Hakan Türksoy
Evvel zaman içinde...

Anadolu'da nesli tükendiği düşünülen, bir ay önce Trabzon'da yorgun halde bulunduktan sonra bakımı yapılarak doğaya salınan. Üstelik uydu ve radyo frekansıyla takip edilen yakalı toy kuşunu Yozgat'ta vurdular iyi mi!

Garibim toy kuşu bu topraklarda ancak 600 kilometre uçabilmiş. Sırtındaki anteni de mi görmediler? diyeceğim ama havadaki Droneye (Dron) küfür edip ateş edenden her şey beklenir.

Bu olay İç Anadolu'nun Orta Kızılırmak Bölgesi'nde oldu. Şimdi batıya İstanbul'a gelelim.

İstanbul Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler 8 ton sahte dezenfektan ele geçirdi.

Bakın bir tarafta çevre, doğa, ekoloji falan dinlemeden kırmızı listeye alınmış hayvanı vuruluyorlar.

Diğer tarafta üstelik pandemi döneminde insanlar ölüm-kalım mücadelesi verirken hayati önem taşıyan maddenin sahtesini üretiyorlar.

İstanbul'dan biraz daha batıya Tekirdağ'a geçelim. Tekirdağ'da ne olabilir? Bizim burada arada, sırada sahte Tekirdağ Köftesi üretiyorlar(!)

Arada sırada dediğim üç-dört yılda bir yapılan denetimlerde ortaya çıkıyor bu. Sonra o meşhur utanç listesinde tağşiş (bir şeyin içine başka bir madde karıştırma) yapan firmanın adı yayınlanıyor.

Hepsi bu değil tabii. Yazacak çok şey var. Örneğin; her yerde olan emek sömürücülerin burada kralı var. Yazsan bu kadar sorun arasında kim okuyacak, kim sahip çıkacak?

Bu kadar sorun arasında dediğime bakmayın. Masallar "Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken" diye başlar ya!

İşte ekonominin pembe gösterildiği, depremi falan umursamadığımız, saman ithal etmediğimiz, pirelerin pirelik, develerin develik yaptığı günlerde de benzer şeyler oluyordu.

Fakat ne sahtekarların ne de emek sömürücülerin gözü bu kadar dönmemişti.

Yazı Tarihi : 14.11.2020