Hakan Türksoy
29 Ekim

Bu gün en büyük bayramımız. Her şeye rağmen biz eşimle birlikte iki gün  önceden bayraklarımızı astık.

Bayraklarımız derken arka balkonda iki, ön balkonda iki olmak üzere dört bayrağımız var.

Bayrağımızın sağdan, soldan, havadan, karadan ve denizden görülmesini istiyoruz.

Zaten ön balkon denize, arka balkon kuzeye ve 19. Fırka Anıtı'na bakıyor. Kuzeye baktığını özellikle yazdım. Çünkü o yönün bende ayrı bir yeri var.

Pusulama göre küçük torunumun yaşadığı ülke kuzeyde kalıyor. Bazen gökyüzüne bakıp o yöne uçasım geliyor iyi mi!

Ayrıca bizim site milyonluk dairelerin olduğu sitelerin tam ortasında kalıyor ama, biz milyonluk değiliz.

Başka özelliğimiz var bizim. İster yaya, ister aracınızla siteye girdiğinizde Atatürk'ün Kocatepe figürüyle karşılaşıyorsunuz.  Kapı şifrelerimiz bile özel tarihlere ayarlı.

Hal böyle olunca bize her gün 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim, 10 Kasım. Arka balkondan da 19 Fırka Anıtı'nın kuzey rüzgarıyla dalgalanan bayrağını üç yüz altmış beş gün altı saat izliyorum...

Bu şartlarda psikolojimi bir düşünün! "İleri" deseler vallahi billahi Akdeniz'e kadar dağları, taşları yardırırım enginlere sığmam.

Bu yaşımda o gücü kendimde hissediyorum. Benim gibi yardıracak çok insanın olduğunu bildiğim için seviniyorum. Fakat bazen üzülüyorum.

Bu özel günlerde bizim site bayraktan geçilmezken o milyonluk sitelerin pencerelerinde, balkonlarında tek- tük bayrak görmek beni gerçekten çok üzüyor.

Halbuki 29 Ekim hepimizin. 

Yazı Tarihi : 28.10.2020