Muhsin Durucan
Ayşegül Yasemin Eren ile Güç Mevsimi

"Güç erkeğe, güzellik kadına verilir. Ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenilir.

Oscar Wilde

*

Yıllardır iletişimi sürdürmede dostluğumuz olan emekli mülkiyeli Turan Eren’den bir telefon aldım. (Bu sırada Semra Hanımın selamı da geldi.) Ne mi konuştuk? Kısaca aktarayım: Kızları Ayşegül Yasemin Eren’in bir kitap yazdığını, okuyup değerlendirmemi istediğini…  Ardından da adresimi… Birkaç gün sonra kargo ile Güç Mevsimi geldi.

 

***

Güç Mevsimi’nin o görkemli kapağını kaldırdığımda güzel bitişik koyu siyah yazıyla notlanan sözcüklerini içselleştirerek birkaç kez okudum: “Sayın Üstad’ım Muhsin Beyefendi’ye, Eşitsizlik üretmeyen, güçle zehirlenmemiş ilişkiler kurmanıza vesile olması dileğiyle… A. Yasemin Eren - imza

 

İstencimi devinime geçirerek kitabı birkaç günde okudum. Ben de iz bırakan kimi düşüncelerimi aktarmak istiyorum:

 

İlk bölümlerinde yapıta girmeye çalıştım. Sayfalarda ilerledikçe sürükleyici buldum! Yabancı adları algılamakta zorlandığım olduğunda arka kapak sayfasının rehberliği, kimin kim olduğunda belirleyici oldu, diyebilirim.

 

Betimlemeler doyurucu, felsefi roman niteliği var. Üniversitede okuduğumuz ‘Batı Edebiyatı’ anlatımında buldum. Gözlem gücüne koşut, düş gücü de çok iyi çalışmış! Yabancı kahramanlarından dolayı ithal roman havasını soludum. Kimi konularda okuru bilgilendirme bölümlerini de algıladım.

 

Yapıtın konusu; uluslararası alanda acımasız ekonomi ve siyaset alanındaki güç ortamını yansıtmakta yer yer aşkı da ekleyerek coşkuyu artırmaktadır!

 

Sevgi her şeyin ilacıdır. Yapıta sevginin katılması, tuz-biber olmuş ve ciltler dolusu olmasa da nehir roman esintisi sağlamıştır. Goethe: “Sevmek inanmak demektir.”  Demiyor mu?

 

Kapak resminden yola çıkarak Daniel-Emma aşkının yavaştan hızlıya ilerleyerek zirveleştiği, okuma ilgisini artırdığı, zamanla Dainel’in aşkı ile gizli görevi arasındaki bocalayarak sevgiliyi uzaklaştırdığını saptadım. Aşktan sıyrılarak kinin hücumuna uğrayan Emma, iş yaşamında değişik yöntemler kullanarak Danile’i ezmeye çalışmakta… Sonuç üzücü mü üzücü!

 

İnanasınız gelmese bile acı ama gerçek olan şu yargı ortaya çıkmaktadır: “Bazı yaşamlar o kadar canlıdır ki, bittiğine inanamazsınız; bazı sesler o kadar gür ve ayırt edeci ki, sustuğuna inanamazsınız!

 

Sonuçta petrol, silah ve paraya dayanan süper devlet güçlerinin acımasızlığının günümüzde bile değişik yollardan ülkeleri ve insanları perişan ettiğini gözlemliyoruz! Ortadoğu’daki ya da diğer yerlerdeki savaşlar bu yargıya örnektir. Acaba Çin’deki Korona virüsü salgınına da güçler savaşı denebilir mi?

