Cahide Ulaş
DEPREMLER ÇIĞ UÇAK KAZASI ŞEHİTLERİMİZ DERKEN VE CANIMIZ ÇOK YANARKEN ŞİMDİ DE HASTALIK SALGINI İLE NE YAPACAĞIMIZI ŞAŞIRMIŞ DURUMDAYIZ

Her an deprem korkusu ile yaşamaya çalışırken uçak kazası ve çığ felaketi acımıza acı kattı En
büyük acıyı da onlarca şehit verdiğimizde yaşadık ve bir daha olmasın diye dualar ediyoruz.
Ateşkes ilan edildiğinde biraz soluklandık sanki ama yine şehit haberleri gelmeye başladı ve çok
üzgünüz!
Yorgun yaralı yurduma bahar gelmesine rağmen ne yazık ki milletim baharı yaşayamıyor. Savaş
bitmiyor bir türlü ve yüreklerimiz hep tetikte.. Her şehit haberi ile kahroluyoruz!
Yurdumun dört bir yanında olan depremlerin korkusu ile bilgilenmeye tedbir almaya çalışıyoruz
ve tedirgin yaşıyoruz.
Bu tedirginlik içinde biraz nefes alıp baharı yaşayalım diyoruz ama işte o da olmuyor.
Corona virüs diye bir hastalık Çin’den yayılıp hemen hemen dünyanın birçok ülkesi ile birlikte
bizim ülkemize de gelmiş durumda.
Hepimiz yine korkuyoruz bu salgından.. Dışarı çıkmaya çalışsak; kendimizi nasıl koruyacağız
diye düşünüyoruz ve eve kapanıyoruz.
Uzmanların uyarılarını dinleyip tedbirler almaya çalışıyoruz kendimizce.
Hepimiz adeta temizlik hastası olduk. Çamaşır suyu, dezenfektanlar ve kolonya düşmüyor
elimizden. Evlerimizin, yaşadığımız veya yaşamaya çalıştığımız her yeri dezenfekte etme telaşındayız.
Bu doğrultuda da alışveriş yapmaya çalışıyoruz.
Ama bu panik haliyle ve yayılan aslı olan veya olmayan haberlerle ya evde kapalı kalırsak ne
yiyip içeriz düşüncesi paniği daha büyük boyutlara da çıkardığını görüyoruz. Gıda maddeleri bile adeta
kapışılıyor ve market rafları boşaltılıyor.
Şimdi bakıyoruz da maskeler ve dezenfektanlar adeta karaborsada bazı yerlerde.
İşte bu panik durumunu değerlendirme çabasında olan bazı fırsatçılar sayesinde dezenfektanlar
yok satılıyor adeta. Bu zor durumu bile fırsat bilenler fahiş fiyatlarla satış yapıyorlar. Bu zor ekonomik
şartlarda böyle devam ederse bu millet kendisini nasıl koruyacak? Bu fırsatçılara insafsız demek bile az
geliyor..
Ülkemizde ve dünyada birçok tedbir alınıyor bu salgın hastalıkla ilgili.
Toplu olarak kapalı mekanlarda bulunmanın tehlikesi aşikardır. Geleceğimiz olan çocuklarımızı
düşünmemiz de gerekiyor. Çünkü veliler çok gergin ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdaydılar.
Şimdi okullar tatil edildi ve evden eğitim verilecek. Nisan ayına kadar tüm spor müsabakaları
seyircisiz oynanacak. Şimdi evde ve dışarıya çıkan çocuklarımızı korumak için yine aileler ellerinden
geleni yapacaklar.
Bir de şimdi çekirge istilasından söz ediliyor. Afrika’dan başlayarak gittiği yerlerde büyük bir
kıtlığa sebep olan ve acil durum ilan ettiren 400 milyara yakın çekirge, İran ve Irak’a geldi.
Sınırlarımıza çok yaklaşan çekirgelerin, yakın zamanda Türkiye’ye de geleceği düşünülüyor.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, sosyal medyada gündem olan ve Birleşmiş
Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) hakkında uyarılarda bulunduğu "çekirge istilası"yla ilgili
konuştu. "Çöl çekirgeleri Irak'a kadar geldiyse Türkiye'ye de gelebilir" ifadelerini kullanan Güngör,
çekirgelerin korona virüsünden daha tehlikeli olduğunu vurguladı.
Alınan önlemleri destekliyoruz.. Aynı hızla fırsatçılarında engellenmesini istiyoruz. Bireysel olarak
da gerekli hassasiyeti göstererek bu kaosu aşalım inşallah .. Geçmiş olsun Türkiye'm
Rabbim vatanımızı milletimizi ve tüm dünyayı felaketlerden korusun!
CORONA VİRÜS İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMELER DEVAMLI GELİYOR
BİLGİLENMEK İÇİN PAYLAŞMAK GEREKİYOR
Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılmaya başlayan yeni Corona virüs tüm dünyanın
teyakkuza geçmesine yol açtı. 2019-nCoV olarak adlandırılan bu yeni Corona virüsü, öksürük, boğaz

