Hasan Akarsu
FİLM: GAZAP ÜZÜMLERİ (GRAPES OF WRAHTH)

Gazap Üzümleri filmini 1977’de Adıyaman-Besni’de öğretmenken televizyondan izlediğimi anımsıyorum. Romanı da o yıllarda okumuştum. Nereden baksanız 35-40 yıl oluyor. Bellekte çok az bir iz kalıyor. Filmi yeniden izlemek olanağını bulduğum için kısaca değinmek istiyorum. 1940 ABD yapımı film Amerikalı yazar John Steinbeck’in aynı adlı romanından uyarlanır. Senaryo: Nunnally, Yönetici: John Ford olup oyuncuları: Henri Fonda (Tom Joad), Jane Darwel (Majoad), John Carradine (Casu) vb. Film en iyi kadın oyuncu ve en iyi yönetmen Oscar’ını alır.

            Siyah beyaz çekilen filmde Amerika’nın kırsal kesimindeki yoksulluk gözler önüne serilir. Traktör ve diğer tarım makinelerinin bulunuşuyla tarım işçileri işsiz kaldıkları gibi topraklarından da kovulurlar. Başoyuncu Tom Joad, cinayetten yattığı hapisten şartlı olarak salınınca köyüne döner, ailesinin göç ettiğini görür ve amcası John’un yanında bulur onları. Aileler oradan da göç etmek zorunda kalırlar. Eski bir kamyonete eşyalarını yükleyip göç ederken geçtikleri eyaletlerdeki yoksulluğu gözleriz. Toprağından kopmak istemeyen büyükbabanın direnişi hüzün vericidir ki kahvesine uyku ilacı katıp uyutarak kamyonete bindirilir. Çiftlikte adı deliye çıkan Muley ve ayrıca önceden vaiz olup sonradan inancını yitiren Casy de ilginç tiplerdir. Uzun süren Kaliforniya yolculuğunda on iki kişilik ailenin görüntüsü içler acısıdır. Ölen büyükbaba, öldüğü yerde toprağa verilir. Çevrede herkes işsiz ve açtır. Meyve toplamak için gittikleri yerlerde de tuzaklar vardır. Ucuz işçi çalıştıran beylerin adamları işbaşındadır. Çatışmalar, kavgalar olur işçilerle. Ailenin korkusuz oğlu Tom, işçilere öncü olurken silahlı bekçiyi etkisiz bırakır, peşine düşenlerden kaçar. Yoldaki trafik denetimleri sıkıntı verir. Grev kırıcılarına karşı duran işçiler savaşımlarını sürdürürler. Olaylar sırasında bir bekçiyi öldüren Tom, ailesini bırakıp kaçmak zorunda kalır. Bu savaşın kazanılacağına olan inancı tamdır ve umut verir gelecek için. Anasına her yerde olacağını söyler, haksızlığın olduğu her yerde… İnsanların iyi yaşaması için hem de… Yüz binlerce işçi açken bir adamın hektarlarca toprağı olması bir başkaldırı nedenidir. Ana da oğlu Tom’a hak verir ve insanlığın sonuna dek var olacağına inandığını belirtir.

          Gazap Üzümleri filmi bize feodalizmden demokrasiye geçişin ne denli zor olduğunu anımsatır. Demokrasiye olan inancımızı pekiştirir ki bu savaşım kolay kazanılmamıştır. Yazar Steinbeck’in Bitmeyen Kavga romanının da aynı konuyu yansıttığını belirtmeliyiz. (24.11.2020, Tekirdağ) 

Yazı Tarihi : 26.11.2020