Hakan Türksoy
Bu ne yaman çelişki...

Orman yangınları, sel felaketleri derken Covid-19 salgını yine yükselişe geçti.
Amerika başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri Türkiye'yi tekrar riskli ülkeler arasına dahil etti...
Birçoğumuzun bundan haberi yok. Düğünler, dernekler, toplantılar hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyor...
İnanın güzel şeyler de yazmak istiyorum... İşte mart ayında sürüler halinde Afrika'dan yola çıkıp önce Anadolu'ya sonra İstanbul, Trakya üzerinden  Avrupa ve Balkanlara gelen leyleklerin sonbahar göçü başladı...
Bildiğiniz gibi önce leylekler ardından kırlangıçlar geliyor... Giderken yine önce leylekler sonra kırlangıçlar gidiyor...
Hayvan kere hayvanların milyonlarca yıldır tekrarladığı bu göç olayı insan olanları ilk günkü gibi heyecanlandırıyor. Güzel olan bu. 
Fakat Dünya'nın başka bir yerinde bu kez insanoğlu göç ediyor... Doğrusu bu göç değil, kaçış...
Bu kaçış öyle bir kaçış ki insanoğlu insanın yüreğini sızlatıyor... Gözümüzün önünde yeni bir insanlık trajedisi yaşanıyor..
Havaalanında yaşananlarla çoluk, çocuk o insanların uçaktaki halleri bilim kurgu filmlerini aratmıyor.
Ne yazık ki hepsi gerçek.  Amerika'nın Japonya'ya attığı atom bombası sonrası çırılçıplak kaçan insanların yüz ifadeleri hala gözlerimizin önünde. 
Nazilerin kamyonlara zorla tıkıp zehirlediği çocukların "ölmek istemiyorum" feryatları hala kulaklarımızda.
Daha dün Srebrenitsa Katliamında Sırpların Müslüman halka yaptıklarını nefretle kınamadık mı?
Şimdi Müslüman Afgan halkı Müslümanlardan kaçıyor... Bu kaçışın fotoğraflarını ve videolarını bizden sonrakiler izleyecek ve bu insanlık trajedisine neden olanlardan nefret edecekler...
Bu olaylara neden olanlar, bir taraftan herkesi aşılayıp yaşatmaya çalışıyor, bir taraftan insanların katledilmesine göz yumuyorlar...
Üstelik Müslümanı Müslümana katlettiriyorlar... 
Bu ne yaman çelişki be usta?

Yazı Tarihi : 17.08.2021