Hasan Akarsu
“BİR EYLÜL YARASI” (*)

Çorum doğumlu olan Cevat Turan, şiirleri ve yazılarıyla yazın dünyasına katılır. 2017’de yayımlanan Unutmalar Şehri romanıyla 2017 yılında Yunus Emre Edebiyat ve Roman Ödülünü kazanır. Yeni romanı Bir Eylül Yarası’nda 12 Eylül 1980 Darbesiyle olan hesaplaşmasını yansıtır.

              Roman, 12 Eylül 1980 Darbesi öncesinde yapılan bir banka soygunu olayıyla başlar. Banka soyulur, banka bekçisi istenmeden vurulur. Soygun sol örgüt adına yapıldığı için paralar da sol adına kullanılır. Soygunda suçlu olarak yakalanan Kızıl Ömer, soygun sırasında Çorum’da Halk Komitesi başkanıdır. Soygun ise başka kentte yapılmıştır. Tutuklanıp altı yıl hapis yatar, akla gelmeyen işkencelerden geçirilir. İşkencelerde arkadaşı Saim, konuşmadığı için işkence sonucunda ölür. Kızıl Ömer, hapisten çıkar, arkadaşlarıyla bir şirket kurar (Kriter Ajans) ve binlerce öğrenciyi okuturlar. 2010’da Antalya’ya bir toplantı için gider ve yeniden tutuklanır. Aradan 30 yıl geçtiği halde dava yeniden açılır. Çünkü FETÖ’nün kumpasları vardır. Kızıl Ömer, birlikte aşk yaşadığı Necla’dan boşanır, kızı Filiz’i büyütür. Filiz 24 yaşına gelir, mimarlık yapar. Babası tutuklanınca şirkette çalışmaya başlar. Kızıl Ömer, 12 Eylül öncesinden başlayıp günlük tutar ve defterini kasasında saklar. Yeniden tutuklanınca kızına defteri alıp saklamasını ister. Filiz gereğini yapar ve defterdekileri okuyup aile gerçeğini, babasının sınıf savaşımını öğrenir. Onunla onur duyar. Çünkü annesi boşandıktan sonra kumpasçı savcı Talat’la evlenir. Kızıl Ömer, İstanbul’a Vatan Caddesi’ndeki emniyete getirilip sorgulanır. Sorgulamayı Fetöcü Komiser Murat üstlenir. Olaylar açıklığa kavuşurken banka soygununda vurulan bekçinin Murat’ın babası olduğu öğrenilir. Kızıl Ömer, o zaman çocuk olan Murat’ın bakımını üstlenir ve annesi Fazilet Hanıma destek olur. Komiser Murat bunları öğrenir. Soygunda silah kullanan ve bekçiyi istemeden öldüren Süleyman (Silo) Almanya’ya kaçar. Yıllar sonra dönüp soygundaki paranın ardına düşer ve polise itirafta bulunur. Komiser Murat hem babasının katilinin hem de paranın peşindedir.

                Aşk Yarası, Devrim Yarası

      Kızıl Ömer’in hayatı, “adanmış hayattır”. O, bilgisiz toplumlarda seçimlerin demokrasi getirmeyeceğini savunur. Şirket ortakları Rıfkı ile Orhan da aynı kafadadır. Ömer’in kızı Filiz, şirket avukatları olduğu halde, bir de başarılı bir avukat tutar. Avukat Kemal’le görüştüğünde ondan etkilenir. Birbirilerine âşık olurlar. Filiz, soygun parasında gözü olan Süleyman’ın adamları tarafından izlenir, sıkıştırılır. Avukat Kemal yardımına koşar. Kemal’in de 12 Eylül 1980 Darbesinde işkence görüp konuşmayan ve işkenceden ölen Saim’in oğlu olduğu öğrenilir. Komiser Murat, Ömer’in dosyasında aleyhine olan delilleri çıkartır, iyilik yapar; ama savcı Talat onu yine tutuklatır. Silivri’ye gönderilir. Süleyman’ı makamına getirtip sorgulayan Komiser Murat, boğuşma sırasında silahından çıkan kurşunla Süleyman’ı öldürür. İntihar süsü verir. Kızıl Ömer, iktidar-cemaat ortaklığının ülkeyi çıkmaza sürüklediğini bilir. “Acını sev, aşk yaranı sev, devrim yaranı sev Kızıl Ömer” (s.260) diye seslenir kendisine. Onun için ayrıca insanın aklının ve yüreğinin özgür olması önemlidir. Avukat Kemal banka soygununun yapıldığı 04 Temmuz günü Ömer’in Çorum’da olduğunu belgelemeye çalışır. Bu arada Filiz’le ilişkileri ilerler ve evlenirler. Silivri ziyaretinde bu haberi verirler. Kızıl Ömer çok sevinir. Aynı hücrede kaldığı subayla ordunun durumunu, yanlışlarını tartışır. Ordunun yanlışı “12 Eylül Yarasıdır”. Ömer serbest bırakılır, işyerinde kutlama yapılırken savcının serbest bırakılmasına itiraz ettiği öğrenilir.

          Bir Eylül Yarası, aşka ihanetin, işkencelerin, işkencelere direnen inançlı devrimcilerin romanıdır.

 

(*) Bir Eylül Yarası-Cevat Turan, Roman, Pupa Yayınları, 1. Baskı, Ocak 2019, 304 s.

(Ekin Sanat, Ankara, Ekim 2020)

Yazı Tarihi : 22.01.2021