Hasan Akarsu
“CEMAL SÜREYA/ AŞK GÜNÜ DOĞDU” (*)

Yazar Nazan Arısoy, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirir. Eğitim ve sanat yönetmeni olarak çalışır. Cemal Süreya’yı yazarak biyografik romanlarına bir yenisini ekler. Altı bölümden oluşan bu yapıtında, Cemal Süreya’nın yaşamöyküsünü her yönüyle yansıtır. Cemal Süreya, “Aşk günü doğan, sonuna kadar aşk olan” bir ozan ve yazardır.

Nazan Arısoy, Cemal Süreya’yı doğumundan ölümüne değin tüm yaşadıklarıyla, aşklarıyla birlikte anlatır. Annesi Güllü Hanım (Gülbeyaz) bir Zaza kızıdır. Babası Süslü Hüseyin şıklığıyla tanınır. Cemal, iki kızkardeşi olan Perihan ve Ayten’le büyür. Annesinden aşk söylencelerini dinler. Dersim olayları nedeniyle ailesiyle sürgüne gönderilir ve Bilecik’e yerleşirler. Annesi genç yaşta ölünce çocuklar üvey annesinden baskı görürler. Onun için yazar “Anasızlığından doğdu Cemal Süreya” der. Okulda ona arkadaşlarının “Kürt Cemo” demelerini unutamaz. Babası şoförlük yaptığı için evden uzak kalır. Büyüdükçe babasına benzer Cemal Süreya. İleriki yıllarda bir iddia sonucunda soyadındaki “y”den birini atmak zorunda kalır. Lise yıllarında mektup yazmayı sever, düşündeki sevgililere mektup yazar. Haydarpaşa Lisesinde sonra Ankara Üniversitesi İktisat ve Maliye bölümünde okur. Kısa bir dönem Darphane Genel müdürlüğü yapar, 1982’de emekli olur. 26 yılda 28 ev değiştirir.

Cemal’in Aşkları, Eşleri

Cemal, ortaokulda tutulduğu Seniha Hanım’la ileriki yıllarda evlenir ve Ayçe adlı bir kızları olur. Anlaşamazlar ve boşanırlar. Daha sonra Cemal, Ülkü Tamer’in eşi Tomris’e tutulur ve onunla evlenir. Edebiyat tutkusuyla aşkı bir arada yürütürler de sonu gelmez. Tomris, bu kez ozan Turgut Uyar’a ilgi duyar ve onunla evlenip yaşamını sürdürür. Üçlü ozan Ülkü, Cemal, Turgut her şeye karşın birliktedirler. Yazar, Cemal’in kadınlarını değerlendirirken: “İlk karısı Seniha ile başarısız ve menfaat hırsı, kıskançlık münasebetiyle biten evliliğin ardından karşısına çıkan diğer kadınlar hatta muhakkak Tomris de, Cemal Süreya’yı hırpalamıştır. Elbette bu hırpalanma tek taraflı değildir” (s.59) der. Cemal, sonra da “Bir içim su” diye nitelendirilen Zühal Tekkanat’la (Elif Sorgun) evlenir ve ondan Memo adlı bir oğlu olur. Memo’yu çok sever ancak büyüdükçe yolları ayrılır. Zühal Hanım’dan da ayrılan Cemal bu kez dört çocuklu, dul bir kadın olan “En Nihayet Kadın” dediği Birsen Sağnak’la evlenir ona sığınır, çok mutlu olur. Memo, babasının bu yaşantısından hoşlanmaz, ona karşı tavır alır ve babasının ölümüne neden olur sonunda (09 Ocak 1990).

Nazan Arısoy, bu yapıtında Cemal Süreya’nın eşlerini, aşklarını, tutkularını, yaşam biçimini, alışkanlıklarını, arkadaşlarını ayrıntılarıyla anlatır. Kadınlarından Cemal’e, Cemal’den kadınlarına mektuplar yazarak iç dünyalarını yansıtır. Ayrıca Cemal Süreya’yı hiç ölmemiş gibi 2017 yılında düşleyip yaşatır ki bu kurgusuyla da ilgi çeker. Bu yaşamöyküsünün Cemal Süreya’yı sevenler için nitelikli, ilgi çekici bir yapıt olduğunu belirtmeliyiz.

 

(*) Cemal Süreya/ Aşk Günü Doğdu-Nazan Arısoy, Yaşamöyküsü, 61. Baskı, Nisan 2019, 224 s.

(Yeniden Türk Dili-internet ortamında- Ocak-Şubat 2020)

Yazı Tarihi : 07.07.2020