Şafak LAYİÇ
100. MAYMUNUN ETKİSİ

Bilim insanları, 1952-1958 yılları içinde, Japonya’nın Koshima adasında, insana en çok benzeyen hayvanlardan biri olan maymunlar arasında bir araştırma yaparlar. Deneyin konusu ÖĞRENME VE DEĞİŞİM’dir.

     Deney, araştırmacıların sahile patates bırakmaları ile başlar. Maymunlar, tadını oldukça beğendikleri bu yiyeceği hemen yemeye koyulurlar. Ancak zamanla bu ilgileri azalır. Çünkü patates sahilde kumlanmaktadır ve kumlar maymunları rahatsız etmektedir.  

     Ancak bir gün, İmo adını verdikleri genç bir maymun, büyük bir buluş yapar ve patatesini deniz suyuyla yıkadıktan sonra yer. Bu yeni davranış önce yalnızca İmo ile sınırlı kalır. Fakat zamanla İmo’nun ailesi, sonra komşuları bunu teker teker deneyerek alışkanlık haline getirirler.

     Adada yaşayan maymunların en yaşlıları elbette bu yeniliğe direnç gösterirler. Onlar, alışkın oldukları gibi, patatesleri kumlu olarak yemeyi sürdürürler. Yani adada devrim başlamıştır; ancak ne yazık ki hâlâ küçük bir grup ile sınırlı kalmıştır.

     Fakat bir gün, bu yeniliğe aylarca direnen maymunlardan biri de patatesini yıkayınca, sanki işaret fişeği atılmış gibi, o günden sonra neredeyse bütün maymunlar çok hızlı bir biçimde davranış değiştirmeye başlarlar. Bilim insanları, muhafazakârların tüm direnci kıran bu hayvana “100. Maymun” adını verirler.   

     Ne yazık ki gelişime direnç göstermek, yalnızca maymunlarla sınırlı değildir. Tarihimizde de bunun örnekleri çoktur. Örneğin matbaanın yurdumuza girişinin yüzlerce yıl geciktirilmesi, yine bu tutucu özelliklerimizle açıklanabilir.

     Ancak çok şükür ki, insanlar arasında İmo benzeri yenilikçiler de vardır. Bu insanlar, buluşlarıyla aslında hayatımıza büyük kolaylıklar getirirler. Fakat elbette bu yenilikçilerin, çevrelerindeki İSTEMEZÜK diyen muhafazakârların tutumlarını da yenmeleri gerekir.

     Mustafa Kemal Atatürk’ün toplumumuzu çağdaşlaştırma çabaları da başlarda şüphesiz bu tür engellerle kuşatılmıştı. Fakat O, getirdiği yeniliklerin zaman içinde benimseneceğinden, yayılacağından ve en sonunda da vazgeçilemez birer alışkanlık haline geleceğinden emindi.

     İnsanlık tarihinin en temel sorularından biri belki de şudur: Eskicilerle mi birlikteyiz, yoksa yenicilerle mi?  

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 11.11.2019