır. Genelde herkesin aklında olan altın-gümüş-bakır madenindeki siyanür olayı, halkımız tarafından tamamen yanlış bilinmekte, bu siyanür üretim yapılırken değil üretim den sonraki aşama olan atölye ve fabrika kısmında kullanılmaktadır. Mesela siyanür kullanımından örnek verirsek, Türkiye'de en çok siyanürün kullanıldı yerlerden biri de herkesin bildiği ve gittiği yer olan İstanbul kapalı çarşıdır. Halbuki yeraltı ve yüzeysel suların kirlilik nedenlerinden en önemlisi sizin de bildiğiniz üzere arıtması olmayan veyahut artmasını çalıştırmayan fabrikalar ile kamuoyunun dikkatini fazla çekmeyen bilinçsizce kullanılan tarım ilaçlarıdır. Madenciliğin görsel görüntü dışında bir zararı yoktur. Buda maden kanununda üretim yapılan yeri üretim sonunda doğaya uygun hale mecburiyeti olduğundan geçici bir görüntü kirliliğidir.”

İddialara Cevap

Kani Alp düzenlediği basın toplantısında ayrıca son günlerde sosyal medyada çıkan haberlere ve iddialara ilişkin de cevap verdi.

Sosyal medyada “Tekirdağ’da kendisini Albayrak’ın maden danışmanı olarak tanıtan bir şahsın, Fen İşleri Daire Başkanlığı’ndan elde ettiği evraklar ile maden sahiplerine şantaj yaptığı ve talep ettiği ortaya çıktı. Bu şahsa Fen İşleri’nin evraklarını kim veriyor?” şeklindeki iddialara yanıt Veren Kani Alp, “Vakıf olarak bu konuyu araştırdık. Hiçbir Belediyenin madencilik ile ilgili evrak ve belgesi olamaz. Madencinin muhatabı doğrudan devlettir. Madencinin muhatabı, Ruhsat ve mali denetim bakımından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre Bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, iş güvenliği bakımından çalışma bakanlığı, Tarım Arazilerinde ise Tarım ve Orman Bakanlığı’dır. Madencilik ile ilgili bir şey yapılacaksa ancak bu kurumlara ait belgeler ile olur. Belediyenin Fen İşleri Müdürlüğündeki herhangi bir belge madenciyi bağlamaz. Ayrıca bu tür iddialar şantaj yapan ve yapılanı ilgilendirir. Bu konuda kişiselliğe girer ve şikayet edilecek merciiler de bellidir, bu tür iddialar tamamen asılsızdır” dedi.

Sosyal medyadaki bir diğer iddia olan, “Kadir Albayrak’ın maden danışmanı olduğunu iddia eden kişinin, Çorlu ve Malkara adliyelerindeki bilirkişiler aracılığı ile de maden sahiplerine baskı kurduğu, para talep ettiği ortaya çıktı. Büyükşehir ve Fen İşleri, niye bizim böyle bir danışmanımız yok diyemiyor?” şeklindeki paylaşıma cevap veren Kani Alp, “Mahkeme, bilirkişi atamalarını Türkiye çapında yapar. Bölgemizde de yakın olduğundan dolayı bilirkişiler ekseriyetle üniversitelerden tercih edilmektedir. Yine bu tarz bir iddianın paylaşılması afaki olmuştur. Trakya’da bu konuda bilirkişilik yapan yüzlerce mühendis ve öğretim üyesi vardır. Bu tarz iddialar, yüzlerce kişiyi zan altında bırakmaktadır. Tavsiyem, eğer mevcut iddia sahipleri isimleri biliyorsa, yüzlerce kişiyi zan altında bırakmasın ve söz konusu isimleri açıklasın” şeklinde cevap verdi.

