Şafak LAYİÇ
BU NASIL EV?

Dilencinin biri, ev ev dolaşarak karnını doyurmaya çalışır. O gün de nedense kısmeti kapalıdır. Zavallı adam, bütün gün aç biilaç dolaştıktan sonra, oldukça gösterişli bir evin kapısını çalar:

-Karnım aç. Acaba bana biraz yemek verebilir misiniz?

     Ancak ev sahibi, yardıma yanaşmaz:

-Burası lokanta mı? 

     Fakat Dilenci, son umudunda direnir:

-Peki, bir parça ekmek verseniz?

-Be adam, burası fırın mı? Sen neler söylüyorsun!

     Dilenci sağlam bir kayaya denk gelmiş olsa da, buradan bir şey almadan gideceğe benzemez:

-Allah Allah, bari biraz un verin de kendim pişirip yiyeyim?

-Hay sersem, burası değirmene mi benziyor?

     Zavallı Dilenci, umudu iyice zayıflasa da, son kozunu oynar:

-Her şeyden vazgeçtim; bir tas suyunuz da mı yok?

     Ev Sahibi de geri adım atmamakta kararlıdır:

-Bre gafil, var git işine! Burası ne deredir ne de çeşme!

     Dilenci, aldığı bu cevapla tüm umudunu kaybeder ve halden anlamaz bu zengin adamı Allah’a havale edip uzaklaşmaya başlar. Fakat bu sırada aklına bir şey geldiği için geri döner. Evin duvarına yaklaşıp küçük su dökmek için uçkurunu çözmeye başlayınca

Ev Sahibi öfkeden deliye döner:

-Dur be densiz, ne yapıyorsun! Burası bir ev, görmüyor musun!

     Bu defa Dilenci Ev Sahibi’ni tersler:

-Ey aptal adam; içinde hiçbir şey bulunmayan bu viraneye sen ev mi diyorsun!

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 29.01.2020