Hasan Akarsu
“ERAY CANBERK’İN ŞİİRİ VE “ŞİİRCE”Sİ (*)

Dr. Şener Şükrü Yiğitler, 1984 doğumlu olup Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı’nda yüksek lisansını, 2017’de tezini tamamlar ve doktor unvanını alır. Bitlis Eren Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görev yapmaktadır. “Eray Canberk’in Şiiri ve “Şiirce”si” adlı yapıtında, Eray Canberk’in şiirini ve diğer yapıtlarını dört bölümde, tüm yönleriyle inceler. Yazdığı önsözde toplumcu gerçekçi edebiyatın gelişimini değerlendirirken 1968 Kuşağı’nı ve şiirini anımsatır. Nazım Hikmet’in o dönemin birçok ozanını (1940 Kuşağı’nı) gölgede bıraktığını vurgularken İlhami Bekir Tez’i, Şükran Kurdakul’u, Cahit Irgat’ı ve Rıfat Ilgaz’ı anar. 1940 Kuşağı’ndan başlayıp 1960 Kuşağı’nı, 27 Mayıs 1960 Darbesi ile 12 Mart Muhtırası’nı, 12 Eylül Darbesi’ni ve yarattığı ortamları da değerlendirirken Eray Canberk’in şiirinin gelişimini gözler önüne serer. Yeni Gerçek Dergisi’nin şiir bildirisine yer verir (Eylül 1967). Eray Canberk’in de dergide yazıları, şiirleri çıkar. Yiğitler, Canberk için şu saptamayı yapar: “Eray Canberk 1960 Kuşağı’nın tipik bir temsilcisi değilse de, toplumcu gerçekçi şairler arasında 68 ruhunu yansıtan en önemli şairlerden biridir…” (s.20).

          Yazar, yapıtın birinci bölümünde Canberk’in “hayatı ve edebi kişiliği” üzerinde durur. 14 Kasım 1939’da İstanbul-Aksaray’da doğup on yedi yaşına kadar orada yaşayan ozan, Pertevniyal Lisesi’nde okur ve liseyi Haydarpaşa Lisesi’nde bitirip İÜ Fransız Dili ve Edebiyatı’nda okuyup ayrılır. Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’ndan mezun olur. Yedek subay olarak iki yıl köy öğretmenliği yapar. 1969-1975 yıllarında ilkokul öğretmenliği, 1975-1981 yıllarında yayıncılık yaptıktan sonra 1991’de emekli olup serbest çalışmalarını sürdürür. İlk şiiri 1959’da yayımlanır. 2010’da Troya Kültür-Sanat Edebiyat Ödülü’nü, 2012’de Necatigil Şiir Ödülü’nü, 2013’te PEN Türkiye Şiir Ödülü’nü alır. Tanınmış sanatçı öğretmenlerde okur, onlardan etkilenir (Baha Dürder, Haydar Ediskun, Enver Naci Gökşen, Behçet Necatigil…). Afşar Timuçin’le tanışır, Yelken dergisinde yazar. Egemen Berköz’le “güncel edebiyat ve sanatla ilgili konularda” yazışır. Cağaloğlu’nda önemli izler bırakır. Yüksek öğretmen Okulu’nda birlikte okuyup tanıştığı Fatma Talay’la evlenir (1967). Öğretmenlik yıllarında da kendine bir edebiyat çevresi yapar (Zerger Mahir Baranseli, Raif Özben…). Bülent Habora ile çalışır. May Yayınları’nda da çalışır, Hasan İzzettin Dinamo’yla tanışır. Afşar Timuçin’le birlikte Kavram Yayınevi’ni kurar. Kadıköy’deki kahvelerde sanatçı toplantılarına katılır. İlhami Bekir Tez’in çevresinde Sanat El Kitapları (SEK) ile seslerini duyurup ilgi çekerler.

