Cahide Ulaş
CUMHURİYET DEMEK ATATÜRK DEMEK CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Cumhuriyet demek bağımsızlık demek, halkın kendini yönetmesi demek, Mustafa Kemal
Atatürk demektir.
Cumhuriyet Bayramı her sene kutlanırken tüm aziz şehitler anılmaktadır. Bu devlet onların
aziz hatıraları ile inşa edilmiştir.
Padişahlık sisteminden demokrasiye geçiş ancak Cumhuriyetin ilanı ile olmuştur.
29 Ekim 1923 tarihinde yepyeni bir sayfa açılmış, Türk halkı özgürleşmiştir.
Atatürk ve silah arkadaşları ile yapılan Kurtuluş Savaşı artık bir var olma mücadelesiydi. Bu
mücadeleden başarı ile çıkılmış ve Türk halkının esaretine son verilmiştir.
Cumhuriyetin ilanı ile insanlar artık kendi yöneticilerini seçiyor, yönetimde söz sahibi
olabiliyorlardı. Özgürlüklerin demokrasinin kapısı Cumhuriyet ile açılmış oldu.
Bugün bu topraklar üzerinde rahat ve huzurlu bir şekilde yaşıyor isek, her vatandaş eşit ise,
bunda Cumhuriyet ve Atatürk imzası vardır.
Cumhuriyet bizlerin ve gelecek nesillerin temel taşını oluşturmaktadır. Yarınlara umut ile
bakabiliyorsak, planlar yapabiliyor, kimse bize zorla bir şeyler yaptıramıyor ise, bu Cumhuriyettir.
1. Dünya Savaşı’ndan sonra işgal edilen yurdumuz, Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı
Kurtuluş Savaşı ile şanlı bir mücadele vererek acılı ve zorlu geçen yaklaşık bir dört yılın ardından
esaretinden kurtulmuştur.
Daha 23 Nisan 1920’de TBMM’yi açarken Mustafa Kemal Atatürk’ün aklındaki yönetim
biçimi ulusal egemenliğe dayanan cumhuriyetti.
28 Ekim 1923 tarihinde bir akşam yemeği sırasında bu düşüncelerini arkadaşlarına açan
Atatürk’e göre Türk ulusu kendi kendini yönetmeli ve bir padişahlık rejimi asla var olmamalıydı.
“Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” diyen Atatürk’ün bu düşünceleri arkadaşları tarafından
sevinç ve coşkuyla karşılandı. Bu yemeğin akabinde Atatürk ile İsmet Paşa birlikte “Türkiye
Devleti’nin yönetim biçimi Cumhuriyettir” şeklinde bir yasa tasarısı hazırladı. Daha sonra bu yasa
tasarısı anayasanın ilk maddesinde yerini aldı.
29 Ekim 1923 tarihinde TBMM’de okunan bu yasa tasarısı “Yaşasın Cumhuriyet!” nidalarıyla
onaylandı.
Daha sonra yüz elli sekiz üye Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkanını seçmek için oy
kullandı ve oyların tümünü alan Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı
olmuştu.
Tüm yaşamını ulusu için harcayan bu büyük insan ölene kadar cumhurbaşkanlığı görevine
devam etti.
Mustafa Kemal Atatürk ulusunu sadece yok olmaktan kurtarmamış, aynı zamanda yaptığı
inkılaplarla onu çağdaş uygarlıklar düzeyine taşımaya çalışmıştır.
Eğitim ve öğretim birliğinin sağlanması, şapka devrimi, harf devrimi, halifeliğin kaldırılması
bunlara örnektir.
Cumhuriyetin ilanının akabinde büyük bir kalkınma dönemi başlamış ve yeni yollar, köprüler,
barajlar, hastaneler, okullar, fabrikalar yapılmıştır. Yeni şehirler kurulmuş ve savaşta harap olan
şehirler yeniden inşa edilmiştir. Yenilikler, yaşamın her anında kendini belli etmiştir.
Bu mutlu sona ulaşmak için pek çok şehitler verilmiş, içerde ve dışarıda pek çok zorluklar
çekilmişti. Hepsinin sonunda ise Cumhuriyet kurulmuştu.
Bize emanet edilen Cumhuriyeti koruyacağımıza ve yaşatacağımıza söz verdiğimiz bu günde
Atatürk’ü ve bu yolda canını veren şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
CUMHURİYET NEDEN ÖNEMLİDİR?

