LGS’ye girecek öğrenciler sosyal medyadan uzak dursun

Haber Çerkezköy Gündem

LGS’ye girecek öğrencilere ve ailelerine tavsiyelerde bulunan Uğur Okulları PDR ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, bu süreçte öğrencilerin sosyal medyadan uzak durması gerektiğini kaydetti.  LGS’nin bir zeka sınavı değil, emek sınavı olduğunu söyleyen Barış Sezgin, planlı çalışan ve motivasyonu yüksek olan öğrencilerin sınavda başarılı olduklarını ifade etti.

 

Uğur Okulları Çerkezköy Kampüs Müdürü Kadir Reis Zenginal LGS’ye sayılı günler kalan bu günlerde bir takım açıklamalarda bulundu.Zenginal, yaptığı açıklama da bu yıl LGS’ye girecek öğrencilerin düny a genelinde yaşanan pandemi nedeniyle sıra dışı bir sınava hazırlık süreci geçirdiklerini ifade etti. Geçmiş sınavlarda da gördüğümüz gibi sınava hazırlık sürecinde motivasyonunu yüksek tutan ve planlı ders çalışma alışkanlığını devam ettiren öğrencilerin sınavlarda daha yüksek başarı elde ettiklerini ifade etti. Önemli olanın çok ders çalışmaktan ziyade; verimli ders çalışma olduğunu ifade etti.

 

TAVSİYELERDE BULUNDU

 

LGS’nin bir zeka sınavı değil, emek sınavı olduğunu söyleyen Uğur Okulları PDR ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, planlı çalışan ve motivasyonu yüksek olan öğrencilerin sınavda başarılı olduklarını kaydetti. Öğrencilere bu dönemde bol bol deneme sınavı çözmelerini ve eksik konuları tamamlamalarını tavsiye eden Sezgin “Sınava çok fazla öğrenci katılacak. Doğru yanıtlanan bir soru öğrencinin yüzdelik dilimini etkiliyor. Bu nedenle öğrenci hangi konularda başarısız olduğunu bilmeli ve bu eksiği tamamlamalı. Başarılı oldukları konuların yanı sıra zorlandıkları alanlarda fazladan bir soru yapabilmek çok önemli.  Ders çalışma süreleri 40’ar dakika olarak planlanmalı. Çünkü insan beyninin odaklanma süresi 40 dakikadır. Deneme sınavları ise LGS’nin bir provası olmalı ve mutlaka süre konularak çözülmeli. LGS zaman ödüllü bir sınav. Bu nedenle öğrenci zamana karşı yarışmayı bilmeli” dedi.

 

HEYECAN VE KAYGI ARASINDAKİ İLİŞKİYİ ÇOK İYİ GÖRMEK LAZIM

 

Sınav heyecanının çoğu öğrencinin yaşadığı bir durum olduğunu kaydeden Sezgin,” Heyecan ve kaygı arasındaki ilişkiyi çok iyi görmek lazım. Öğrencilerin heyecanlı olmaları çok normal çünkü dört yıldır bu sınav için çok çalıştılar. Son iki yıldır da pandemi sürecinde sınava hazırlandılar. Ama unutmayalım sınavda bu heyecan olumlu motivasyona dönüşecektir. Nefes egzersizleri yapabilirler. Derin nefes almak kalp atışlarımızı yavaşlatır ve vücudumuz daha kontrollü olur bu da kaygıyı azaltır. Bunun yanı sıra kaygıyla baş etmenin en önemli yöntemlerinden biri spor yapmaktır. Bu nedenle sınava sayılı günler kala her gün yürüyüş yapmayı ihmal etmesinler. Sınav sırasında ise elbette öğrenciler sorulara odaklanıyor ve gözlerini kağıttan ayırmadan soru çözmeye çalışıyor. Bu da nörolojik olarak kaygıyı yükselten bir durumdur. Ara ara soru kitapçığından başını kaldırıp birkaç saniye etrafa bakmak, odak değiştirmek kaygıyı azaltır. Ancak el titremesi, mide bulantısı gibi sağlık problemleri yaşayan öğrencilerimizin hekim desteği almasını öneriyorum” dedi.

