Şafak LAYİÇ
DAR VE GENİŞ VİZYON

Genç bir yazar, yazdığı şiirleri bir klasör içine koyarak, o devrin en büyük yayıncılardan birine götürür:
-İlk şiir kitabımı size satmak istiyorum.
        Ünlü yayıncı, şiirlere şöyle bir göz gezdirdikten sonra kararını verir:
-Hayır, genç adam, bunları basamam. Bu şiirlerin hiçbir sanatsal değeri yok. Ayrıca bize geleceğine, amatör şairlerin kitaplarını basabilen daha küçük yayınevlerine gitmen gerekmiyor muydu? Ancak onlar da bu yazdıklarına para vermezler. Hatta basmak için senden para isterler.
        Delikanlı bu sözlerden çok rahatsız olur:
-Beyefendi, şiirlerimi basmayabilirsiniz. Fakat onların sanatsal değerinin olmadığı fikrinize katılmıyorum.
        Yayıncı, gencin söz ve tavırlarını küstahça bulmuştur. Kapıyı göstererek:
-Neyse, şiirlerinin kalitesizliğini ve benim sanatsal yargılarımı seninle tartışamam. Bu benim için büyük bir zaman kaybı olur. Güle güle…
        Genç şair kapıdan çıkarken son sözlerini söyler:
-Çok yazık! Büyük bir servet kazanma fırsatını kaçırdınız.
        Ünlü yayıncı, merak içinde, biraz da alaycı:
-Nedenmiş o?
-Çünkü burada size, yalnızca bir şiir kitabımı değil, ileride yazacağım bütün eserlerimin telif haklarını da satacaktım. Ama şimdi hepsini kaybettiniz.
        Yayıncı umursamaz bir şekilde işine döner. Fakat aslında bu genç haklıydı. Çünkü onun adı “Victor Hugo” idi.
        Hoşça kalın…

 

Yazı Tarihi : 14.08.2020