Muhsin Durucan
BABAANNE VE TORUNU

Adı Poyraz olup soyadı Ülger,

Bilimde, kültürde önlerde gider,

Rektör Abi, derdim mutlu olurdu!

Romanları rafta dizili yer yer…

 

MD

 

Geçtiğimiz aylarda aramızdan ayrılan değerli insan, Prof. Dr. Poyraz Ülger’ in 6. Kitabı “Babaanne ve Torunu”… Bu yapıt, Puslu Yayıncılık çalışması sonucu okurlarına ulaştı.

 

Kitabın özellikleri şöyle: Basım Yılı 2020, Baskı 1, Cilt Durumu Karton Kapak, Dil Türkçe, Ebat 13,5 x 19,5, ISBN-10 6057869364, Kağıt Türü Kitap Kağıdı, Sayfa Sayısı 332

 

Okuduğum önceki kitapları, apayrı okuma hoşnutluğu sağladı! Aylar önce yazar, bir telefon görüşmemizde bilgilendirdi. Yirmi birinci bölüm başında bir dörtlüğüme yer verdiğini de belirtti. İşte o dörtlüğüm:

 

Mırıldandığım ezgi, dizelediğim şiir

Kalpten kalbe yol bulup iletişim kuranım,

Aramızda yol oldu dingin akışlı nehir,

Yolumu aydınlatıp içimi ısıtanım.

 

Puslu Yayıncılık Sahibi Murat Bulut ile telefon görüşmemiz sonrasında kargo bir paket getirdi. Evet, Poyraz Ülger, Babaanne ve Torunu... Duygularım birbirine karıştı! (Murat Bulut ve Fatih Yiğit'e teşekkür ederim.)

 

Babaanne ve Torunu; Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğan ve babaannesi tarafından büyütülen Cömert'in öyküsü... Poyraz Ülger, bu romanında da Anadolu halkının yaşam öyküsünü tüm olaylarla birlikte kaleme almıştır. Atatürk’le başlayan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıç yıllarından itibaren babaanne İnsaf’ın ve torun Cömert'in öyküsü heyecan verici, düşündürücü ve akıcı bir dille anlatmıştır. Ağın, İstanbul ve Polonya’ya uzanan akıcı ve acıklı bir öykü…

***

Tutukluluk günlerimde ilaç gibi gelen yapıtı okudum. Saptamalarıma dönüş yaparak şunları aktarabilirim:

 

—Yazar, Ağın ve yöresinin insanını başarıyla anlatma yetisini kullanmıştır.

 

—Anlatım arı, duru ve trajik… Anlaşılır güzel Türkçemizin kullanılmasına özen gösterilmiştir.

 

—Diğer beş romanında kullandığı yöntemle; bölüm başlarında şairlerin bir dörtlüğüne yer verme özgeciliğinde bulunmuştur.

 

—Yer yer okura bilgi sunmak esasından devinimle; Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 13 milyon insanımızın yarıdan fazlasının frengi, sıtma, verem, tifo ve tifüs salgını ile baş başa kaldıkları belirtilmiştir.

 

—Cumhuriyetin özelliği ve Atatürk’ün gece gündüz demeden yaptığı çalışmalar vurgulanırken romanın asıl kahramanlarından olan Ağınlı İbil, tüm çaba ve çalışmalarıyla anlatılmaktadır.

 

—Nostaljik, folklorik ve tarihi anlatımın yanı sıra inandırıcı derin bilgiler, hayal gücüne dayalı güçlü betimlemeler, okuru sıkılmaktan kurtarmıştır.

 

—Babaanne İnsaf’ın Cömert’e düşkünlüğü, yeri aydınlık olası ninemin bana olan düşkünlüğünü çağrıştırdı! (Arama motoruna ‘Hayata Ben En Çok Ninemi Sevdim-Muhsin Durucan’ yazıp tıklanırsa o şiirimi okursunuz.)

 

—Yazar, gezip görme olanağı bulduğu kimi yerleri yapıtında başarıyla değerlendirerek okuruna da bu fırsatı vermiştir.

 

***

Yazımızı Benjamin Franklin’in özgün ve güncel özdeyişi ile sonlandıralım: “Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız, ya okunmaya değer bir kitap yazın ya da yazılmaya değer işler yapın!”

Yazı Tarihi : 04.05.2020