Cahide Ulaş
BÜTÜN ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETMENLERİMİZE İYİ TATİLLER

ELBET BUNLAR DA GEÇECEK
Öyle bir zamandayız ki; bunalım stres sarmış dört bir yanımızı. Korkularımızı büyüterek daha
da çok içimize kapanıyoruz. Ama her şeye rağmen dimdik ayakta durmalı, hayata dört elle sarılmalı
ve tüm umudumuz olan çocuklarımıza, gençlerimize yaşam sevinci aşılamaya devam etmeliyiz.
Hiç bir şey yapasım yok… Hiç bir şey istemiyorum! Sadece üzüntü duyuyorum. Üzüntümde
kaybolmak istiyorum…Gbi sözleri sık sık dile getiriyoruz. Sanırım pek çoğumuz gibi…
Ama olmaz… Silkelenmeliyiz! Acı çeken vatandaşlarımız, kardeşlerimiz, bunca kaybımız,
yardım bekleyenimiz varken toparlanıp daha da çok çalışmamız lazım. Sağlam, dik, ayakta ve
birbirimizle olmamız, kenetlenmemiz lazım.
Başarılarıyla, heyecanla ve hüzünle ülkesine taziye, umut mesajları, madalya sevinci yollayan
ve tüm olan bitene şaşıran ama masum, temiz çabalarını seferber eden gençlere yol açmamız, onlara
alan tanımamız, dünyayı değiştirme işini onlara bırakmamız lazım artık…
Bu karmaşada tercih yapmaya çalışan gençler, siz bize takılmayın sakın. Geleceğinize
odaklanın. Siz bizden çokkk daha akıllısınız, bize sakın aldırmayın, kurtarın kendinizi. Bunu da
ancak çok ve etkin çalışarak yapabilirsiniz. Ça-lı-şın..
Gençler, korkmayın sular bulanmadan durulmaz. Elbet bunlar da geçecek. Elbet yine güzel
günler göreceğiz.
Eğer siz bizden daha akıllı, daha çalışkan, hümanist ve çevreci olursanız her zaman olduğu gibi
eninde sonunda; tüm yaşanan bu sıkıntıların üstesinden geleceksiniz. Yarınlar için tek umudumuz
sizlersiniz.
ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ÜSTÜN DÖKMEN’DEN VELİLERE TAVSİYELER
Bunu mu istiyorsunuz?
• Çocuğunuz;
– Varsın, bir çivi bile çakamasın ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin
ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin
ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın ama sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir,bilmesin,
– Başın sağ olsun ne demek, anlamasın,
– Geçmiş olsun kime denir,niçin denir, haberi olmasın,
– Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama karneleri süper olsun.
– Evet varsın, tek dostu olmasın ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun öyle mi?
Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz:
– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister
misiniz;
– “Oğlum, çıkar üstünü-başını…doğru derslerinin başına…”
– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi…hafta içi sokak-mokak yasak…
– Ne gezmesi…sen önce ödevlerini bitir.
– Oyun mu…gelmeyeyim yanına…

– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…
– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…
– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…
– Şu odanın hali ne küçük bey…
– Hayır efendim…siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…
– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…
– Çocuklar…kesin şamatayı da elime sopa almayayım…
• Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.
• Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi:
– Elinin neye yatkın olduğunu,
– Gönlünün neler arzuladığını,
– Dilinin neye uyumlu olduğunu,
– Gözlerinin zevkini,
– Hangi oyunlardan hoşlandığını,
– Neleri “merak” ettiğini,
– Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını,
– Hangi oyunlarda başarılı olduğunu,
– Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını…hiç merak ettiniz mi acaba.
– Bisiklet sürmeyi öğrenip öğrenmediğini,
– Resim dersiyle ilgisini,
– Müzikle arasını…hiç mi sormadınız…
• Öyleyse çocuğunuzla:
– Ayağı yere basan bir iletişim kuramazsınız.
– Her sözünüze tepkili olması,
– Lafı ağzınıza tıkaması,
– Bazen de sizi terslemesi,
– Hayallerinizin suya düşmesi…hep bundandır…canım kardeşim............
ÜSTÜN DÖKMEN
TEK BİR HAYATINIZ VAR ŞU DÜNYADA UMARIM DEĞERLENDİRİRSİNİZ
Kanserden ölen Erma Bombeck'in hayat üzerine yazdığı son sözleri
- Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım
zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim.
- Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim.
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.
- Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını
daha çok paylaşırdım. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. Sanal ortamda daha
az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın
almazdım.
- Hamileliğimin bir an önce sona erip doğum yapmayı dilemek yerine; hamile olduğum her anın
tadını çıkarır ve içimde bir canlı büyütmenin ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar
nadir bir olay ki; mucize gibi bir şey.
- Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. Onlara
daha çok "Seni seviyorum" ; ondan da daha çok "Özür dilerim" derdim.
- Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey, her dakikasını değerlendirmek olurdu.
Dikkatle bak, gerçekten gör. Yaşa; vazgeçme. Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.
- Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her
şey için şükredin.

- Tek bir hayatınız var bu dünyada ve bir gün sona eriyor. Umarım, her gününüzü
değerlendirirsiniz.
HAYATTA SADECE KENDİNİZ İÇİN KOŞUN
Tazı Tavşanı kovalarken bir türlü tavşanı yakalamıyor Tazı Tavşana soruyor senin bacakların
kısa benimkiler ise uzun ben niye seni yakalayamıyorum...
Tavşan Tazıya cevap verir,,,
Ben kendim için koşuyorum sen ise başkası için koşuyorsun da ondan..
Siz siz olun bu hayatta sadece kendiniz için koşun.
DÜNYA ÇOCUK BAHÇESİDİR
Sen sevgisin çocuğum
Okşa ellerinle beni
Sen barışsın çocuğum
Açmışsın yüreğini
 
Sen özgürlüksün çocuğum
Bilmezsin korkuyu
Sen güzelliksin çocuğum
Asude uyu
 
Sen küçüksün çocuğum
Gelecek senin
Sen dirliksin çocuğum
Gülüyor gözlerin
 
Sen aydınlıksın çocuğum
Bilinmeyeni sezen
Sen umutsun çocuğum
Umutla büyüyen
 
Dünya bahçen çocuğum
Büyüyünceye dek
Yaşın iki çocuğum
Yıllar çabuk geçecek
 
Sen hayatsın çocuğum
Tüm gözlerin diri
Sen büyüksün çocuğum
Öpeyim ellerini
Mehmet Cemil UĞURLU
Çocuğun yanında olmalıyız, çocuğun yanında olmak çocuğa sevgi vermek demektir. Sahip çıkan sevgi
değil, duygusal sevgi de değil, yalnızca çocuğa onu sevdiğinizi ve onayladığınızı hissettirecek biçimde
davranmak.
A.S. Neil

Yazı Tarihi : 16.11.2021