Şafak LAYİÇ
EŞEK’İN BEYNİ

Bir gün ormanlar kralı Aslan, iyice yaşlandığı için artık avlanamaz hale gelir. Neredeyse açlıktan ölmek üzereyken Tilki’yi yanına çağırır:

-Tilki Kardeş, artık ava çıkamıyorum. Birkaç günden beri de açım. Gerçi pençelerim, dişlerim hâlâ öldürücü. Ama bacaklarımda eskisi gibi av peşinde koşacak güç yok. Şimdi sana, ikimizin de kazanacağı bir önerim olacak.

Tilki fırsatın kokusunu alır:

-Nasıl bir öneri bu?

-Sen hayvanların en zekisisin. Ormanı gezip, kandırdığın bir hayvanı buraya getirebilirsen, ben de üstüne atlayıp onu avlarım. Elbette bu avdan sana da bir şeyler düşecektir. Böylece ölene kadar ikimizin de yiyecek sorunu kalmaz.

Bu öneri Tilki’ye cazip gelir ve hemen uygun bir av aramaya başlar. Ancak saatlerce dolaşmasına karşın hiçbir hayvanı Aslan’ın inine gitmeye ikna edemez.

Kahramanımız tam ümidini kesmek üzereyken, ormanın bitimindeki bir çiftlikte sıska bir eşek görür. Tilki hemen Eşek’in yanına yaklaşır ve ona Aslan’ın inindeki güzel yiyeceklerden söz eder. Orada tüm hayvanların çalışmadan mutlu bir hayat yaşadıklarını ballandıra ballandıra anlatır.

Eşek bu yalanlara inanır. Çünkü çiftlik yaşamından hiç memnun değildir. Çiftlikte iş çok, yemek ise azdır.

Tilki, Eşek’le birlikte Aslan’ın inine gider. Ancak Aslan, günlerce açlık çektiği için, sabırsız bir biçimde hemen Eşek’in üzerine atılınca, zavallı hayvan bir hamleyle kurtulur ve ardından hızla uzaklaşarak çiftliğe sığınır.

Fakat Tilki pes etmez ve yeniden çiftliğe geri dönüp Eşek’i

bir defa daha ikna etmeye çalışır:

-Eşek Kardeş, sen ne yaptın böyle! Aslan yalnızca sana dostça sarılmak istemişti. Kaçman çok ayıp oldu. Artık ormandaki tüm hayvanlar kardeşlik yemini etti.

Eşek, bu yalanlara da inandığı için yeniden Aslan’ın inine gitmeyi kabul eder. Fakat Aslan bu defa hata yapmaz ve iyice yaklaştıktan sonra Eşek’i bir hamlede avlamayı başarır.

Günlerce aç kalmış Aslan, Eşek’i afiyetle yemeye başlar ve bu arada Tilki’ye verdiği adil paylaşım sözünü unutur. Tilki, kendisine bir şey kalmayacağından korktuğu için, Aslan’a fark ettirmeden, bir çırpıda Eşek’in beynini yiyip bitirir.

Bu arada Aslan, kıtlıktan çıkmış gibi yemeyi sürdürürken sıra beyne gelir. Ancak ortada beyin göremeyen Kral, olağan şüpheli Tilki’yi suçlar:

-Bu Eşek’in beyni nerede?

Tilki, yeni ortağı Aslan’ı bir başka yalanla ikna etmeyi başarır:

-Onun beyni zaten yoktu. Eğer Eşek’in beyni olsaydı, hiç iyi kötü karnını doyurduğu güvenli çiftliğini bırakıp, bir iki yalana kanarak, yeniden senin yanına gelir miydi?

Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 10.07.2020