Hakan Türksoy
Film başlıyor...

Zor durumda kalanlar ya da ölümle buruna burana gelenler yaşadıkları hayatı kısa metrajlıda olsa izleme imkanı buluyor. 
"Hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti" demelerinin nedeni bu. Sonra bir süreliğine durgunlaşıyorlar. 40 sayısının bizde ayrı bir yeri olsa da kimi 10 gün kimi 40 gün sonra normaline dönüyor.
Yakınını kaybeden kötülerin cenazede melek sonra kelek olması gibi normaline dönme konusunda çok örnek var.
Hepimiz zor günlerden geçiyoruz. Korona'da normal gidişten "korkutan gidiş" safhasına geçince ölümle burun buruna geldiğimizi anladık. Keşke daha önce anlasaydık ta bu kadar insan ölmeseydi. Her şeyi geç anlıyoruz. "Türk'ün aklı"  efsanesi boş olmadığı gibi insan ürkmesi hayvan ürkmesine benzemiyor. 
Şimdi biraz öksürdüğümüzde ya da bir-iki kere hapşırdığımızda filmin fragmanını izliyoruz...
Öksürük, hapşırık kesilmeden devam ederse üstüne bir de ateşimiz çıkıyorsa işte o zaman film başlıyor...
"Ne mutlu senaryosu güzel yazılanlara.  Fakat güzel senaryo yetmiyor. Yanına iyi yönetmen lazım.
Yeteneksiz yönetmen güzel senaryoyu berbat ediyor... En basiti film güzel giderken araya saçma sapan bir reklam sokup insanda tat, tuz bırakmıyor.
Senaryosu kötü olanların vay haline! Yaptıkları kötülükleri izledikçe adeta cehennem azabı çektiklerini düşünüyorum.
Bence bu günlerde kendi filmini görmeyen yoktur. En azından fragmanını izlemiştir. 
Kötülük göreceli bir kavram değildir. İnsanlığa yapılan her olumsuluk kötülüktür...
Bu zamanda kötülüğe devam edenlerden bundan sonra da kimseye hayır gelmez.

 

Yazı Tarihi : 03.12.2020