Hasan Akarsu
“EDİRNE’NİN KÜLTÜR VE SANAT YAŞAMINDA TAYYİP YILMAZ”

Ressam, fotoğraf sanatçısı, yazar Tayyip Yılmaz, 1930 Bulgaristan doğumludur. 1935’te ailece Tekirdağ-Muratlı-Balabanlı Köyü’ne göç ederler. İlkokulu orada bitirir, 1951’de Kepirtepe Köy Enstitüsü’nü, 1954’te Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitirerek öğretmenliğe başlar. Bingöl ve Malatya’dan sonra 1958’de Edirne Erkek İlköğretmen Okulu’na atanır ve bu okulun üçüncü kez kuruluşunda bulunur. 1968’de Edirne Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’ni kurar. 1977’de Edirne Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde göreve başlar ve Trakya Üniversitesi kuruluş çalışmaları içinde bulunur. 1985’te emekli oluncaya değin yaptığı sanat çalışmalarıyla Edirne’nin kültür ve sanat yaşamına büyük katkıları olan Tayyip Yılmaz, emekli olduktan sonra da boş durmayıp çalışmalarını sürdürür. Yurt içinde ve yurt dışında sergiler açar. Kırkpınar kitabından sonra anılarını yazdığı “Edirne’nin Kültür ve Sanat Yaşamında Tayyip Yılmaz” adlı yapıtını okurlarına sunar. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, yapıta yazdığı önsözde, Edirne’nin tarihsel yapraklarında derin izler bırakan sanatçıları ölümsüzleştirmek için onların yapıtlarına sahip çıktıklarını ve Tayyip Yılmaz’ı da bu değerlerden biri olarak sahiplendiklerini belirtir.

Tayyip Yılmaz, anılarında Kepirtepe Köy Enstitüsü’nde kendisinin elinden tutan, resim yeteneğini gören öğretmenlerini, özellikle de Ressam Selahattin Taran’ı saygıyla anmaktadır. Resim öğretmenliğinin temelinde Kepirtepe Köy Enstitüsü’nün önemini belirtir. Çocukluğunu, dedesini, babaannesini, babasını, annesini, yaşama tutunma savaşımı içinde etkili bir dille anlatırken, köy yaşantısına ve göç olgusuna da ışık tutar. Kepirtepe Köy Enstitüsü’nde okuduğu beş yılı ve öğretmenlerini ayrıntılarıyla anlatır: Halit Ozansoy, Necati Erinç, Yusuf Kuran, Ahmet Naci Arı, Nurettin Demir, İbrahim Kekeç, Seyfi Girgin, Tahir Alangu vb. Alangu’nun daha sonra Köy Enstitülerini eleştirdiğini de belirtir. Öğretmen Kutsal Dündar’la 20 Mart 1960’ta Saray’da evlenir. Bugüne değin mutlu evliliklerini sürdürürler. Köy Enstitülerinin kapatılışını eleştirir:”Evet kapattılar, gelişmekte olan beyinlere kilit taktılar. Bugünlere geldik. Hiçbir fikir Köy Enstitülerinin idealini tutturamaz…” (s.102).

Tayyip Öğretmen, öğretmenlik yaşamını, askerliğini ayrıntılarıyla anlatır. Edirne Erkek İlköğretmen Okulu’nda benim de Resim-İş öğretmenim olduğu için bu okuldaki anılarını da ilgiyle okuduğumu belirtmeliyim. Böylece öğrenci olarak bilmediğimiz birçok olayı da öğrenmiş oluyoruz. Benim okuduğum yıllarda görev yapan Sadık Bideci ve Okul Müdürü Necati Erinç’le ilgili anılarını severek okuduğumu belirtmeliyim. Değinmediği öğretmenleri de merak etmedim değil: Cevat Dursunoğlu, Faruk Canatan, Bican Tunca, Nurettin Ergen vb.

Tayyip Yılmaz, bu yapıtında Edirne’nin tarihsel yapılarını fotoğrafladığını, resimlediğini belirterek en önemli görevi yerine getirir. “Selimiye Türkiye’nin mihenk taşıdır. O olmasaydı, Edirne de elimizde olmazdı” (s.127) yargısına katılır. Edirne’de Resim-Heykel Galerisi’nin açılışını üstlenir. Selimiye ve çevresinin fotoğraflarını çekerek geleceğe kazandırır. Resim ve fotoğraf alanındaki bilgilerini yükseköğrenim gençliğiyle de paylaşarak büyük katkılar sunar. Onun için “Edirne’nin Kültür ve Sanat Yaşamında Tayyip Yılmaz”ın yerinin doldurulamayacağını, ayrıca anılarını yazmakla geleceğe önemli belgeler bıraktığını da belirtmeliyiz.

 

(*) Edirne’nin Kültür ve Sanat Yaşamında Tayyip Yılmaz- Anı, Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, 1. Baskı, Mayıs 2015, 176 s.

(Not: Bu yazı, Yeni İnan, Şarköy, Malkara Saygın, Keşan Önder, Saray gazetelerine gönderildi.)

Yazı Tarihi : 13.08.2020