Cinayete kurban giden meslektaşları için bir araya geldiler

Haber Gündem

Tekirdağ Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyeleri, İstanbul’da eski nişanlısı tarafından katledilen Avukat Dilara Yıldız için Tekirdağ Adliyesi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Bugün meslektaşımız avukat Dilara Yıldız önceden nişanlandığı erkek tarafından polislerin gözü önünde acımasızca katledilebildiyse bunun sebebi şiddetin çok geniş, kapsamlı olarak tanımlandığı İstanbul Sözleşmesi ile şiddetin mağdurlarını koruyacak, koruyucu önlemler alacak, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikalar üretmeyi taahhüt eden devletimizin İstanbul Sözleşmesinden çıkmış olmasındandır” denildi.

Avukat Dilara Yıldız’ın katledilmesine ilişkin Tekirdağ Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Tekirdağ Adliyesinde dün Basın Açıklaması gerçekleştirdi. Tekirdağ Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyesi Av. Damla Nur Ercan tarafından okunan açıklamanın ardından Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fatma Delal Dağ tarafından da TÜBAKKOM’un basın açıklaması okundu. Basın açıklamasına Baro Başkan Yardımcısı Av. Egemen Gürcün, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Belgin Tunca, Av. Uğur Yüksel, TBB Delegesi Av. Serçin Deneri ve çok sayıda avukat katıldı.

“ERKEK ŞİDDETİ ACIMASIZCA HAYATTAN KOPARDI”

Tekirdağ Barosu'nun basın açıklamasını okuyan Avukat Damla Nur Ercan, hemen hemen her gün Türkiye’nin bir kadın cinayeti ile sarsıldığına vurgu yaparak, “Erkek şiddeti bu kez henüz 28 yaşında meslektaşımız Avukat Dilara Yıldız’ı acımasızca hayattan kopardı. Yıllarca İstanbul Sözleşmesinin önemini, layıkıyla uygulanması gerektiğini her zaman, her yerde anlattık. Devletimizden İstanbul Sözleşmesinin yerine getirilmesi için haklı talepte bulunurken Türkiye Cumhuriyeti Devleti İstanbul Sözleşmesinden çekildi” ifadeleri kullandı.

“SEN AYAKLAR ALTINDA SÜRÜKLENMEYE DEĞİL, OMUZLARDA YÜKSELMEYE LAYIKSIN”

Ercan, “Bugün meslektaşımız avukat Dilara Yıldız önceden nişanlandığı erkek tarafından polislerin gözü önünde acımasızca katledilebildiyse bunun sebebi şiddetin çok geniş, kapsamlı olarak tanımlandığı İstanbul Sözleşmesi ile şiddetin mağdurlarını koruyacak, koruyucu önlemler alacak, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikalar üretmeyi taahhüt eden devletimizin İstanbul Sözleşmesinden çıkmış olmasındandır. Bu artık çok açık ve nettir. Israrla bu gerçeğin görülmemesi yiten her kadının hayatıyla birlikte biz tüm kadınların yaşamlarından bir parça söküp almaktadır. Siz, bir kadın öldüğünde sadece bir kadının mı öldüğünü sanıyorsunuz? Öldürülen her kadınla birlikte devlete olan güvenimiz, geleceğe dair inançlarımız, yaşam sevincimiz ölüyor. Neredeyse yüz yıl önce “Sen ayaklar altında sürüklenmeye değil, omuzlarda yükselmeye layıksın” diyerek dünyada tüm devletlerden evvel kadına hak ettiği değeri veren Türkiye Cumhuriyeti kurucu liderinin ülkesinde yüz yıl sonra hala kadın cinayetleri duymanın ne kadar kahredici olduğunu daha nasıl anlatabiliriz?  Bu sebeplerle Devletimizi, İstanbul Sözleşmesine tekrar imza vermesini, Medeni Kanunumuza ve 6284 sayılı yasaya dokunulmamasını, yasaların etkin bir şekilde uygulanarak önleyici, koruyucu tedbirlerin alınmasını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların acilen oluşturulmasını ve uygulamasını önemle istiyoruz. Biz Tekirdağ Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak yıllardır kadınların yanında sürdürdüğümüz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi, meslektaşımızı katleden zanlının en ağır cezayı alması için yasal sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz” dedi.

“DEHŞET VERİCİDİR”

Avukat Damla Nur Ercan’ın ardından TÜBAKKOM’un Basın Açıklamasını okuyan Av. Fatma Delal Dağ,“Meslektaşımız Av. Dilara Yıldız’ın kadın cinayeti sonucu öldürülmesinin derin üzüntüsü ve öfkesi içerisindeyiz. Meslektaşımızın ailesine ve hukuk camiamıza başsağlığı diliyoruz.Meslektaşımızın kamuya açık bir yerde, polislerin olay yerine intikal etmesine rağmen eski nişanlısı tarafından silahla katledilmesi, ülkemizde kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin ne kadar rahat işlenir hale geldiğini göstermesi açısından da dehşet vericidir” dedi.

“KADINLARI DAHA DA KORUMASIZ BIRAKMIŞTIR”

Hukukçular olarak kadın cinayetlerinin önlenmesi için yasaların eksiksiz uygulanmasını, önleyici, koruyucu tedbirlerin alınmasını, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların uygulanmasını talep ettiklerini kaydeden Dağ, “Kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin görevi olduğunu, bu sorumluluğun yerine getirilmesini istedik. Ancak iktidar kadına yönelik şiddetle samimi ve etkin bir mücadele yerine, tam tersi kadınların yaşam ve özgürlüklerinin güvencesi olan İstanbul Sözleşmesinden imzayı çekerek kadınları daha da korumasız bırakmıştır. Bu nedenle öncelikle iktidarı İstanbul Sözleşmesine tekrar imza vermeye, Danıştay’ı yaşam hakkından yana bir tutum alarak; hukuka aykırı bir şekilde İstanbul Sözleşmesinden imzanın çekilmesine ilişkin işlemin iptali için açılan davaları kabul etme yönünde karar almaya çağırıyoruz” dedi.

“YASAL SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Kadın kazanımlarından geri gidilmesine yol açacak her türlü söylem ve yasal düzenlemelerin kadınların yaşam haklarına saldırı oluşturduğunun açık olduğunu kaydeden Avukat Fatma Delal Dağ, “Nitekim İstanbul Sözleşmesinden imzanın çekilmesi, 6284 Sayılı yasanın etkin uygulanmaması, nafakanın tartışılmaya açılması kadının özgür bir birey olduğunu kabul etmeyen zihniyete cesaret verdiği ve bunun sonucunda kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle bir kez daha Medeni Kanunumuza ve 6284 sayılı yasaya dokunulmamasının, yasaların etkin bir şekilde uygulanmasının ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların acilen oluşturulmasının önemini vurguluyoruz. Kadının İnsan Hakları için mücadele eden biz avukatlar ve TÜBAKKOM olarak bir kez daha kadınların yanında mücadelemizi sürdüreceğimizi vurguluyor, meslektaşımızı katleden zanlının en ağır cezayı alması için yasal sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Tarihi : 14.01.2022