Hakan Türksoy
Baldırsokan...

İstanbul'da Asya kaplan sivrisineğinden sonra baldırsokan (stomoksys) sineği görüldü... 
İstanbul'da baldırsokan,Tekirdağ'da dantel (Amerikan tahta kurusu) böceği... Dantel böceği ısırıyor ama acıtmıyor. Baldırsokan ısırıp uyutuyor... İstanbul, Tekirdağ iç içe olduğu için baldırsokan Tekirdağ'ı, dantel böceği İstanbul'u ziyaret edebilir.

Bir baldırsokanımız kalmıştı" dediğinizi biliyorum. Çünkü bende öyle düşünüyorum(!) 

Dantel böceği hem kibar hemde Amerikalı. Baldırsokanın ne olduğu belli değil. Ne olduğu belli olmayandan korkulur.
Baldırsokan, devebağırtan gibi net tanımlarda üstümüze yok. Başka örneği var mı diye araştırırken Niğde Üniversitesi'nin  yayınladığı  Kemal Tahir'in Eserlerinde Halk Bilimi Unsuları kitabına denk geldim.
Devebağırtana falan rastlamadım ama, İslamiyet öncesi ve sonrası dilimizdeki değişime rastladım.
Örneğin temeli İslamiyet öncesine dayanan Türk halk şiirini ozan, baskı, kam, şaman gibi kutsal kişiler icra ederken İslamiyet sonrası onların yerini  aşıklar, dervişler ve abdallar almış.
Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi denizcisi olarak gösterilen Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa Andrea Doriya'ya denizleri dar ettikten sonra uzak diyarlarda keşif yapmak istemiş. 
Fakat dönemin Sadrazamı  İbrahim Paşa izin vermemiş. İbrahim Paşa'ya da büyük ihtimalle  Ebussuut Efendi izin vermemiştir.  Neyse uzun hikaye...  Zaten eskiye mazi geleceğe niyazi diyorlar!  
Dönüyorum, dolaşıyorum yine aynı yere geliyorum. Çünkü bütün yollar koronavirüse çıkıyor.
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre aşı olmayan herkes Delta varyantına yakalanacakmış.
Yine aynı araştırmaya göre aşı olmadan Delta varyantından korunmak imkansız.
Yani bundan sonraki pandemiler aşısızların pandemisi olacak...  Allah rahmet eylesin gazeteci, yazar Şerif ağabey böyle inat edenlere "ko... gitsin" derdi. Yanlış anlaşılmasın 'ko gitsin'i bırak gitsin anlamında kullanılıyordu.
Sağ olsaydı "ko gitsin" adıyla  kitap yazar mıydı? Benim bildiğim Şerif ağabey yazardı. Bir yandan iyi ki bu günleri görmemiş diyorum. Yoksa üzüntüsünden kahır olurdu.
Ne yazık ki bu zaman ko gitsin zamanı değil. Bütün zararlı inatçıları bir şekilde ikna etmek lazım.
Sadece kendilerine değil bize de zarar veriyorlar. Virüs insandan insana geçtikçe mutasyona uğruyor. Mutasyon varyantlara neden oluyor. 
Dört aşılı olup hala maske takmamızın nedeni bu.  Zaten insan olan insanlığı düşünür...
Bu arada iddia ediyorum aşı karşıtlarının yarısından fazlası enjeksiyondan (iğneden) korkuyor.
Askerde çift koldan aynı anda aşı olurken ağır abi görüntüsü veren tiplerin ilkokul çocuğu gibi ağladıklarına şahit odum.
Bence bunları ikna etmek için ısrarla acımadığını söylemekte yarar var(!)  

 

Yazı Tarihi : 20.09.2021