Hakan Türksoy
Bisiklet hikayesi...

Ankara, İstanbul, İzmir derken yaşadığımız şehri unutmayalım.

Burada da güzel şeyler oluyor. Avrupa Kalite Vakfı (EFQM) modelini 2017 yılında uygulamaya başlayan 2018 yılında Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız Belgesi almaya hak kazanan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi 2020 yılında salgının ve ekonominin olumsuz etkilerine rağmen 5. yıldızını da aldı.

Bu yetkinlik ödülü her belediyede olmadığı gibi Fenerbahçe'de bile 5 yıldız yok.

Araya Fenerbahçe'yi sıkıştırdım diye Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin yıldızlarını küçümsediğimi sanmayın.

Oy verdiğim parti iktidar, tuttuğum takım bir türlü şampiyon olamıyor. Bende insanım, ister istemez etkileniyorum. Ne yalan söyleyeyim özeniyorum(!)

Özendiğim başka konularda var. Teknoloji sayesinde tüm dünyadan haberimiz oluyor.

Dün gece Moskova'da kar yağdığını, İskoçya'nın başkenti Edinburgh'ta Aurora Borealis (kuzey ışıkları) görüldüğünü, New York'ta havanın Trakya havası gibi olduğunu, İsrail'de yaşayan domates üreticisi Yitshak ağabeyin domates fiyatlarından memnun olmadığını biliyorum.

Kar, Aurora, Trakya havası, domates bir yana Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İsrail'de de koronavirüs aşısına başlandığını biliyorum.

İnsan ister istemez özeniyor... Ama, olsun bizde aşı olacağız. Sadece biraz sabır.

Sabır deyince bir arkadaşımın bisiklet hikayesi geldi aklıma... Memur babası ilkokuldan üniversiteyi kazanıncaya kadar "sınıfını geç sana bisiklet alacağım" demiş. Her yıl iftihar belgesi getiren bu arkadaşımın hiç bisikleti olmamış.  Şimdi 63 yaşında ve bir bisiklet kulübünün en aktif üyesi.

Zaten Dünya Sağlık Örgütü'nün Başkanı koronavirüsün son salgın olmayacağını, salgınların hayatın gerçeği olduğunu, iklim değişikliği ve hayvan haklarıyla mücadele edilmediği sürece insan sağlığının salgınlara mahkum olacağını söylüyor... 

Yani biraz sabretmemiz gerekiyor.

Yazı Tarihi : 28.12.2020