Her yıl bu ülke neden Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaktadır diye hiç kendimize sorduk mu
acaba?
Cumhuriyet mutlak yönetim gücünün halk arasında eşit şekilde paylaştırılması demektir
aslında.
Cumhuriyet insanca yaşamanın temellerini atan bize yönetimi dolayısı ile bu ülkeyi daha güzel
günlere taşımak için güç veren bir olgudur ve bu sebeple ondan vazgeçemeyiz.
Egemenlik hakkının kayıtsız şartsız bir şekilde halka ait olduğunu söyleyerek, Cumhuriyet
rejimini bizlere miras bırakan Yüce Atatürk’ün bu eşsiz mirasına; kendini bilen bu ülkeyi seven her
Türk vatandaşının sahip çıkması gerekmektedir.
Çünkü Cumhuriyet demek ayrımcılık değil birleştiricilik demektir. Çünkü Cumhuriyet demek
bağnazlık değil akılcılık demektir.
Cumhuriyet düşmanları her daim bu ülkede olacaktır.
Zaten Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde de belirttiği tüm durumlar
oluşabilir. Ancak bizler bunlardan yılmayacağız ve hepimiz birer Cumhuriyet çocuğuna uygun
şekilde mücadele edecek ve cumhuriyetimize sahip çıkacağız.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarında sadece göze hitap eden gösterileri izlemek de
Cumhuriyet’e sahip olmak demek değildir.
29 Ekim’de meydanlarda, törenlerde olmalıyız ki; içimizde (toplumda) yeşermeye çalışan
Cumhuriyet düşmanlarına karşı mesajımızı net ve direkt olarak verebilelim. Bu ülkenin,
Cumhuriyet rejiminin ilelebet ayakta kalacağının teminatı olalım.
TEKİRDAĞ SIIR IKINDILERI GRUBU SEZONUN ILK TOPLANTISINI
9 EKİM CUMARTESİ GÜNÜ NAMIK KEMAL EVI NDE YAPTI
Pandemi nedeniyle iki yıldır toplanamıyorduk .
Nihayet Grubumuzun Başkan Yardımcısı çok değerli gönül dostu Ali Ihsan Şeniz in
organizasyonu ile toplandık.
Çok özlemiştik birbirimizi, sevgiyle, saygıyla, dostlukla, şiir kültür sanat adına
paylaşımlarımızı çok özlemiştik.
Salgın hastalık nedeniyle tokalaşmaktan bile çekindiğimiz günlerde kucaklaşmamak için
kendimizi zor tuttuk. Yetmese de özlemle içten sevgimizle sadece selamlaştık ama birlikte olmak,
paylaşmak bile çok güzeldi.
Uzun bir aradan sonra özlemler, söylemler öyle çok birikmişti ki; paylaşmaya doyamadık.
Toplantı konusu: CUMHURIYET VE ATATÜRK " tü..
Sunuculuğu yine Ali Ihsan Şeniz yaptı.
Toplantımızda Cumhuriyet'in anlam ve önemi ile tabii ki Atatürk her yönüyle anlatıldı.
Anlatımlar, Atatürk ' ten sözler, anılar ile Cumhuriyet ve Atatürk şiirlerinin paylaşılması
toplantının anlamına anlam kattı.
ATATÜRK'ün sevdiği şarkıları müzisyen dostlarımızın önderliğinde hep birlikte söyledik.
Çok özlediğimiz dostlarla birlikte olmak çok güzeldi hepimize terapi gibi geldi.
Aramıza katılamayan dostlarımız da vardı ama yeni dostların katılması da bizleri çok mutlu etti.
Gençler de geldiler ve bizlere katıldılar.
Namık Kemal Evi’nde çok güzel gelişmelerin olması hepimizi çok mutlu etti.
Namık Kemal Evi’nin sergi salonu olarak da kullanılan alt katı; Namık Kemal Derneği Başkanı
Sezai Kurt tarafından çok güzel bir kütüphane olarak hazırlanıyordu. Gerçekten harika olmuş.
Namık Kemal Derneği Başkanı Sezai Kurt’u ve tüm emeği geçenleri kutluyorum!
Programın organizasyonunu ve sunuculuğunu yapan Ali Ihsan Şeniz e, eskimeyen şiir yürekli
tüm gönül dostlarımıza, aramıza yeni katılan dostlarımıza, gençlerimize şahsım ve grubum adına
çok teşekkür ediyorum.

Şiir sevdasıyla, sanat sevdasıyla, sevgiyle, dostlukla buluştuğumuz, paylaşarak çoğaldığımız
toplantılarımızın devamı ve bir dahaki toplantımızda daha çok gönül dostu ile buluşmak diliyoruz.
İnşallah bilinçli bir şekilde kurallara uyarak yaşamaya devam edip bu salgın hastalığı
bitiremezsek bile, hiç olmazsa en az düzeye indirebiliriz de çok ihtiyacımız olan bu toplantılara
devam edebiliriz.
______________________________________________________________________________________

ATATÜRK VE CUMHURİYET
Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk,
Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!..
Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın,
Duyunca silkindi Türk narasını “Ata”nın!

Haykırdı kadın, erkek: “İhtilâl var, ihtilâl”!
Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl…
Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı,
Bütün millet “Kemal”in etrafında toplandı!..
Dönünce yurt ananın gözleri bir pınara
Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!..
Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak:
Irkının şahlanışı ısırttı “Garb”a dudak!..
Çekince Mehmetçik’ler kılıçları kınından,
Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından!
Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler,
Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..
Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi,
Türk’ün kara bahtını ağarttı “Büyük Gazi”!..
Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete,
Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..
Değildir zindan artık bize Anadolu’muz,
Cumhuriyet nuruyla aydınlandı yolumuz!..
Onun kutsal sevgisi taşıyor içimizden,
Gökler dolusu selâm, ölmez “Ata”ya bizden!..
Cemal Oğuz ÖCAL
Türk Ulusu büyüktür. Özgürlüğü ve barışı sever. Canı pahasına da olsa Cumhuriyeti sonsuza kadar
yaşatacak güçtedir. Ve yaşatacaktır… Cumhuriyet etnik kökeni ne olursa olsun tüm yurttaşlarını
Türk Ulusu çatı kimliğinde birleştirmiştir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Yazı Tarihi : 29.10.2021