 

TELEFONDAN UZAK DURMALI

 

Sınavda zaman yönetiminin doğru yapılması tavsiyesinde bulunan Sezgin, “ Sınava kolay sorulardan başlayın. Kolay sorulardan başlamak hem zamanı doğru yönetmeye yardımcı olur hem de moral ve motivasyonu yükseltir. Sorulara şifreler konulabilir. Öğrenci emin olmadığı ya da zorlandığı soruların yanına işaretler koyabilir. Böylece sınav bitiminde turlama tekniği ile tekrar gözden geçirme şansı bulduğunda sorulara o gözle bakabilir. Cep telefonu çok ciddi bir dikkat dağıtıcıdır bu nedenle bu süreçte cep telefonundan mümkün olduğunca uzak durulmalı. Ders çalışırken cep telefonu öğrencinin yanında olmamalı. Öğrenci derse konsantre olduğu sırada gelen bir mesaj ya da sosyal paylaşım sitelerinden gelen bir bildirim, çalışmayı ve öğrenmeyi olumsuz etkiler. Bu nedenle bu süreçte bir sosyal medya diyeti yapmalarını tavsiye ederim. Bu yaş grubundaki öğrencilerin duygu durumu ile öğrenme kapasitesi arasında çok ciddi bir ilişki var ve sosyal medya etkileşimleri kişileri duygusal olarak etkiliyor. Uyaran ne kadar az ise öğrenme o kadar yüksektir. Bu nedenle sosyal medyanın yanı sıra bir yandan dijital oyun ya da film platformlarıyla ilgilenirken bir yandan da ders çalışmak da mümkün değildir” açıklamasında bulundu.

 

UYKU DÜZENİNİ KONTROL EDİN 

 

Ergenlik döneminde uyku düzeninin öneminden bahseden Sezgin, “ Pandemi sürecinde bazı öğrencilerin gündüz uyuyup gece yaşamaya başladıklarına tanık oluyoruz. Bu başarıyı olumsuz etkiler. Gece çalışmak gündüz kadar verimli değildir. Beynimiz günebakan çiçeğine benzer. Öğrenmeye en açık olduğumuz zaman sabah saatleridir. Güneşin doğuşuyla birlikte beynimizin nörolojik fonksiyonları çok daha iyi çalışır. Öğrenciler dengeli beslenmeli. Çünkü kan şekeri düşük olduğunda öğrenci odaklanmakta güçlük çeker. Ancak dengeli beslenmenin yanı sıra bu dönemde hareket etmek de önemli. Bedenimiz bizim makinamızdır. Öğrencilerin her gün güvenli ortamlarda en az yarım saat yürüyüş yapmaları öğrenme kapasitesini artırır. LGS önemli bir sınav ancak veliler şunu unutmamalı hayat boyu çocukları bekleyen birçok sınav var. Kimlik edinme sınavı, akranlar içinde yer edinme sınavı, doğru ilişkiler kurma sınavı… Aslında bu sınavlar LGS’den çok daha önemli. Bu yaş grubundaki öğrenciler öğüt dinlemek yerine anlaşılmak istiyor. Duyguyu anlamak ve telafi edilebileceğini göstermek bile çocukları çok fazla rahatlatıyor.  Pandemide sınava hazırlanan, arkadaşlarından uzaklaşan ve zor bir süreçten geçen çocuklarımızın stres ve kaygılarını anlamalıyız. Olumsuz eleştiriler yerine yapıcı olunmalı. Veliler çocukların yapamadıklarını eleştirmek yerine yaptıklarını takdir etmeli. Sınavda istedikleri okulu kazanamasalar bile bu sınav ileriki yıllardaki kazanma motivasyonlarını artıracaktır” dedi.

Haber Tarihi : 31.05.2021