Ayfer Kılıç
AİLE HAFTASI’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Aile sadece bizim milletimiz için değil, tüm insanlık için vazgeçilmez üst bir değerdir. Ailenin korunması, güçlendirilmesi için  sağlıklı zihin kodlarıyla oluşturulmuş çalışmalar son derece önemli. Ailekarı kocanın ve çocukların hayat dinamiği, ferdin yetiştirildiği ve topluma kazandırıldığı -yeri başka hiçbir şeyle doldurulamayacak kadar önem arz eden- bir kurumdur. Aile insanın en güvenli ortamı, geçmişi, şimdiki hali ve geleceğidir.

 Aile olmak ne anlama gelir? Aile olmaktan hasıl olacak sonuç nedir? Nikahlanırken  iyi günde kötü günde birlikte olma sözü veren eşler, aslında hayatın acı ve tatlı birçok hadiseye açık, sağlıklı olmak kadar hastalanmanın da doğal olduğunu, gençliğin ardından yaşlılığın geleceğini ve insanlarınbirbirine daim muhtaç olduğunun farkındadır. Evlilikle karı ve koca dünyada birbirini madden ve manen tamamlar, birbirine yoldaş olur, birbirlerinin eksiklerini örter.Karı koca karşılıklı olarak biri diğerinin inkişafına, gelişimine katkı sağlar. Evlilikle birlikte eşler arası diyalog karşı cinsi tanıma imkanı verir.

Yuva kurarak hayatı paylaşma,   birlikte geleceğe dair hayaller kurma, nesli sürdürme isteği, varis olma, miras bırakma insanın fıtratında yer alan gerçekliklerin bir kısmıdır. Ailenin böylesine önemli işlevleri yerine getirebilmesi için eşlerin evliliğe yüklediği anlam bu işlevlerle örtüştüğü kadar anlamlıdır.

   Evliliğe yüklenen anlam, ailenin nasıl şekilleneceğinin de işaretlerini verir. Mesela taraflardan biri yukarıda yazdıklarımızla paralel düşüncelere sahip diğer taraf ise evlenmiş olmak için evlenir, evliliği bir yük, özgürlüğüne engel, eşini hasım kabul ederse çatışmalar başlar ve sürer. Bu yuvada yaşayanlar için aile bir üst değer olmaktan çok uzakta kalır.    Geniş aileden çekirdek aileye evrildiğimiz günümüz dünyasında ata erkil, ana erkil, çocuk erkil aile v.s yapıların test edilerek başka yapılara kapı aralayışında evliliklere yüklenen anlamın etkili olduğu da kabul etmemiz gereken bir gerçektir.  Ata erkil aile yapısında kocanın kadın ve çocuklar üzerinde zorbalığa ve şiddete varan baskılayıcı etkisi, aile üzerinde tek söz sahibi oluşu, koyduğu kuralların kanun gibi kabul edilmesi, erkeğin sadece erkek olmaktan dolayı üstünlüğünün su götürmezliği burada gerçekten bir aile var mı sorusunu da gündeme getiriyor.

 

Aile iyiliğin,üretkenliğin, estetiğin merkezidir. İnsan aile içinde ahlakı, ekonomiyi, siyaseti, iletişimi öğrenir. Aile bir pınarın kaynağı gibi sevginin, mutluluğun, huzurun ve merhametin kaynağıdır. Merhamet ki içindedeğer vermeyi, adaleti, nezaketi, diğergamlığı, vefayı, şefkati, affetmeyi, hoşgörüyü barındırır.  Ailenin tüm fertleri bu yuvada edindikleri kazanımları topluma taşıyacaklardır. Ailenin toplumun küçük bir modeli olduğunu düşünürsek, demek ki toplumu da aileler şekillendirmektedir.

Ailenin insana, insanlığa kazandırdığı pozitif değerleri, olumlu yönleri saymakla bitiremeyiz. Bu değerleri kazanmak, korumak özenli bir emek gerektirir.Bu konuda aile fertlerinin sorumluluklarının farkında, karşılıklı olarak geçinmeye, uzlaşmaya gönlü olması gerekir.Aile  bağlarının güçlenmesi, sağlıklı iletişimle sağlanır,  başta eşlerin iletişimle ilgili becerilerini geliştirmeye her zaman ihtiyacı vardır. Aileiçinderoller çok keskinleşmeden sorumluluklar yerine getirilmeli, dayanışmaya, istişareye önem verilmelidir.

Not: Sosyal medyada veya en yakınlarında kötü aile ilişkilerini, modellerini gören gençlerin evlenmek istememeleri gayet anlaşılır. Ancak aileden vazgeçmek daha kötü senaryoları gündeme getirir ki zaten gündemde. Trafiğe çıkmak için nasıl ehliyet şartsa evlilik için de nikahtan önce, iyi bir eş, anne baba olmak için eğitim almak zorunlu olmalı değil mi?

Yazı Tarihi : 13.05.2022