Şafak LAYİÇ
BAŞARININ SIRRI

Gazetecinin biri sonunda Ronaldo’ya bir röportaj yapmayı kabul ettirir. Sıradan soru ve cevaplardan sonra söz en zoruna gelip dayanır:

-Sayın Ronaldo, acaba başarınızı en çok kime borçlusunuz?

Ronaldo, düşünmeden, neredeyse otomatik olarak cevaplar:

-Kariyerimi elbette hayatıma giren pek çok koça borçluyum. Ancak Albert Fantrau olmasaydı bu koçlarla değil çalışmam, sanırım tanışmam bile mümkün olmazdı.

-Albert Fantrau adını daha önce hiç duymamıştım. Acaba hangi takımın koçuydu?

Ronaldo gülümser ve gazeteciyi yıllar öncesine götürür:

-Albert ile birlikte amatör bir genç takımda forvet oynuyorduk. Final maçımızı izlemeye Sporting Lizbon menajeri de gelmişti. Duyduğumuz kadarıyla sıkı bir forvete ihtiyaçları varmış. Yani bu maçta kim daha çok gol atarsa, büyük bir ihtimalle o profesyonel olacaktı.

Gazeteci heyecanlanır. Müthiş bir haber kokusu almıştır çünkü. İyice kulak kabartır:

-Maçı 3-0 kazanmıştık. İlk golü Albert atmıştı. İkincisini de ben. Yani aramızda tatlı sert bir rekabet vardı. Maçın son dakikalarına girdiğimizde, Albert birden çalımlarla ceza sahasına girdi ve kaleci ile karşı karşıya kaldı. Ben de arkasından koştum; şutu kaleciden dönerse tamamlarım diye.

Gazetecinin heyecanı tavan yapmıştır:

-Fakat Albert o an %100 gol pozisyonuna girmiş olmasına rağmen, şut yerine bana pas atıp, adeta golü, dolayısıyla da profesyonel futbol hayatımı bana hediye etmişti.

Gazeteci bu hikâyeyi yayınlamadan önce Albert Fantrau’yu bulup

teyit ettirmek ister. Röportaj kısa sürer; çünkü olay tamamen doğrudur. Gazeteci bu jestin nedenini sorar:

-Aslında ben Ronaldo’dan daha yetenekli ve güçlü bir futbolcuydum. Ancak genetik kaynaklı bacak kemiklerimde hafif bir çarpıklık olduğu için, doktorlar profesyonel olarak futbolu oynamamı önermemişlerdi. Ben de, aslında profesyonelliği çok istememe rağmen, Ronaldo’ya bir gol daha attırarak onun önünü açmayı daha doğru buldum.

-Peki, sonra siz ne yaptınız? Gerçekten de futbolu bıraktınız mı?

Albert’in gözleri dolar:

-Hayır, inat ettim ve senelerce düşük maaşlarla futbol oynadım. Ancak 5 yıl kadar önce sol bacağım kırıldığı için futbolu tamamen bırakmak zorunda kaldım. Ünlü bir futbolcu olamadığım için spor yazarı ya da yorumcu olarak da iş bulamadım. Ama bir gün mutlaka futbol dünyasında kendime bir yer açacağım.

Gazeteci, her ne kadar anlatılanlar Ronaldo’yu doğrulasa da, bir mantık hatası görmüş gibidir:

-İşsizim diyorsunuz ama havuzlu bir villada yaşıyorsunuz. Yoksa mirasa mı kondunuz?

Albert gülümseyerek cevaplar:

-Ronaldo hâlâ en yakın arkadaşımdır!

Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 02.11.2019