Hasan Akarsu
“AT SANCISI” (*)

Elvan Kaya Aksarı, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü 2012 yılında bitirir. At Sancısı romanıyla Everest Yayınları’nın 2019 Yılı İlk Roman Ödülü’nü kazanır. Romanda olaylar Demokrat Parti’nin son dönemi olan 1958 yılında İstanbul’da geçer.

             Romanda yazar, Demokrat Parti’nin destekçisi ve bürokratı olan Barış Bey’in Başvekil olan Adnan Menderes’in müşaviri olmak için göze girmek adına yaptıklarını gözler önüne sermektedir. Kabataş’taki Şehir Lokali’nde o zamanın bürokratları, memurları, poker oynarken tanıtılır. Doktor Barış Bey, Doktor Refik Bey, Ruhi Bey, Mehmet Şemsi Bey oyun oynarken DP’nin uygulamalarını eleştirir ya da savunurlar. Sözgelimi; Ruhi Bey, Kore’ye asker gönderilmesini eleştirirken Doktor Barış Bey’le Mehmet Şemsi Bey teknikte, bilimde atılan adımları, Nato’ya girişi vb. överler. O sırada tartışılan konu, motorlu taşıtlar yaygınlaşırken at arabalarının kenti pisletmesini engellemeye çalışmaktır. Barış Bey, Başvekil Müşavirinden aldığı mektupla bu işe gönül koyar ve at arabalarının, faytonların kentteki taşımacılığına son vermeye soyunur. Adnan Menderes’in İstanbul’a geleceği gün belirlenmiş olup o güne değin faytoncuların işlerine son verilecektir. Önce arabacı duraklarına belediye zabıtaları gider ve duraklar mühürlenir. Yalnız Moda Durağı’nda direnişle karşılaşılır.

                İklimler, insanlar bozulursa

         Yazar, diğer yandan at tutkunu olan arabacıları, ailelerini tanıtır. İklimlerin ve insanların bozulduğu bu dönemde, babası Neşet Usta’dan bu yana atçılığa sahip çıkan Süleyman Usta mesleğini severek yapar. Atbey ve Aşkar adlı atlarına gözü gibi bakar. Oğlu Feyyaz da aynı yoldadır ve evlenecek yaştadır. Zor geçinen aile bir de düğüne kalkışır. Manifaturacı bir ailenin kızı olan Vesile’yle nişanlanan Feyyaz vardiyalı olarak fabrikada çalışır. Kardeşi Gonca ise dikiş öğrenir ve babası ona bir işyeri açmayı düşünür. Zabıtaların Moda Durağı’nı mühürlemesi sırasında genç gazeteci Ali Kerem olaya tanık olup çalıştığı İhtiyaç gazetesine haber yapar. Haber, DP’yi rahatsız eder. Baskıyla genç gazeteci işten atılır. Ona arabacılar sahip çıkar, durak kahvesinde yatıp kalkar. Arabacıları sendikalaşmaya çağırır; ama destek bulamaz. DP’nin baskısı her yerde vardır. Moda Durağı arabacıları iki gün sonra mührü söküp atar ve bu haber Barış Bey’i ürkütür. Basın Genel Müdürü Nevzat Bey’e haber verilir. Karara uymayan üç durak için görevli Yakup Bey ile birlikte Barış Bey denetime çıkar. İki durakta sorun çıkmazken Moda Durağı’nda arabacılar direnir, kavga olur, Barış Bey geri püskürtülür. Barış Bey bu olayın altında kalmaz ve bireysel olarak bu işi bitirmek ister. Doktor Refik Bey’i atları zehirlemek için zorlar, sürgünle korkutup kabul ettirir. Önce bir otomobille Moda’ya gidip Süleyman’ı izlerler ve evini, ahırını belirlerler. Gece geç vakitlerde ahıra giderler. Refik Bey, Atbey’e iğne yapacakken atın çiftesiyle yere düşer. Barış Bey de tabancasıyla atı başından vurup öldürür. Sonra da Aşkar’ı öldürüp kaçarlar. Kurşun sesine uyanan Süleyman ahıra koştuğunda atların ölüsünü görür ve şaşırır. Uzaklaşan otomobilin motor sesini duymuştur. Önceki gün atların sancısı olduğunu görüp Kalamış’a deniz kıyısına götürüp atlarını rahatlatmak istemiştir. Şimdiyse öldürülen atlarının sancısının dindiğini görmenin acısıyla orada kendinden geçerek bayılır.

         Yazar Elvan Kaya Aksarı, “At Sancısı” romanında, yönetime yaranmak için girişilen kişisel çözümlerin başarılı olamayacağını, insanları yanlışlara sürükleyeceğini gözler önüne serer. Toplumdan kopuk eylemlerin başarısızlığını gösterir. O dönemin insanları arasındaki Doğu-Batı tartışmalarına yer vererek doğru yolun saptanmasına katkıda bulunur. Hayvan sevgisinin, at sevgisinin önemine değinir. Bugün de tartışılan faytonculuğun kaldırılması yönündeki çalışmalara ufuk açar. Dili eskidir, Arapça, Farsça sözcükleri çok kullanır. O yılların konuşma-yazma dili diye düşünsek de özleşme çalışmalarını gözardı edemeyiz sanırım. 

 

(*) At Sancısı-Elvan Kaya Aksarı, Roman, Everest Yayınları, 1. Basım, Kasım 2019, 128 s.

(Saray Özgür Sanat, Mart 2021, Sayı: 6)

Yazı Tarihi : 07.04.2021