        Yiğitler, Canberk’in siyasi görüşünü değerlendirirken onunla yapılan söyleşilerden yararlanır. Emeği, alınterini savunurken “siyasi olayların tam ortasında duran bir şair olmadığını” belirtir: “… Canberk, solun değerlerini siyasal düzlemde değil, edebiyat içinde ve estetik kaygılarla değerlendirir…” (s.33) saptamasını yapar. Behçet Necatigil’le dostluklarına ve onun şiirinin etkisine değinir: “…Canberk’in kendi şiirini bulmasında Behçet Necatigil’i ve Cahit Külebi’yi keşfetmesi bir dönüm noktası olur…” (s.37). Attila İlhan, A. Kadir de etkilendiği ozanlar arasındadır. Yazar, Canberk’in kitaplarını, ilk kitabı olan Kuytu Sular’dan (1969) başlayıp inceler. “Şiirce” sözcüğünü “poetika” karşılığı olarak kullanırken Canberk’in ayrıca şiir üzerine çok düşünüp yazan ozanlar arasında olduğunu vurgular. Ozan dostlarından Erdal Akova ile Metin Cengiz’i de anar. Canberk şiirinin az ve öz olduğunu, sözcük ekonomisine yaslandığını, hikmetli bir söyleyişi olduğunu belirtir. Yapıtlarını sıralarken değişik türlerde onlarca yapıtı olduğunu görürüz.

            Canberk’in şiirlerinde içerik, yapı, dil, biçem

                 Yazar, ikinci bölümde “Eray Canberk Şiirinde İçerik” başlığında, tüm izleklerin hüzün, umut, bireysel duygulanmalar, insanlar, doğa ve aşk üzerine olduğunu vurgular: “… Canberk, önemli işler arasında yitip giden küçük ânların değerini en kısa ve çarpıcı yoldan anlatır…” (s.83) der. Ebrular adlı yapıtından 9. Ebru’dan bir örnek şöyle: “ gide dur/ düz yollarda/ dönemeçlerde düşüne-dur” (s.83). Canberk şiirlerinde umudu tazeleyen, yücelten bir ozandır. Kent olgusunun da ozanı çok etkilediği bir gerçektir. Şiirlerinde “şair ben” çerçevesinden hareket ettiği anlaşılır. Yiğitler, onun şiirindeki içeriği incelerken tüm etkenleri ayrı ayrı ele alır. Zamandan, sosyal ve siyasal olaylardan, çocuklardan, aşklardan, kadınlardan, kentlerden, alt sınıflardan vb. ele alarak değerlendirir.

     Üçüncü bölümde, “Eray Canberk Şiirinde Yapı”yı inceleyen yazar, 261 şiiri olduğunu, değişik nazım birimleri kullandığını örnekleriyle açıklar ( Tek dizeden 12 dizeye kadar şiirleri olduğu, iki dizeli, üçlü dizeli, dörtlü dizeli şiirleri yanında serbest nazımla yazdığı, ölçülü, uyaklı şiirlerinin olduğu vb.)

     Dördüncü bölümde, “Eray Canberk’in Şiirlerinde Dil ve Üslup”u incelerken Kayabaşı’nın saptadığı şu görüşlere yer verir: “…Canberk bu toplumcu ve hümanist değerlere yaslanan şiirsel içeriği verirken şairanelikten uzak bir şiir dilini yakalamaya çalıştığını dile getirir” (s.187). Onun, şiirlerinde konuşma dilini ve doğal anlatımı öne çıkardığını belirtir. İmgesel anlatımını, dize yapısını, dili kullanışını da inceler. Yinelemeler, ikilemeler, benzetmeler, ironi vb. özellikler de inceledikleri arasındadır. Sonuç olarak Canberk’in “çelebi kişiliğiyle Türk şiirinin özgün şairlerinden” olduğunu belirtir.

        Yazar Dr. Şener Şükrü Yiğitler, “Eray Canberk’in Şiiri ve “Şiirce”si” yapıtıyla Eray Canberk’in tüm yapıtlarını, özellikleriyle, ayrıntılarıyla söyleşilere, belgelere başvurarak inceler ve nitelikli bir yapıt ortaya çıkarır. Eray Canberk’in şiirini ve şiircesini (şiir üzerine görüşlerini) sevenler için önerilecek bir yapıt olduğunu belirtmeliyiz.

 

(*) Eray Canberk’in Şiiri ve “Şiirce”si- Dr. Şener Şükrü Yiğitler, İnceleme-Araştırma, Hiper Yayın, 1. Baskı 2019, 236 s.

(Cumhuriyet Kitap, Canberk Şiirine Kapsamlı Bakış başlığıyla ve kısaltılarak, 10 Eylül 2020)

Yazı Tarihi : 25.09.2020