 

***

Yapıtın rehber nitelikli arka kapak yazısı, okura kitap sayfalarını aralatmaktadır. Nasıl mı? Buyurunuz birlikte okuyalım:

 

“Dünyanın en güçlü ve en zengin aileleri arasındaki güç ve iktidar savaşlarının entrikalarla dolu dünyasında yeşeren büyük bir aşk hikâyesi…

 

Petrol ve finans şirketleriyle dünyanın kontrolünü elinde tutan, piramidin en tepesindeki paranın efendisi Rıchard Hampton; pusuya yatarak yalnız başına avlanan Amerika’daki silah endüstrisinin bir numaralı baronu Hanry Goldman; Hampton imparatorluğunun gizemli ve yakışıklı ceo’su Danıel Raymond; eşsiz güzelliği ve zekâsiyla nadir bir sanat yapıtı biricikliğiyle madde ile manayı ruhunda eritmiş, Hmpton imparatorluğunun veliahdı Emma Hampton ve diğerleri…

 

Acımasızlık, doğanın bizlere nakşettiği ve uygarlığın henüz yok edemediği insan enerjisinden başka bir şey değildi. Sadizmin efendisine göre ise bu bir erdemdi.

 

Güç Mevsimi, "Ne erdemle övünülmeli ne de kötülükten pişmanlık duymalı; iyi bir insan olarak doğmuş olmak dururken, bir suçlu yarattığı için doğayı mı suçlamalı? " sözüyle insanın, varoluşu gereği içinde hınç, nefret, hırs ve intikam gibi olumsuz duyguların yıkıcı kuvvetini barındıran bir varlık olduğunu fısıldıyor…

 

"Güç erkeğe, güzellik kadına verilir. Ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenilir." Diyen Oscar Wilde, bu sözüyle kitabın derinlerinde uğuldayan aşkın hikâyesine tırmanmaya kışkırtıyor bizi…”

*

Kitabın kimliği mi? Şöyle: Adı: Güç Mevsimi, Yazar: A. Yasemin Eren, Yayınevi: A7 Kitap, Hamur Tipi: 2. Hamur, Ölçüleri: 13,5 x 20, İlk Baskı Yılı: 2019,  Baskı Sayısı: 1. Basım, Dil: Türkçe, Sayfa Sayısı:300

                                               *

Birilerinin dediği gibi ve benim de o düşüncelere katıldığım bu yapıt; eşitsizlik üretmeyen güçle zehirlenmemiş ilişkiler kurmanıza vesile olması dileğiyle salgılamıştır.

 

A.Yasemin Eren, sinemasal sahnelerle kurgu yapmayı ve klasik roman lezzetinde betimlemelerle dolu bir üslubu tercih etmiş. Eren, düş gücünü kadın bakış açısıyla birleştirirken; gerçek hayattan bağını koparmadan, gerçekle kurgu arasında okurun zihnini zorlarken dünyayı yeniden yorumlamasına, sorgulamasına da vesile oluyor.

 

A. Yasemin Eren’in “Güç Mevsimi” ile başlayan yazarlık yolculuğunun devamı romanlarıyla ilerleyecek. Okurları bir hayli meraklandıran bir sonla ve ikinci romanın ilk cümleleriyle baş başa bırakan A.Yasemin Eren, bu şekilde hem Güç Mevsimi’ne hem kendine sıkı sıkıya bağlı tutuyor okuru...

 

***

Bir A7 Kitap yayını olan “Güç Mevsimi”nin dağıtım ağı başarılı! Şimdiden medyatik olmuş bile! Seçkin kitapçılarda ve e-ticaret sitelerinde çevrimiçi satılmaktadır.

                                                                                                                                                                Bu yapıt, Yasemin ‘in ilk kitabı… Hukukçu bir anne ile siyasallı bir babanın evladı olan Ayşegül Yasemin Eren’i kutluyorum. Elbette ki anne-babayı da…

 

18 kitap yazdım. Ne ki romanım olmadı. Roman yazmak sabır ve istenç gerektirir. Yasemin’in bunu başardığına tanık oldum. Başarılarının artarak sürmesini diliyorum.

 

Yazı Tarihi : 06.02.2020