Şafak LAYİÇ
DOLU MU BOŞ MU?

Avare dolaşan bir filozof, eşeğiyle yolculuk yapan bir köylüye rastlar. Yalnızlıktan bunalmış Filozof sohbet etmek ister:

-Nereden gelip nereye gitmektesin?

-Evimden gelip, değirmene gidiyorum.

Filozof, sohbeti daha da ilerletir:

-Öyleyse eşeğine yüklediğin çuvallarda buğday var?

-Birinde buğday var. Diğerine de, dengeyi sağlasın diye kum koydum.

Filozof gülerek Köylü’yü uyarır:

-Eşeğine boşuna kum taşıtıyorsun. Buğday çuvalını ikiye bölsene.

Köylü bir süre düşünür:

-Aaa, gerçekten çok doğru. Bu benim hiç aklıma gelmemişti!

Köylü, bir yandan hatasını düzeltmek için çuvallarını indirirken, diğer yandan hayran hayran baktığı Filozof’a methiyeler düzer:

-Sen vezir olmalısın! Çünkü bu kadar akıl anca onda olur!

-Ne gezer. Vezir olsam unutulmuş bu köylerde ne işim olur!

Köylü, Filozof’un sözlerine inanmaz:

-Öyleyse zengin bir tüccarsın!

-Anlasana be adam; ben sıradan biriyim. Elimdeki bu asadan ve içinde kuru ekmek bulunan sırtımdaki şu heybeden başka bir şeyim yok! Eğer değerli bir şey arıyorsan, onlar da kafamın içindeki hikmet dolu fikirler olabilir.

Köylü önce küçük bir şaşkınlık geçirir. Ne yapacağını, ne diyeceğini bilemez. Sonra birden, öfkeyle buğday ve kum çuvallarını aynı şekilde eşeğine yüklemeye başlar:

-Benden uzak dur öyleyse! Senin hikmet dolu fikirlerinin bir değeri

olsaydı, önce sana yarardı. Benim çuvallarımdaki beğenmediğin kum taneleri, senin içi boş bilgi ve sözlerinden daha değerlidir!

Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 03.09.2019