Hasan Akarsu
BİR KIRSAL KESİM ROMANI: “EVE DÖNEMEZSİN” (*)

Yazar Selahattin Yusuf, 1974 Trabzon doğumlu olup Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirir. Üniversite yıllarında yazmaya başlar. Sekiz yapıtına “Eve Dönemezsin” romanını ekleyerek çalışmalarını sürdürür. Romanda olaylar Karadeniz bölgesindeki mezra, köy ve kasaba arasında geçer. Anlatıcı, çocukluğundaki köy yaşantısını, ilkokulu okumak için kar kış demeden her gün 4,5 km yol gidip geldiğini, öğretmenin olumsuz yaklaşımını, sınıftaki ilişkilerini, köy yaşantısını, çocukluk aşkını etkileyici bir dille, doğa betimlemeleriyle birlikte yansıtır.

           Köylüler yoksuldur, göç, gurbet yazgılarıdır ki uzak illere, maden ocaklarına ve Almanya’ya gidip dönenler vardır. Almanya’da bir bacağını yitiren, köyüne dönen ve tahta bacak diye çağrılan Kut Süleyman ilginç bir tiptir. Eşi Sakine ve torunu Selvi’yle eski evinde yaşamını sürdürür. Yine Almanya’da çalışıp köye dönen Harun ise kamyonuyla tanınır. Oğlu Servet’le Selvi beşik kertmesidir. Havva ninenin torunu olan Anlatıcı da Selvi’ye (Selvinaz) tutkundur. Anlatıcı, kasabada gittiği ilkokulda öğretmeninden sürekli azar işitir, ceza alır. Varsıl çocukların kayırıldığını gözlemler çocuk yüreğiyle. Olaylar 12 Eylül 1980 sonrası yıllarda geçer. Köylüler çocukların okutulmasını istemez. Anlatıcı, Bakkal Deli Bahtiyar’ın Ankara’da üniversitede okuyan oğlu Fazıl ağabeyini örnek alır. Köye geldiğinde onunla görüşür. Fazıl, ileri görüşlü olup kitap okuyan biridir ve çok kitap okuyan, yazar olacağını söyleyen Anlatıcı çocukla ilgilenir. Ona kitaplar verir, yazdıklarını alıp Ankara’da bir dergide yayımlatır. Dergide adını gören Anlatıcının sevincine diyecek yoktur.

                Eve dönemezsin

           Anlatıcı, köylünün doğmalarını, kör inançlarını, geleneklerini, hayvancılığını, yaylaya çıkışlarını, bitki örtüsünü, yararlı otları, yaşlı kadınların hastalıklara karşı uyguladığı yöntemleri, uzun kış gecelerini, mısır harmanlarını, horon oyunlarını vb. ayrıntılarıyla anlatır. “Sırtladığı kendi küçük ışığıyla sınıfın karanlığını kazarak”, ölüp ölüp dirilerek ufkunu genişletir. Hastalanıp ölen annesini unutamaz ve onsuz yaylaya çıkarken duyumsadıklarını çocuk duygularıyla dile getirir: “Diyordum kendime; eve dönemezsin. Katlan buna- ellerinin arasındadır şimdi ev. Ama olsun, esirgemez anne bakışı son bir teselliyi… (s.84)… Seni rüyamda gördüm anne!/ Birlikte eve dönüyorduk…” (s.254). Annesinin fotoğrafını naylona sarıp koyduğu göğüs cebinden çıkarıp öper, özledikçe öper. Anlatıcı, romanda kırsal kesimle ilgili sözcükleri kullanır: kaymak sahanı, katık, lavaş, kete, tandır, nahır, hemençe, terek vb. Köylülerin yaşantısındaki olumlu ve olumsuz yönlere ayna tutar. Deli Musa da ilginç tiplerden biridir. Romanın sonunda Anlatıcı çocuğun karşısına çıkıp onun yazdığı tüm öyküleri bildiğini söyler. Anlatıcı, yazar olma yolunda epeyce yol alır böylece.

        Yazar Selahattin Yusuf, “Eve Dönemezsin” romanında, yurdumuzun kırsal kesim insanının yaşamını ayrıntılarıyla anlatırken bugünleri geleceğe taşır. Yoksul bir çocuğun okuma ve yazma tutkusunu yüceltirken herkesin kendinden izler bulacağı kesitler verir.

 

(*) Eve Dönemezsin- Selahattin Yusuf, Roman, Turkuvaz Kitap, 1. Baskı, Kasım 2020, 256 s. 

(Cumhuriyet kitap, 14.01.2021)

Yazı Tarihi : 18.01.2021