ağrısı yanı sıra, yüksek ateş, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, halsizlik, bitkinlik ve solunum yetmezliği
yakınmaları ile kendisini gösteriyor. 
Coronavirüsler deve, yarasa, kedi ve yılan gibi çok çeşitli hayvan türlerinde de bulunabilen
virüslerdir. Hayvanlardan insanlara bulaşabilir ve insanlar arasında da bulaş devam eder. Bunun
örnekleri MERS CoV ve SARS CoV’lerde görüldü.
Tıpkı mevsimsel grip gibi kuluçka süresi 5-14 gün olan virüsün belirtileri, ateş, titreme, öksürük,
solunum güçlüğü baş, boğaz, kas ağrısı, şeklinde görülebiliyor.
Hastalığın Belirtileri: Ateş Öksürük Nefes darlığı İshal(Daha az) Bulantı ve kusmadır
Nasıl Bulaşır?
Yeni Corona virüsün, diğer Corona virüsler gibi solunum salgıları ile bulaştığı düşünülmektedir.
Hasta kişilerden öksürük, hapşırık, gülme, konuşma sırasında çevreye saçılan virüs içeren solunum
salgısı damlacıkları, sağlam kişilerin mukozalarına temas ederek bu kişilerin hastalanmasına neden
olur. Hastalığın bu şekilde insandan insana bulaşması için yakın temas (1 metreden yakın) gereklidir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Corona virüs hastalığı(COVID-19) olan çoğu kişide hafif seyirli olduğundan hastalar ilaç
tedavisine gerek duymadan iyileşebilir. Ancak bazı belirtileri azaltmak ve hastayı rahatlatmak için,
hastaya ağrı kesici ve ateş düşürücüler, öksürük ilaçlarıyla bol sıvı desteği ve istirahat önerilir. Ek
hastalığı ve durumu ağır olanların hastanede yatarak tedavileri gerekebilir.
Corona Virüsünden Korunmak İçin Mutlaka Bu Önlemleri Alın
Enfeksiyonun yayılmasını önlemek için standart öneriler arasında düzenli el yıkama, öksürme ve
hapşırma sırasında ağız ve burnun kapatılması, et ve yumurtaların iyice pişirilmesi yer alır. Öksürme
ve hapşırma gibi solunum yolu rahatsızlığı belirtileri gösteren kişilerle yakın temastan kaçınmalıyız.
Şu an COVID-19 enfeksiyonuna karşı geliştirilmiş bir aşı henüz yoktur.
Corona virüs dahil tüm solunum yolu hastalıklarından korunabilmek için aşağıdaki önlemlerin
düzenli olarak uygulanması önerilmektedir:
 Ellerinizi sık sık, 20 saniye süreyle su ve sabunla yıkayın. Küçük çocukların da aynı şekilde
ellerini yıkamasını sağlayın.
 Su ve sabun bulunamıyorsa alkol bazlı bir el dezenfektanı kullanın.
 Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kağıt mendille kapatın, ardından mendili
mutlaka çöpe atın.
 Kirli ellerle ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.
 Corona Virüs belirtileri olan yada teşhisi konmuş hastalarla aynı kaptan yemek yemek, aynı
bardağı paylaşmak veya öpüşmek gibi kişisel temastan kaçının.
 Kapı kolları ve oyuncak gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve bunları dezenfekte edin.
Dünya Sağlık Örgütü, riskli bölgelere seyahat eden herkes için aşağıdaki tavsiyeleri
vermektedir;
 Çiftlikler, pazarlar, ahırlar ve hayvanların bulunduğu diğer yerleri ziyaret ederken genel hijyen
kurallarına uymalarını,
 Hayvanlarla temas öncesi ve sonrası düzenli olarak ellerini yıkamalarını,
 Hasta hayvanlarla temastan kaçınmalarını,
 Çiğ ya da iyi pişmemiş hayvan ürünlerini tüketmemeleri gerektiği
12 MARTİSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ’NÜN 99. YILDÖNÜMÜYDÜ
Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyoruz!
Milletlerin hayatında geleceklerine yön veren önemli olaylar kilometre taşı niteliğinde abidevi
şahsiyetler vardır.
Genç nesillerin iyi yetişmeleri, geleceğe güvenle bakabilmeleri, millet hayatında yeni değerlerin
ortaya çıkabilmesi ve milli şuurun ayakta tutabilmek için bunları hatırlamak gerekir.

İstiklal Marşı "Korkma!" seslenişi ile başlar. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayıp
her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin dillendirilmesidir
Bu en olumsuz durumlarda dahi ümitli kalabilmenin bir ifadesidir. Çünkü esaret de ümitsizlik de bize
yakışmazdı
Milletimizin hür yaşama azmi ve aşkı Mustafa Kemal gibi eşsiz bir liderin başkalığında bizlere
yeni ufuklar açacaktı. .
Mustafa Kemal "Bu marş bizim inkılâbımızı anlatır, İstiklal Marşı'nda, istiklâl davamızı
anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim bölümü de
"Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl"
Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar, işte bunlardır.” Diyor.
Mehmet Âkif Ersoy diyordu ki: " Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırtmasın." Ama
Mehmet Âkif Ersoylar hep olsun.
BU VATAN KİMİN?
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.
Orhan Şaik Gökyay
Bir yıldız vardır kanından yadigar,
Bir de hilal.
Unutma sakın çocuk!
Sadece bir cadde adı değildir
“İSTİKLAL”
Gökhan Şefik Erkurt

Yazı Tarihi : 14.03.2020