Hasan Akarsu
“ARZUDA BİR SAPMA” (*)

                  Ozan, yazar Mehmet Erte 1978 doğumlu olup yeni öykü yapıtı Arzuda Bir Sapma ile okurlarına ulaşıyor. Önceki yapıtları: Suyu Bulandıran Şey (Şiir, 2003), Bakışın Kirlettiği Ayna (Öykü, 2008), Alçalma (Şiir, 2010), Sahte (Roman, 2012). Arzuda Bir Sapma’da uzunlu kısalı yirmi dört öykü yer alıyor. Deneme tadında olanlar da var içlerinde. Çoğu, benöyküsel bir anlatımla yansıtılıyor.

            Anlatıcı, gerçek görünmenin yolunu bulma çabası içindedir. Okuldan beklentileri, “büyüyor olmaktan korkan” bir çocuğun içinde bulunduğu durum, kendi bulduğu güzeli yaratma çabası içinde işlenen suçlar, eve gelen konuklara davranışı ve genç kadına ilişkin düşüncelerle akıp giden bir anlatım sarar okuru. Başkaldırı, ilkokul beşinci sınıfta başlayan cinsel heyecan, bayan öğretmene duyulan ilgi, “Çişi gelmiş!” seslenişi sınıfta:”…Ellerim hâlâ kasıklarımdaydı. Bütün sınıf hep bir ağızdan ‘Çişi gelmiş!’ diyerek kahkahaya boğuldu. Zira bir beşinci sınıf öğrencisinin derste çişi gelmez, gelse de böyle aptalca kıvranmaz, teneffüsü beklerdi” (s.22). Anlatıcı, “İntihar” öyküsünde, bayan öğretmenin banyoda kendini asarak intihar etmesini sorgular:”…Kendi canına kıyan cennete giremezdi…Öğretmenimizin intiharıyla ademoğlunun cennetten vazgeçebileceğini öğrenmiştim; küçük bir şaşkınlık yaşasam da, hemen aklıma yatmıştı bu” (s.24). Anlatıcı, yeniyetmelerin aşka yaklaşımlarını sorgularken idealist, realist ve romantik aşıkları örneklerle açıklar. “…İdealistlerin orgazma ulaşmakta güçlük çektikleri…” (s.27).

        Yazar, deneme tadındaki kısa öykülerle ilgi çeker. Anlatıcı, on sekiz yaşındayken arkadaşlarıyla geneleve gidişini, gözlemlerini, kadınların kahvaltı edişlerini vb başarıyla yansıtır:”İkindi vakti. Genelevde, kafakâğıdını göstermek beni utandırıyor...Sahneye girdiğimden beri ayakta kımıldamadan duran kadın tabaktan bütün bir domatesi çalarcasına kapıp dişleyerek yanıtlıyor onu. Domatesin suyu ağzının kenarlarından sızıyor olmalı, göremiyorum…” (s.28). Anlatıcı, başka bir öyküde, yirmi yedi nolu evin kadınlarını anlatırken sevgiliyle orospunun karşılaştırmasını yapar. Orospuyla ilişkiyi sevgiliyle ilişki için hazırlık olarak görür, bedenini sınar vb. “Çatlak ergen sesiyle” arkadaşlarıyla girer geneleve. İlk deneyimini anlatır, başarısızlığının etkilerini, kolunu tutan çaçayı itişini, ondan kurtuluşunu. “Isırmaca” öyküsünde, sevgiliyle sevişirken şiddete, kavgaya, ısırmaya karşılık vermeyi anlatır. “Hain” öyküsünde anlatıcı, 1990’lı yılların ikinci yarısında Kadıköy’deki bir spor salonunda Halkevleri’nin kuruluş yıldönümü kutlamasında yaşananlara tanıklık eder. Polisin aramalarını, içlerinde hainlerin olduğu sol grupların durumlarını, ayrışmalarını anlatır. Yazar iyi bir gözlemcidir. Sokakta dilenenleri izler. Onların davranışlarından güldürücü öğeler aktarır. Hem dilenen hem de dolandırılmasına kızan bir dilenci bunun örneğidir. Berduşun durumunda da alaycı, güldürücü öğeler vardır. “Prezervatif” öyküsünde, çoğunluğun yaşadığı olaya bir göndermede bulunur anlatıcı. Toplumda, çekinilen, utanılan hareketlerden kurtulma çabasını anlatır. Diğer öykülerinde de çoğunluğun gözlemlediği olaylara açıklık getirir. Giyim mağazalarındaki hareketleri, ayakkabı beğenen kadına tezgâhtarın yaklaşımını, kadının tavrını ayrıntılarıyla yansıtır. Unutkanlığını sınarken de ilgi çekici bir yol izlediğini gözleriz. Kimi öykülerinde anlatıcıyı bir sayıklama içinde görürüz. Üç dize yazan bir ozanın şiirinin ardını getiremeyişi, adanmanın rahatlatıcı etkisi, “O” olma çabası, erkeksi bir kadının düşündükleri, insan olmanın özellikleri vb konular sorgulanır

         Yazar, ozan Mehmet Erte, yalın, akıcı anlatımıyla ilgi çeker. En küçük ayrıntılara inerek kurgular anlatılarını. Konu zenginliğiyle ilgi çektiğini belirtmeliyiz.

 

(*) Arzuda Bir Sapma-Mehmet Erte, Öykü, Yapı Kredi Yayınları, 1.Baskı, Mart 2015, 105 s.

(Yeniden Türk Dili, internet ortamı, Ocak-Şubat 2021)

Yazı Tarihi : 08.01.2021