Ayfer Kılıç
AİLENİN EĞİTİLMESİNDE DİN GÖREVLİSİNİN ROLÜ

Henüz on yaşında ya var ya yoktum. Okullar yaz tatiline girmiş, güneşin altında birkaç arkadaş bir kum tepeciğinin hemen yanı başında oynarken birinin bana seslendiğini hatırlıyorum. Tanımadığım ancak görür görmez yakınlık hissettiğim bu amca sonradan babamdan öğrendiğime göre evimizin bir iki sokak altında kalan mescidin imamıymış. Mahalleye yeni taşındığımızı öğrenince hem hoşgeldine gelmiş hem de çocuklara camide Kuran öğretiyorum sizin çocuklara da öğreteyim demiş babama.

        Ertesi sabah elimde defter kalem doğru camiye. İlk defa gidiyorum, içimde bir merak, bir tedirginlik. Önce cüz, derken Kurana geçtim orada. O gün bugündür Kur’an her an yanımda. O hoca aldı beni nerelere getirdi.  Sorsanız beni hatırlamaz bile. Ben onu unutabilir miyim? Allah’ın vahyiyle Rasulullah’ın hayatıyla tanışmamın ilk adımına vesile olan hocamı daim hayırla anarım.  Bu küçük anekdot hayatımız şekillenirken bizi etkileyen bize rol model olan kişilerin yaklaşımına ilişkin ip uçları veriyor.

         “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk(ümmet) bulunsun” (Ali İmran:104) ayetinin emri gereğince hareket eden bir din görevlisi nice gönüllere yol bulur, güzel insanların yetişmesine önderlik eder, çünkü onun tüm referansı ilahi kaynaklıdır, Kuran’a ve peygamberin hayatına dayanmaktadır. İnsanlığı hakka, adalete, iyiliğe, güzel ahlaka davet eden peygamberin arkasından gelen ve onun izini takip eden erdemli topluluğun üyeleri bu bilinçle, peygamberi hayatı taşırlar hanelerimize.    

      Peygamberimizin dizi dibinde yetiştirdiği ashab-ı kiram dini ve dünyevi işlerinde Rasulullah’a tam bir samimiyetle tabi olmuş, gerek söz gerek davranış bakımından onu takip etmişler, O, en mahrem diyebileceğimiz aile hayatlarına kadar tesir etmiştir.   Bunun sebebi Efendimiz Hz. Muhammed (sav) hakkında “İçinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik (rol model) vardır” (Ahzab Suresi:21) ayetiyle Cenab-ı Hakk’ın peygamberinin rol model oluşunu öne çıkarmasıdır. Peygamberimizin hayatına baktığımızda onun küçüğüyle büyüğüyle, genciyle yaşlısıyla,  kadınıyla erkeğiyle toplumun tüm kesimlerinin düşünce ve davranış şekillerini nasıl da kökten değiştirdiğini, yön verdiğini görebiliyoruz. Bunda İslam’a son derece samimiyetle bağlanmış olması, Allah’ın emirlerini uygulamada ve yasaklarından sakınma hususunda gösterdiği ihtimamın yanı sıra,  çevresine duyarlılığı, sorunlara hızlı ve kolay çözümler getirmesi, güler yüzlülüğü, yumuşak huylu, nazik oluşu mütevazi bir hayat yaşaması, hoş görüsü, sabrı, işlerindeki sebat ve azmi etkili olmuştur.

        O günden bu güne dini değerler, peygamber varisleri eliyle nesilden nesile taşınmış, insanlar için huzur kaynağı olmuştur. Bugüne gelince modern dünyanın öğretileri insanı özgürleştirdikçe yalnızlaştırmış, kendinden evinden uzaklaştırmış, maalesef bunu da farkedememiş insanoğlu. Kalabalık kelime ve kavramlar arasında özden koparken en yakın ve uzak çevresiyle kendini de yaralayan bir kavganın pençesinde savrulmuş, evde eşi çocukları annesi babasıyla karşılıklı olarak iletişimsizlik yaşamış ve yaşamaya da devam ediyor bu iletişim ve teknoloji çağında. Tamda bu sırada aynı peygamberin eli gibi onu bu kaostan çekip çıkaracak bir ele ihtiyacı var, bunu hissediyor, bu ihtiyaç hissini uyandıracak,  inkişaf ettirecek din görevlilerine ihtiyacı var.    Kendisiyle, ailesiyle, toplumuyla barışık din görevlisine. Evinde eşine ve çocuklarına adalet ve ihsan ile davranan, sevgi ve nezaketle komşusunun kapısını çalan,  kendi kapısına gelenin de gönlünü ferahlatan din görevlisi,  izinden yürüdüğü peygamberi gibi yeri geldiğinde yetimin başını okşayacak, fakirin, kimsesizin hamisi olacak, haksızlığa uğrayan kişinin ırkı, rengi, kimliği ne olursa olsun çocuk, kadın, erkek, yaşlı, engelli yanında olacak, yanlış yapanlara dur dediğinde sözünü dinletecek kadar itibarlı olacak, sorunların çözümünde dini rehberliği de en güzel şekilde gerçekleştirecektir.

       Müslümanların bulunduğu toplumlarda din görevlisi böyle yüce bir görevi ifa etmektedir. Din görevlisi bu bilinçle hareket etmelidir.  Karşılaştıkları her tür sorun da her zaman olduğu gibi caminin imamı, kürsüdeki vaiz, Kuran öğreten hoca içinde yaşadığı toplumun yanı başında olmalı, Kuran ve sünnet doğrultusunda rehberlik etmelidir.

Yazı Tarihi : 15.10.2020