Hakan Türksoy
Atmazsan batmaz

Dantel böceğinin Süleymanpaşayı ziyaret ettiği günlerde etrafa yayılan kötü bir koku vardı.
Pancar ya da ayçiçeği küspesi kokusu mu? tam tarif edemiyorum.  Fakat anason kokusu değildi. 
Halbuki Tekirdağ'a geldiğim yıllarda sokaklar buram buram anason kokuyordu. 
Şarköy Şarap Festivalini bile görmüş biriyim.  O kadar eskiyim ki Ergene suyunun henüz kahverengi aktığını ve pis kokmadığı günleri biliyorum...
Bu arada pis koku farklı, kötü koku çok farklı bir şey.  Pis koku rahatsız eder, kötü koku idare eder.
Emin olmadığımız koku ya da kokulara "pis koku" demeyelim. Bence "kötü koku" ya da "kötü kokular geliyor" demek en güzeli.
Kötü kokuyu hissediyorsan araştıracaksın. İdare edelim demeyeceksin. Araştırmıyorsan ya da araştırmaya gözün yoksa hiç konuşmayacaksın. 
İşte ben herkesin dantel böceğiyle ilgilendiği günlerde o kötü kokunun peşine düştüm.
Ne yalan söyleyeyim bana ilham veren Süleymanpaşa Belediyesi'nin o meşhur "Atmazsan batmaz" sloganı oldu.
Zaten bir yerden kötü koku geliyorsa doğanın kabul etmediği  bir şeyler atmışlar demektir. 
Bu ne demek? "Atarsan kokar" demek.
Bu arada Süleymanpaşa'da o kokuyu hissedenlerde oldu, hissetmeyenlerde. Sürekli maske takan vatandaşların maskesizlerden daha çok hissetmesi bana çok ilginç geldi.
Demek ki koronavirüs süresince maske takanların ve hala çıkarmayanların tüm algıları gelişmiş... Takmayanların ki daha çok körelmiş. Bunun başka bir açıklaması yok.
Biraz araştırınca o kokunun yeni adliye binasının karşısına düşen sahil şeridinden geldiğini tespit ettim.
Orada kullanılmayan silolarda var, yeni yapılan kimyasal madde depoları da var. 
Ben merak edip yerini tespit ettim.  O kötü koku bir daha ne zaman yayılır. İnsan sağlığına zararlı mı, değil mi? bilmiyorum. 
Bundan sonrası Tekirdağ'ı yönetenlere kalıyor. 
Çünkü birilerinin iddia ettiği gibi bir insan hem köşe yazarı, hem bilim insanı, hem avukat olamaz. 
Herkes işini dürüstçe yapsın yeter!

 

Yazı Tarihi : 06.09.2021