Hakan Türksoy
Duvarları mı yiyeyim?

Yıllar önce Tekirdağ İl Özel İdaresi bünyesinde sözleşmeli işçiler çalıştırılıyordu.

İşe alınacak kişilerin üzerine kayıtlı ev, tarla gibi taşınmaz malların olmaması şartı vardı.

Çalışmaya gerçekten çok ihtiyacı olan bir bayanın babasından kalma derme çatma bir evde yaşaması sorun çıkardı...

"Eviniz var, sizi işe alamayız" dediklerinde... "Duvarlarını mı yiyeyim?" demişti.

Aradan 14-15 yıl geçti... Yoksulluğun göreceli, mutlak gibi tuhaf kavramlarla sınıflandırıldığı günlerde küçük bir çocuğun evde yemek olması en büyük hayalim" demesi hepimizin aklını başına getirdi.

Fakat bu çok kısa sürdü... Aklı tekrar aşağı inenler kaldıkları yerden devam ediyor...

Neyse, eskiden çocukların hayali başkaydı. Eğer bir ülkede çocuklar yatağa aç giriyorsa o yoksulluğun adına ne derseniz deyin hafifletemezsiniz. 

Yoksul olarak dünyaya gelmeyen birçok vatandaşımız biraz hesap- kitap yaptıktan sonra yoksul olduğunun farkına varıp "A... bende yoksulmuşum!" diyor.  İllaki adını koyacaksanız acıtan, acıtmayan yoksulluk demek doğru olur...

Herkesin amacı yoksulluğu ortadan kaldırmak olmadığı sürece yoksulluk kervanına katılanlar olacak ve biz yoksulluğu daha uzun süre yazmaya devam edeceğiz...

Konuyu değiştirmemin şimdilik yoksulluğa çare olmadığını biliyorum. Fakat hep üzücü konular yazmak istemiyorum..

İşte size sevineceğiniz bir konu; AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mustafa Yel bir dijital dergi tarafından düzenlenen yarışmada "En Duyarlı Siyaset Adamı" ödülüne layık görülmüş.

Tekirdağlılar adına bende çok sevindim... Zaten sevinmemek duyarsızlık olurdu... Sevinmeye, gülmeye hasret kaldığımız günlerde bu haberin tüm duyarlı vatandaşlarımıza iyi geldiğini düşünüyorum.

Fakat bizim iyi haber sorunumuz var. Tam seviniyoruz derken başka bir haberle üzülüyoruz.

Çöllerdeki kumlar, gündüz aşırı sıcak, gece aşırı soğuktan oluşuyor. Bir sevinmek bir üzülmek bir yere kadar... Ama, gerçeklerden kaçılmıyor...

Ne yazık ki üzücü bir haber daha... Uzmanlar bu yıl salya nedeniyle Marmara Denizi'ne girmenin riskli olduğunu söylüyor...

Galiba bu yıl Marmara Denizi kapanacak...  Marmara Denizi'nin bir yıl kapanmasından bir şey olmaz.

Yeter ki çocuklar yatağa aç girmesin...

Yazı Tarihi : 10.06.2021