Yine sosyal medyada dolaşan bir başka iddia olan, “Büyükşehir Belediye Başkanı Albayrak’ın ‘taş ocakları danışmanım’ dediği danışmanın Büyükşehir’e aldırdığı taş ocaklarından taş çıkmadığını biliyor musunuz?” sözlerine Kani Alp şu şekilde yanıt verdi: “Taş Ocağı ruhsatı demek taş çıkacağı manasına gelmez. Taşın yanında kum, çakıl, stabilize malzeme, vasıfsız kil vb her türlü malzemeyi kapsar.

Kaldı ki belediyenin hammadde ruhsatları, tamamına yakını köy hizmetlerinden intikal eden ruhsatlardır.  Yeni ruhsatlarda ise Enerji Bakanlığı tarafından görevlendirilen heyet inceleme yapmadan, malzemeyi görmeden ruhsat verilmez. Bu tarz iddiaların, araştırma yapılmadan ortaya atıldığı ortadadır. Ayrıca söz konusu ruhsatların verilmesinde, iptal edilmesinde parasal ve vergisel herhangi bir masraf yoktur. Buradan çıkar sağlanıyor iddiasını dillendirmek boşuna bir gayrettir”

Bir başka sosyal paylaşım yazısı olan, “Baba Büyükşehir’de maden danışmanı, oğlu Tekirdağ adliyesinde maden bilirkişisi hanımı çevre derneği başkanı, ortada bir takım iddialar var. Bu nasıl iş? Bu düzenlemeye kim izin veriyor? Büyükşehir Belediye Başkanı neden söz konusu iddiaları araştırmıyor. Resmi belgeler nasıl alakasız insanların elinde dolaşıyor” iddiasına Kani Alp yanıt olarak, “Bu asılsız iddiaların sahibi, kanaatimce diğer paylaşımlarından bir şey çıkmayacağını anlayınca, bu sefer olaya başka bir şekil vermek istemiş. Bu iddiaların sahibi şahıs, kendi bir makam mevki sahibi sanarak ortaya talimat vermeye çalışıyor. Söz konusu iddialar ile bu şahıs beni kast ediyor ise, Ben Belediye danışmanı değilim. Oğlum ise maden mühendisidir ve her maden mühendisi gibi yapması gereken işleri yapmaktadır. Çevre Derneği ise yeni kurulan bir dernek değildir. 1999 yılından beri vardır ve zaman zaman kongreler ile başkanları değişmiştir” ifadelerini kullandı.

Sosyal Medyada bir başka iddia olan, “Büyükşehir Belediye Başkanı’nın meşhur maden danışmanı, imaj düzeltmek için madencileri de arkasına alıp basın açıklaması yapacakmış. Oraya giden her madenci kamuoyundaki iddialara ortak olmuş olacak” paylaşımına Kani Alp şu yanıtı verdi: “İddia sahibi şahsın bu son iddiasında niyeti iyice ortaya çıkmıştır. Ben basın toplantısını Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Trakya Geliştirme Komitesi olarak yapıyorum. Konumuz maden sektörünün sorunlarıdır. Toplantımız basına açık olduğu için basın mensupları her türlü soruyu sorabilir. Kanaatimce bu iddiaları ortaya atan şahıs iddialarının boş olduğunun ortaya çıkacağını fark etti ve işi toplantıya katılacak arkadaşları tehdit etmeye kadar götürdü. Bu son paylaşımı ile tehdit ve şantaj kelimesinin ne kadar boş bir iddia olduğunu ortaya çıkardı.”

Basın toplantısını yapmaktaki amacının belgesiz iddialara yanıt vermek olmadığını vurgulayan Alp, “Bugünkü basın toplantısını düzenleme amacımız söz konusu saçma sapan ve belgesiz iddialara cevap vermek değil, madencilik sektörünün sorunlarını dile getirmek ve sektörün önünü açmaktır. Madencilik sadece kömür sektöründen ibaret değildir. Madencilik, yer altından çıkan her türlü cevherin değerlendirilmesidir.” Dedi.

Toplantı, basın açıklamasının ardından soru cevap faslı ile sona erdi.

Haber Tarihi : 13.10.2021