Hakan Türksoy
Asfalt ağladı

"Asfalt ağladı" deyimini genelde hız meraklıları kullanıyor.

Hızlı araç kullanmanın sigara gibi zararlı olduğunu üstelik başkalarına da zarar verebileceğini hatırlatmak isterim.

Birde trafikte cezası çok büyük olan drift atma olayı var. Hani birilerine "başı ayrı, altı ayrı oynuyor" derler ya! İşte seyir halinde giden bir aracın gereksiz yere diğer araçların bir sağından, bir solundan kıvrılarak gitmesine drift atma deniyor.

Drift atmanın nasıl bir şey olduğunu bir dönem önceki Süleymanpaşa Belediyesinin sahilde düzenlediği organizasyondan biliyoruz.

İşi tıkırında olan ya da baba parası yiyen meraklı  gençlerin modifiye araçlarla asfaltı değil ama betonu ağlattıkları görmüştük. 

Trafiğe kapalı alanlarda zevk için yapılan bu işler Türkiye şartlarında herkesin altından kalkabileceği işler değil.

Fakat "parayı veren düdüğü çalar" misali... parası olan isterse asfaltı da betonu da ağlatıyor.

Hiç unutmuyorum, modifiye araçlarla sahilde drift atanları izlerken lastiklerin çıkardığı ses birçoğumuzun içini sızlatmıştı(!) Gösteriyi birlikte izlediğim minibüsçü kardeşimizin söylediklerini buraya yazamıyorum(!)

Birileri zevk için lastik eskitirken birileri üzülüyorsa bu işte bir tuhaflık var demektir.

Doğrusu benim asfalta takılmamın nedeni başka.  Ham maddesi petrol olan asfaltın kaderimizle yakın ilgisi var.

Avrupa şehirleri yüz yıl önce demir yolu ağlarıyla örülürken birileri bizi petrole bağımlı yapmış.

Her şey ortada olduğu için detaya girmeye gerek yok. Dünyanın en pahalı benzinini biz kullanıyoruz.

Her şeyimiz Dolar ve petrole bağımlı. Dolar ve petrol birilerinin yüzünü güldürürken birilerini ağlatıyor. Ağlayan çok gülen az olunca insan ister istemez düşünüyor(!)

Bu kadar ağlayan varken hiç olmazsa asfaltlar ağlamasın(!)

Bakın en iyisini Süleymanpaşa Belediyesi yapıyor. Döşediği asfaltların üzerine Süleymanpaşa Belediyesi yazarak bir şekilde asfaltın yüzünü güldürüyor.

Yazı Tarihi : 24.09.2020