Şafak LAYİÇ
DALGINLIK

Köylünün biri, 2 koyununu satmak için kasabaya götürür. Ancak akşama doğru yalnızca birini satabilir. Zavallı adam, bir süre daha beklemesine rağmen, karanlığa kalmadan dönmek için, satamadığı diğer koyunuyla birlikte, köyüne doğru yola çıkar.

     Fakat kahramanımız izlendiğinin farkında değildir; hırsızın biri, bizimkini gözüne kestirmiştir. Köylü, yolunu yarıladıktan sonra, bir ağaç dibinde, kısa bir süre de olsa, oturup dinlenmeye karar verir.

     Ancak adamın gözleri yorgunluktan kapanmaya başlar. Kahramanımız, satamadığı koyununu ağaca bağladıktan sonra, birkaç dakikalığına şekerleme yapmaya karar verir. İşte bu sırada Hırsız, bu fırsatı değerlendirir ve koyunun ipini sessizce çözerek kayıplara karışır.

     Zavallı köylü birkaç dakika sonra uyanır. Fakat şimdi koyunun yerinde yeller esmektedir. Çaresizce sağa sola koşturur. Ama ne koyununu bulur, ne de hırsızı görür. 

     Kahramanımız, dalgınlığının, tedbirsizliğinin faturasını ödemiş olarak köyüne doğru olan yolculuğunu sürdürür. Birkaç dakika sonra bir adamın, ormanın kenarında ağladığını görür:

-Selâmün aleyküm! Kardeş, neden ağlıyorsun? Derdin nedir?

     Köylü, ağlayan adamın, kendisini biraz önce soyan hırsız olduğunu, yüzünü görmediği için bilmez. Hırsız şimdi ikinci numarasının peşindedir:

-Sorma kardeşim! Şu su kuyusuna kesemi düşürdüm. İçinde tam 10 altınım vardı. Gerçi su derin değil; ama korkumdan dolayı bir türlü inemedim. Eğer sen inersen 5 altınını sana veririm.

     Köylü ellerini semaya açar:

-Allah’ım, bana zararımı çıkarmak, hatta kâra geçmek için çok

güzel bir fırsat gönderdin. Sana şükürler olsun!

     Köylü soyunup kuyuya iner ve suya dalar. Ancak bir türlü keseyi bulamaz. Sonunda çaresizce kuyudan çıkar. Fakat şimdi de yukarıda ne Hırsız vardır ne de elbiseleri. Elbette satmış olduğu koyunun parası da ortada görünmemektedir.

     Zavallı kahramanımız, yine çaresizce sağa sola koşturur. Ancak sonunda umudunu kaybetmiş olarak köyüne döner. Akşam yemeğinde tüm aile sofrada toplanmıştır. Köylü başından geçenleri babasına bir bir anlattıktan sonra özeleştiri yapar:

-Sanırım dalgınlığıma geldi.

     Baba, oğluna dönerek olaya farklı bir boyut getirir:

-Oğlum, hepimiz hata yaparız; bu dalgınlıktır. Fakat aynı hatayı bir defa daha yapmak ise aptallıktır!     

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 11.01.2020