Hasan Akarsu
“BEYAZ GÜZEL BİR BOŞLUK” İLE SANATÇILARA BAKIŞ (*

Yazar, ozan Metin Turan Kars-Kağızman doğumlu olup folklor dalında yoğunlaşır. Öyküleri, şiirleri ve eleştiri yazıları olan Turan, yeni yapıtı “Beyaz Güzel Bir Boşluk”ta, on ünlü sanatçımızı değerlendirirken değişik konularda altı yazısına da yer verir. Yazını, yaşamımızdaki kabalıkları, kalınlıkları ayıklama olarak düşünür ve bu yapıtında 2000’li yıllardan bu yana konuşmacı olarak sunduğu, dergilerde yayımladığı yazılarının birkaçını toplar.

Yazar, Yaşar Kemal’in birçok yapıtını ayrıntılı olarak değerlendirir. Üniversite yüzü görmeyip ortaokul bitiren Kemal Sadık Göğceli’nin yazınımıza nasıl damga vurduğunu kanıtlar. Ondaki “dinamik folklor anlayışını” açıklarken yaratıcılığını önemser. Onun barıştan yana, savaş karşıtı, sömürünün ve haksızlığın karşısında bir yazar olduğunu, halk kültürüne yöneldiğini anımsatır.

Adalet Ağaoğlu’nun öykücülüğünü anlatırken onun yazınımızda kendi özgün varlığını kanıtladığını, “bir tavır öykücülüğü” ortaya koyduğunu vurgular. Ahmet Kutsi Tecer’i ise “Şair ve Memnun Adam” olarak nitelendirirken “örneğine az rastlanan bir kültür adamı” olduğunu belirtir. Hiçbir topluluğa katılmadığını, folkloru ana kaynak olarak seçtiğini söyler. Ozanlığını ise “…halkçı edebiyatın zenginleşmesini sağlamak olarak” görür. “Tecer, bir yeninin kurucusu olma, bir yeniyi var etme derdindeki adamdır” (s.45) der. Rıfat Ilgaz’a ve Cahit Külebi’ye öğretmenlik yapan Tecer’in “bir sezgi insanı” olduğunu belirtir.

Aydınlık ve Güzel Ozanlar

Yazar, Niyazi Akıncıoğlu’nun şiirlerinde gezinirken onun şu iki dizesiyle yazınımızda yerini aldığını vurgular: “Selamın geçiyor besbelli/ Yeşerdi telgraf direkleri” (s.65). “Kendi başına bir bellektir Edirne” derken, Akıncıoğlu’nun Edirne için en güzel şiiri yazdığını anımsatır. O, Edirne’de “Sevdaya tutulmak bile mümkün yeni baştan” diyen ozanımızdır. Yazar, Ceyhun Atuf Kansu’yu ise “Türkçenin kristal şairi” olarak nitelendirir. Yaşamöyküsünü anlatırken cumhuriyetin kurum ve kuruluşlarıyla olan ilintisini de açıklar. Onun, Türk şiirinin “Ufuk çizgisi” olduğunu, “Türkiyeli bir şiir” olduğunu belirtir. “Akan İnce Su” şiirinde dediği gibi “Küçük şeyleri sevmeyi öğrenmelisin/…Şu akan ince suyu dinlemelisin…” (s.81). Direnen insanın şairinden çocuk sevincini dile getiren güzel dört dize:” Saatimi güneşe kuruyorum/ Çocuklara kuruyorum saatimi/ Yaşamaya kuruyorum saatimi/ Çın çın etsin çocukların sevinci” (s.86).

Cahit Külebi, “Türkiye gibi aydınlık ve güzel” bir ozanımızdır. Metin Turan, onunla nasıl tanıştığını, hangi etkinliklere katıldığını anlatarak şiirine yaklaşır. “Şiirine ilişkin söz söylerken, onun bir toplumsal bellek oluşturduğunu anımsatmak gereği duyuyorum” (s.99) der. Külebi, özerk ve özgür bir ozandır.

Metin Turan, “Beyaz Güzel Bir Boşluk” yapıtında, İnci Aral’ın “Kendi Gecesinde” yapıtını, ozan Uğur Kaynar’ın ve Hicri İzgören’in şiirlerini, Köy Enstitülü yazar-ozan Talip Apaydın’ın “Akan sulara karşı” nasıl yüzdüğünü değerlendirir. Türk şiiri, “Göçmenlik ve Edebiyat” “Türk ve Rus Edebiyatları” üzerine yazdığı yazılara yer verir. Ayrıca “85. Yılında Varlık Dergisi”ni tanıtır. “Edebiyatın Belleği Mitoloji ve Folklor Üzerine” yazısıyla yapıtını zenginleştirir. “Beyaz Güzel Bir Boşluk” sanatla, sanatçıyla, kültürle, folklorla ilgilenenler için nitelikli bir kaynaktır diyebiliriz.

 

(*) Beyaz Güzel Bir Boşluk- Metin Turan, Deneme-İnceleme, Ürün Yayınları, Ağustos 2019, 206 s.

(Çini Kitap, Bursa, Kasım-Aralık 2019)

Yazı Tarihi : 07.08.2020