Hasan Akarsu
BEKİR COŞKUN VE CUMHURİYET

Yazar Bekir Coşkun, Cumhuriyet Gazetesi’ne geçinceye değin yaşadıklarını, onurlu duruşunu, Sabahattin Ali’nin bir dizesinden esinlenerek “Başın Öne Eğilmesin” diyerek AKP dönemindeki değişimlerle birlikte ne güzel anlatıyor.

        12 Eylül 2010’da yapılan halkoylaması sonucu 13 Eylül’de sandıktan çıkan “evet”in Atatürk düşmanlarının yengisi olduğunu vurguluyor ki, 2002’den bu yana, aydınlara tuzaklar kurulduğunu, ordunun direndiğini, kırktan çok gazetecinin de hapiste olduğunu anımsatıyor. Telefonların dinlendiği, karşıcı yazarların, televizyonların, üniversitelerin susturulduğu ve yüksek yargının ele geçirildiği dönemleri yaşıyoruz. Bunun için gazetelerden yazarlar kovuluyor, onlara yaşam hakkı tanınmıyor. Emin Çölaşan’dan sonra sıra “Kürek mahkum”larından biri olan Bekir Coşkun’a geliyor. Yaşanan Cumhuriyet’in kırılma noktasıdır, “ılımlı İslam”dır. Yoksulların oylarının devletin parasıyla satın alındığı zamandır. Bir yazar kendi yurdundan, hem de yöneticilerce kovulabiliyor.

      Yıl 2008. Anayasa Mahkemesi AKP’yi kapatmayıp “İrtica çalışmalarının odağı” olarak görüyor. Bekir Coşkun, Hürriyet’ten kovulunca ardından en güzel yazılardan birini Ayşe Arman yazıyor. Habertürk’e geçen Bekir Coşkun susmayıp “Türkiye’yi ateşe verdiler… Ormanda yangın çıkardılar…Orman yandığında kimse kurtulamaz…” diyerek, iktidarın devletle savaştığını vurgulamaktan çekinmiyor. “Ergenekon dosyası kirli bir çuvaldı” deyip iktidarın ve cemaatin, karşıcı olanları çuvala doldurduğunu, DGM’ler yerine Özel Yetkili Mahkemeler kurulduğunu belirtiyor. İlhan Selçuk, Mehmet Haberal, Türkan Saylan vb tutuklanıyorlar. İktidar, Habertürk’teki yazılardan da rahatsızdır: “Tayyip Triko”, “Evet Duası” vb yazılar sert tepki alıyor ve Bekir Coşkun zorunlu izne çıkarılıyor. Halkoylamasında sandıktan “evet” çıkınca da gazeteden kovuluyor. Kovulduğunda onu üzgün gören okurlarından bir bayanın “Başın öne eğilmesin” sözünden etkileniyor. Cumhuriyet’te, “Bekir Coşkun ilk bertaraf”  yazısı manşet oluyor. Bekir Coşkun’un kovulması olayı kınanıyor. Emin Çölaşan, Necati Doğru, Umur Talu, Yılmaz Özdil, Hikmet Çetinkaya, Emre Kongar vb yazarlar destek yazıları yazıyorlar.

        Çirkin oyunların oynandığı, ordudan Atatürkçü subayların atıldığı, yükselmelerinin engellendiği bir dönemde, “başını öne eğmeyen” onurlu yazar Bekir Coşkun, İlhan Selçuk’un, Uğur Mumcu’nun, Ahmet Taner Kışlalı’nın, Deniz Som’un ve nicelerinin anısını yaşatarak Cumhuriyet Gazetesi’nde yazmaya başlıyor, böylece Çetinkaya’lar, Akbal’lar, Balbay’lar…  çoğalıyor, umutlar çoğalıyor. (24.02. 2011)

      Bekir Coşkun’u 18 Ekim 2020’de yitirdik. Üzgünüz. Saygıyla anıyoruz. (19.10.2020)

Yazı Tarihi : 19.10.2020