Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı Düzenlendi

Haber Gündem

Kadına yönelik şiddetin en önemli insan hakkı ihlallerinden biri olması, kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi için; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığının birlikte çalışması sonucunda 75 (yetmiş beş) maddeden oluşan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı” hazırlanmış ve bu plan doğrultusunda "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal İşbirliği ve Eşgüdümün Artırılmasına Dair Protokol" imzalanarak, ciddi bir seferberlik başlatılmıştır.        

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı gereğince İçişleri Bakanlığı’nca yayınlanan 01.01.2020 tarihli ve 1 sayılı Genelge ile; İçişleri Bakanlığının, Valiliklerin ve kolluk birimlerinin görev ve sorumluluğunda olan hususlar düzenlenmiş olup bahse konu mücadelede yol haritası belirlenmiştir.

Bu kapsamda “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”nde toplumsal farkındalığın arttırılması, koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi ile yapılan faaliyetlerin ön plana çıkarılması amacıyla söz konusu koordinasyon planı ve Genelge gereğince; “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı”  VKS (Video Konferans Sistemi) üzerinden eş zamanlı olarak yapıldı.

Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde (GAMER) düzenlenen toplantıya İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın  Derya Yanık  katıldı.

Eş zamanlı olarak 81 ilde Valiler ve tüm ilçelerde Kaymakamların çevrimiçi olarak katıldığı toplantıya Vali Aziz Yıldırım ve protokol üyeleri Valilik Toplantı Salonu’nda VKS (Video Konferans Sistemi) yoluyla katıldı.

Toplantıda konuşan İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu "Sahayı biraz daha baskılayarak kamuoyunun dikkatini çekecek programlarla, etkinliklerle, özellikle ihbar ve şikayet eğilimini arttırmayı başarmalı ve yeni olayların, mağduriyetlerin, birtakım acıların önüne geçmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmasına, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda gelinen durumu, alınan önlemleri gözden geçirmek için "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü" vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade ederek başladı.

15 Kasım itibarıyla bu yıl 251 kadın cinayetinin işlendiğini, geçen yılın tamamında bu sayının 268 olduğunu aktaran Soylu, "Bu yılı sayı olarak geçen yılın üstünde kapatacağımız anlaşılıyor fakat olumlu olan gelişme şu ki son beş-altı yıldır aşağı doğru, kanal şeklinde bir iniş var. Bu yıl da düşüş kanalının içinde kalacağımız görülüyor ancak burada, söz konusu olan istatistik rakamlar değil, insan canı olduğu için, bu meseleye özellikle bu önümüzdeki bir ayda hızlı şekilde vaziyet etmemiz lazım. Arkadaşlarımıza da buradan şunları ifade etmek istiyorum. Sahayı biraz daha baskılayarak kamuoyunun dikkatini çekecek programlarla, etkinliklerle, özellikle ihbar ve şikayet eğilimini arttırmayı başarmalı ve yeni olayların, mağduriyetlerin, birtakım acıların önüne geçmeliyiz." diye konuştu.

Kadına karşı şiddeti bir insanlık meselesi olarak gördüklerine ve bir can kaybına bile tahammüllerinin olmadığına dikkati çeken Soylu, "Elektronik kelepçe izleme merkezi kurduk, bin kelepçe kapasitemiz var, Türkiye’de şu an aktif 296 kelepçe var, süresi tamamlanan kelepçe uygulaması sayısı da 501. Yani toplam 800'e yakın kelepçe kararı verilmiş, uygulanmış veya uygulanıyor. Bu noktadan hareketle koruyucu önleyici tedbir kararlarının, kelepçe kararlarının sayısını arttırma gayret içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

İtalya'nın başkenti Roma'da Akdeniz Parlamenterler Asamblesince (PAM) Kadın Acil Destek Uygulaması'na (KADES) verilen ödülü anımsatan Soylu, şöyle konuştu:

"Önemli bir fayda elde ettiğimiz KADES'in tanıtımına muhakkak ağırlık vermek lazım. Gelen ihbarların yarısı, gerçekten tehlike içeren ihbarlar. Dolayısıyla bu programın indirilip kullanılması hususunda arkadaşlarımızın gayreti istirham ediyoruz. Tanıtım faaliyetlerinde özellikle vurgulanması gereken hususlardan birisi, KADES'in sadece şiddet mağduru olan ya da ihtimali olan kadınlarımız tarafından değil tüm kadınlarımız tarafından indirilmesinin gerekliliğidir. Buradaki kastımız şudur: Hayatın akışı içinde öngörülemeyen durumlarla karşılaşabilirler veya bir başka kadının başına gelen bir şiddet olayına tanıklık edebilirler, dolayısıyla burada da şiddeti hızlıca kolluk birimlerine bildirme ve birimlerin müdahale etmesini temin etme imkanı bulabilirler."

Risk değerlendirme ve analiz çalışmalarının daha doğru yapılabilmesi amacıyla oluşturulan "Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddet Olayları Kayıt Formu"nun önemine değinen Soylu, "1 Şubat 2021 itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başlayan bu formun doldurulması, işlenmesi, bize önemli bir yol haritası sunmaktadır. Bunun da kayıt edilmesi, işlenmesi ile ilgili etkinin ne olduğu ile ilgili, görüş ve öneriler de bakanlık merkez birimlerine iletilmelidir." dedi.

2021-2025 yılları arasını kapsayan kadına yönelik şiddetle mücadele 4. Ulusal Eylem Planı'nı hazırladıklarını belirterek yetkililere seslenen Soylu, şunları kaydetti:

"4. Ulusal Eylem Planı'nda yer alan kamuda topyekun seferberlik, eğitim ve farkındalık, koruyucu ve önleyici hizmetler, adalete erişim, verilerin yorumlanması ve analizi başlıklı 5 ana hedefin gereklerinin yerine getirilmesi hususunda gayretlerinizi bekliyoruz. Bu açıdan il ve ilçelerimizdeki ilgili tüm kurum ve kuruluşların tam bir koordinasyon ve iş birliği içerisinde hareket etmesi, gücümüze güç katacaktır."

Ardından konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık; "Şiddetle mücadelede bütün kamu kurumları ve bütün toplum kurumları bir araya gelmeden, herkesin bir şekilde konuya müdahil olması sağlanmadan sonuç almamız mümkün değil. Biz bu süreçte bütün kamu kurumları olarak bakanlıklar olarak, paydaş taraflar olarak bu eşgüdümü ve işbirliğini gerçekleştirdik. Bugün de gelinen noktada bu işbirliğinin sonuçlarını alıyoruz.

Sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi 1 sayısı bile fazla. 1 kişinin dahi şiddetle karşılaşmasını kabullenmemiz ya da tahammül etmemiz mümkün değil. Bu mücadelenin sonuçlarını iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla verdiğimiz kapsamlı ve esaslı mücadele hem şiddet oranı anlamında hem kadın cinayetleri noktasında dünya ölçeğine baktığımızda emeğin bir karşılığı olduğunu ve önleme noktasında bir yol aldığımızı gösteriyor. Bu anlamda da bu mücadelenin gerçekten kazanılabileceğini, gerçekten önlenebileceği ve çalışmaları dikkatli ve özenli bir biçimde sürdürdüğümüzde hakikaten kökünü kazıyabileceğimizi bize gösteriyor. Bu açıdan hiçbir şekilde bir geri adım atılması, karamsarlık söz konusu değil. " dedi. 

Haber Tarihi : 25.11.2021