Cahide Ulaş
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN! EVLERDE KALMAK ZORUNDA OLSAK DA BAYRAM COŞKUSUNU YAŞAYACAĞIZ VE YAŞATACAĞIZ

Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı’nda yenilgiyle ayrılmış, Avrupa’nın hasta adamı olarak
nitelendirilen Osmanlı İmparatorluğu topraklarında gözü olan Avrupa devletleri tarafından çeşitli
bahanelerle işgal edilmeye başlanmıştır.
Milletini seven vatansever yurttaşlarımız çeşitli kurtuluş yolları aramaya başlamışlar.
Bazı vatan topraklarını düşman işgal ederken vatanseverler çarpışarak şehit düşmüşlerdir.
Çanakkale Savaşı kahramanı olan Mustafa Kemal de kurtuluşun Anadolu topraklarında Anadolu
halkıyla birleşerek topyekün savaşarak kazanılacağına inanıyordu.
Bu sebeple 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrılarak Samsun’a doğru yola çıktı. 19 Mayıs 1919
Samsun’a ayak bastı.
Düşmanlar bütün yurdu ele geçirmeye başlamıştı. Yurt yavaş yavaş parçalanmaya başlamıştı.
Fransızlar, İtalyanlar, İngilizler, Yunanlılar, Ermeniler tarafından yurdumuz işgal edilmeye
başlanmıştı.
Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basıp Kurtuluş Savaşı’nı başlatması
milletimizin de yaşlısı, genci, çocuğu, kadını her şeyiyle “Ya istiklal ya ölüm” ilkesiyle bu savaşa
katılması, Türklerin esir edilemeyeceğini, her zaman hür yaşayacağını, bağımsızlığından
vazgeçmeyeceğini, pes etmeyeceğini ve Türk topraklarının işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya
göstermiştir.
20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanan bu ulusal bayramın
adı 12 Eylül Darbesi’nden sonra Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı adını almıştır.
Mustafa Kemal, 19 Mayıs gününü kurtuluş günümüz ve özgürlük ateşini yaktığı gün olarak
Gençlik ve Spor Bayramı yapmış ve tüm Türk Milletine özellikle gençlere armağan etmiştir.
20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanan bu ulusal bayramın
adı 12 Eylül Darbesi’nden sonra “Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” adını almıştır.
19 MAYIS 1919 TARİHİNİ ATATÜRK DOĞUM GÜNÜM DEMİŞTİR
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun ilk durağı kabul edilen bu olay Türk
tarihindeki dönüm noktalarından birisidir. Şark Meselesi adı altında yok edilmek istenen Türkler için
19 Mayıs 1919 günü millî bağımsızlığa, çağdaşlaşma ve demokratikleşmeye giden yolun ilk adımıdır.
Bu gün Atatürk'ün çok önem verdiği bir gündür. Atatürk, Cumhuriyet kurulduktan sonra 19
Mayıs'ın önemini; bu günü doğum günü olarak kabul ederek göstermiştir.
Ayrıca 19 Mayıs, 1938 yılından beri millî bayram olarak kutlanmaktadır.
Ancak Atatürk "doğum günüm" dediği 19 Mayıs kutlamalarına sadece bir kez katılabilmiştir
GEÇMİŞE SAHİP ÇIKIP GELECEĞE IŞIK TUTACAĞIZ
Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde tarih
sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihidir.
Bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Türk Milleti için
bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir' diyerek Samsun'a çıkması, bağımsızlık ve özgürlük
mücadelemizin de başlangıcı olmuştur.
Bu tarih ile birlikte Türk Milleti, kendi makus talihini tersine döndürmeye başlayarak, esaret
altında var olunamayacağını ve kutsal vatan topraklarımızın ilelebet işgal edilemeyeceğini tüm
dünyaya haykırmıştır.
Kurtuluş Savaşı bu destanın adı, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Türkiye Büyük
Millet Meclisi de bu destanı yaşatan milletin kalbidir.

