Devlet krizinin nedeni Cumhurbaşkanının parti başkanı olmasıdır

Haber Gündem

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, MYK gündemine dair düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "Sözde Cumhurbaşkanı" demesinin ardından gelen tepkileri değerlendirdi.

 

CHP'li Faik Öztrak, "Partisinin kongrelerine katılıyor. Muhalefete, muhalefet liderlerine ağzına geleni söylüyor. Sonra da kendisine 'Sözde Cumhurbaşkanı' denince alınıveriyor. Bugün bu ülkede ciddi bir devlet krizi yaşanıyorsa, bunun nedeni, tarafsızlık yeminine sadık kalmayan Cumhurbaşkanının partisine Genel Başkan olmayı tercih etmesidir. Madem partili cumhurbaşkanlığı istiyordunuz, o zaman Cumhurbaşkanlığı yeminini de değiştirecektiniz. Hem tarafsız Cumhurbaşkanı zırhını giyeceksiniz, Siyasi eleştirilerden kendinizi münezzeh kılacaksınız, hem de Partili Cumhurbaşkanı olarak, dilediğinize dilediğiniz hakareti savuracaksınız. Oh ne ala!" dedi.

 

"SARAYIN GÜRÜLTÜSÜ, MİDENİN GURULTUSUNU BASTIRMAZ"

 

Konuşmasında ekonomik sorunlara değinen Öztrak, şöyle dedi: "Türkiye’miz bu ucube tek adam vesayet rejimiyle, Anayasal devlet olmaktan çıkmış, kâğıt üzerinde Anayasalı bir devlete dönüşmüştür. Bugün millete askıda kuru ekmek layık görülüyorsa, işsizlik adeta bir tsunamiye dönüştüyse, işte nedenlerini buralarda arayacaksınız. Dert belli. Zehirli dillerinin gürültüsünü artıracaklar, milletin midesinin gurultusunu, işsizlik feryatlarını bastıracaklar. Bu mümkün mü? Bu kadar boş lafın, hakaretin, tehdidin, dükkânını kapattığınız esnafa, ücretsiz izin ödeneği veriyorum diyerek, günde 39 liraya mahkûm ettiğiniz emekçiye, tarlasını, traktörünü haczettiğiniz çiftçiye, ineğini elinden aldığınız besiciye, TÜİK makyajıyla enflasyona ezdirdiğiniz emekliye, memura, yaşı 65 olduğu için işe gidemezsin dediğiniz ev temizleyen kadına, ekmek parası bulmak için sazını sattırdığınız sanatkâra, bani bu millete, bu vatana ne faydası var? Hiçbir faydası yok. Bu ülkede insanlar, 'Günlük 5 lira artırayım da elektrik faturamı ödemeye yarasın' diyerek, ucu bucağı görünmeyen Halk Ekmek kuyruklarında saatlerce bekliyorlar. Hem de kış gününde, hem de bu salgın döneminde. Saray ne yapıyor? 1978 yılından bu yana İstanbullulara ucuz, sağlıklı, kaliteli ekmek sunan Halk Ekmek Büfeleriyle uğraşıyor. Yeni büfe açılmasını engellemek, kuyrukların kısalmasını sağlayacak şekilde yeni büfelerin açılmasını engellemek için elinden geleni ardına koymuyor. Bunlar milletten o kadar kopmuşlar ki? Milletin ekmeğiyle bile uğraşabiliyorlar.

 

"VATANDAŞIN FERYADINI DUYAN YOK"

 

Çiftçilerimiz perişan. Samsunlu çiftçi evini satmış, traktörü bağlanmış. Bağırıyor: 'Ben de dâhil her şeyim icralık…' Esnaflarımız perişan. Yakın zamanda, kendi dükkânının tabelasını parçalayan esnafın sözleri, hala kulaklarımızda; 'Burada 70 personel var diyor. Hepsinin evde çoluk çocuğu aç. Bunlar mecburlar çalışmaya. ‘Dükkânı kapat’ diyorsunuz, o zaman bize ekmek verin kardeşim.' Ne oldu? Vere vere esnafa günlük 33 TL vermeyi kabul ettiler. O da bizim zorumuzla. O da üç aylığına… Onu da her esnafımıza vermediler. Günde 33 lira neye yeter? Yine geçtiğimiz gün, 65 yaşını aşmış bir kadın, 'Toplu taşımaya binemezsin, yasak' denerek, otobüsten indirilmeye çalışıldı. O insanın cevabına kimsenin yüreği dayanamaz. '3 tane merdiven sildim geldim diyor. Ben çalışmasam açım. Versinler parayı, tamam, biz de gitmeyelim. Evde otururuz.' Durum bu. Vatandaşın bu feryadını duyan var mı? Ne gezer.

 

"12 MİLYON İŞSİZ"

 

Millet işsizlikten kırılıyor. Bugün Ekim ayı işsizlik verileri açıklandı. Son bir yılda 896 bin yurttaşımız işini kaybetmiş. Bunun 684 bini hizmetler sektöründe… Son 24 ayın 22’sinde her ay istihdam kaybetmişiz. Yani işler azalmış. Aslında böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmadık. Salgından çok önce millet işini kaybetmeye başlamıştı. TÜİK, iş bulma ümidini yitirdiği için, iş aramayanları, işsiz saymıyor biliyorsunuz. Millet işini kaybetmiş, ama işsiz sayısı, TÜİK’e göre, 391 bin kişi azalmış. Dikkat edin TÜİK diyor ki, işsizler azaldı, 391 bin kişi azaldı. Diğer tarafta iş bulma ümidini yitirdiği için, iş aramayan, iş aramaktan vazgeçen yurttaşlarımızın sayısı yine aynı dönemde son bir yılda 2 milyon 173 bin kişi artmış. İş bulma ümidini kaybedenleri de eklediğimizde gerçek işsizlerin sayısı, son bir yılda 2 milyon 763 bin kişi artarak, 10 milyon 513 bini bulmuş. Bunun üzerine birde çalışıyor göründüğü halde, iş başında olmayanları da eklersek, işsizlerimizin sayısı 12 milyonu geçiyor.

 

"MİLLETİN İŞSİZLİĞİ İLE TÜK’İN İŞSİZLİĞİ ARASINDA DAĞLAR VAR"

 

Gerçek işsizlik oranı, 7,2 puan artarak son bir yılda yüzde 29,3’e sıçramış. Milletin yaşadığı işsizlikle, TÜİK’in açıkladığı işsizlik arasında korkunç bir uçurum var. Bir diğer dikkat çeken husus, bedensel özür, hastalık gibi nedenlerle, iş göremez hale geldiği için, iş aramayan yurttaşlarımızın sayısı, son bir yılda 1 milyon 112 bin kişi artmış. Son altı aydır iş göremez hale geldiği için, iş gücü piyasasından çekilen yurttaşlarımızın sayısı ise, 1 milyonun üzerinde artış gösteriyor. Bu, işgücü üzerinde, pandeminin yıkıcı etkisini de gösteriyor olabilir. Peki, Saraydakilerin bunlardan haberi var mı? Yok, hayır! Çünkü Saray’da oturanların keyfi yerinde… Onların evlerine üçer beşer ballı maaşlar giriyor. Sarayın yandaş havuz müteahhitleri, Dolarlı, Avrolu garantili projelerden paralarını tıkır tıkır tahsil ediyorlar. Bu saray rejiminde, milletin payına askıda kuru ekmek, yandaşların payına, milletin kesesinden ballı börek düşüyor."

Haber Tarihi : 13.01.2021