Hakan Türksoy
Balon balığı

Denizlerimiz şimdiye kadar görülmeyen bazı tehlikeli balık türlerinin istilasına uğradı.

Bunlardan biride balon balığı. Tarım Bakanlığı balon balığı avcılığını teşvik etmek amacıyla bu yıl kuyruk başına 5 lira destekleme ödemesi yapılmasını kararlaştırdı.

Karar Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu olay bana yıllar önce kargalarla mücadeleyi hatırlattı. Karga bacağı getirene av fişeği veriyorlardı.

Sonra sıra saksağanlara geldi.  Nereden nereye?.. Kargadan, saksağandan balon balığına geldik. Küresel ısınma mevsimleri değiştirdi. Kimin eli kimin cebinde misali... başta kene olmak üzere balon balığı gibi farklı ortamda yaşayan hayvanlar da yer değiştirdi.

Geçen yıl Muratlı'da bir bayan sivrisineklerden geçen virüsün kurbanı oldu. Bu sivrisinekler nereden çıktı?.. Bakalım daha neler göreceğiz?..

Yine de harika bir coğrafyada yaşıyoruz. En azından bahçemizde timsah falan görülmüyor(!)

Geçen gün birileriyle bu konuyu konuştuk. O birileri dediğim torun sahibi koskoca adamlardı.

Açık havada en az üç metre arayla oturarak konuştuğumuz adamlar arasında ne yazık ki timsaha falan razı olanlar vardı.

Adam hayat şartlarından öyle bıkmış ki timsahla, kaplanla yaşarım diyor başka bir şey demiyor.

Bu arada kimsenin gizlisi, saklısı kalmadı.  Herkes rahatça konuşuyor. Rahat derken o kadar da değil tabii(!) 

Geçinemediğini, bu dünyaya yoksul olarak gelmediğini halde şimdi yoksul olduğunu rahatça söyleyenler var. "Öyle deme arkadaşım ayıp oluyor" deyince "TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) benim yoksul olduğumu söylüyor ben neden utanayım?" diyor.

Son kredi taksitini on gün geciktiren emekli biri bankanın günde en az üç kere aradığını anlattı.

En son aradıklarında öksürüp kısık sesle test kuyruğunda olduğunu söylemesine rağmen konuşmaya ve aramaya devam etmişler iyi mi!

Hal böyle olunca "timsahla, kaplanla hatta kobra yılanıyla yaşarım" diyenleri normal karşılamak lazım.

 

Yazı Tarihi : 15.12.2020