19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yakılan özgürlük ateşi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
açılmasıyla birlikte kısa sürede dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Bugünkü mevcudiyetimizi ve
özgürlüğümüzü o günlere borçluyuz.
Temelleri yine o günlerde Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan "Milli Egemenlik" ilkesi ile
birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanarak,çarenin ancak millette olduğu tescillenmiştir.
Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız millet iradesidir. Bunun yaşatılması için hepimize ve
özellikle de Atatürk'ün 19 Mayıs'ı armağan ettiği gençlere büyük görevler düşmektedir.
Binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde, büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti
sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi
şekilde aktarmak, en başta gelen görev ve sorumluluğunuzdur.
Yakın bir gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni omuzlarınızda
yükselteceksiniz. Ülkemizi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyet
seviyesine sizler taşıyacaksınız.
Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelinemeyecek bir sorunun
bulunmadığını unutmamamız gerekir. Birlik ve bütünlüğümüze yönelik her türlü saldırı veya tehdit
karşısında daha fazla kenetlenerek hiç bir kimsenin, hangi amaçla ve ne şekilde olursa olsun, huzur ve
güvenliğimizi bozmasına fırsat vermemeliyiz.
Ay yıldızlı bayrağımızın altında hepimizin bir ve bütün olarak yaşamasına imkan sağlayan
demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetidir.
Tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olan devletimiz, gelen saldırılara karşı Cumhuriyetin temel
değerlerini korumaya sonuna kadar kararlıdır. Bu durumun sonsuza kadar devam edeceğinden
kimsenin şüphesi olmasın.
ATATÜRK’ÜN SAMSUN İLE İLGİLİ ANILARI
Atatürk’ün Samsun’da PTT Memuru ile İlgili Anısı Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919′da
Samsun’a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o
günü söyle anlatıyor:
Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa
vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi.
Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi.
Ayağa kalktım.
— Buyurun Paşam.
— Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.
— Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!
— Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.
Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye
sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.
— Sen ölürsen ben de ölürüm dedi.
Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce
Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini
söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kâğıda
çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı,
sonra;
«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» dedi ve maiyetiyle gitti.
Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya
koyan bir kişiydi.
Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e
hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…

ON DOKUZ MAYIS
Bugün On Dokuz Mayıs, ülkemin kader günü,
Dostların sevindiği düşmanın keder günü...
Genç bir kutup yıldızı, parladı karanlıkta,
Yol gösterdi millete bırakmadı zorlukta.
Özgürlüğün sevdası, yakıp dururken onu,
Dehası cesareti getirdi mutlu sonu.
Yeniden hayat verdi, yorulmuş bedenlere,
Sönmez bir ışık oldu ardından gidenlere.
Küçücük bir adımla değişti kaderimiz,
Mutluluğa dönüştü, derdimiz, kederimiz.
Taşıyorken Atayı Bandırma bir gururla,
Korkunç bir savaş verdi denizde dalgalarla.
O masmavi gözleri dalarken ufuklara,
Çoktan yelken açmıştı, gemisi umutlara.
Ardı sıra bir avuç, yürekli vatansever,
Kimisi pür silahlı, kimisi dua eder.
Yürek yürek birleşti tek vücut oldu millet,
Elbet böyle olacak yakışmaz bize zillet.
Adım adım hedefe, yürürken kutsal birlik,
Toplandı Anadolu, yeniden doğdu dirlik.
İstiklal savaşımız, işte o gün başladı,
Silahtan yoksun ordu dağda taşta kışladı.
Gece gündüz demeden, kutsal savaşımızda,
Birer birer yok oldu haçlılar karşımızda.
Zafer ancak kendine inanlara koşar,
Kendisine güvenen, aşılmaz dağlar aşar.
İşte böyle sevdayla kucaklandı hürriyet,
Gazi ve şehitlerle kuruldu Cumhuriyet.
Ey büyük Türk gençliği! Emanet artık sende,
Onu koruyacaksın can durdukça bedende.
Dik durun, çok çalışın, onlarla gururlanın,
Tüm dünya devleriyle, yarışa hazırlanın.
Kasım KAPLAN
Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin
gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum.."
Mustafa Kemal ATATÜRK

Yazı Tarihi : 16.05.2020