Şafak LAYİÇ
GELECEĞİN IŞIĞI

Köyden kente göçen yoksul bir adam, kısa zamanda, çalışkanlığı ve aklı sayesinde, çevresinde sevilen ve sayılan biri olur. Önce pazarlarda sebze satar. Geliri arttıkça arabalarını büyütür. Arabaları büyüdükçe satışlarını arttırdığı için kârı da artar. Zamanla onun bu yükselişini, eşinden sonra çocukları da destekler.
        Fakat adam duracak gibi değildir. Birkaç sene sonra işlek bir cadde üzerinde küçük bir manav dükkânı açar. Çocuklarının ve eşinin yardımları sayesinde, aynı cadde üzerinde daha büyük bir yer tutar. Adam seneler sonra iyice yaşlandığında, artık bünyesinde onlarca insanın çalıştığı büyük bir şirketin de sahibi olmuştur.
        Bir gün ihtiyar, eşini ve çocuklarını toplayıp emeklilik kararını açıklar. Fakat ailenin elinde şimdi büyük bir sermaye birikmiştir. Acaba bu birikim, üç evlat ve anababaları arasında nasıl paylaştırılacaktır? İhtiyar tüm mal varlıklarını şirket hariç, 3 eşit parçaya bölmüştür. Nakit paranın birini kendisi ve eşi için, kalanlarını da 2 çocuğuna bırakacaktır. Şirketi de, onu en iyi yönetebilecek birine devredecektir.
        Baba, şirketi yönetecek kişiyi bulmak için, her üç evladına bir görev verir. Kim bu görevi en iyi şekilde yaparsa, şirketi ona teslim edecektir. Görev şudur:
-Her birinize 10 lira veriyorum. Bu akşam şirketin deposunda buluşacağız. Kim bu depoyu 10 lirayı kullanarak doldurursa, şirketi üzerine almaya o hak kazanacaktır. Kaybedenler, şirket kadar değerli nakdi alarak kendisine farklı bir gelecek çizecektir.
        İhtiyar, şirketin deposunda hanımıyla beklerken çocuklarından birinin, elinde bir balya samanla geldiğini görür. Gerçekten de saman tüm depoyu doldurur ama sadece birkaç santimlik bir yükseklik sağlayabilmiştir.
        Yaklaşık bir saat sonra çocuklarından diğeri gelir. Onun elinde ise büyük bir pamuk torbası vardır. Fakat pamuklar, daha fazla yer kaplasa da, deponun tavanına kadar ulaşamaz.
        Kısa bir süre sonra ihtiyarın diğer çocuğu da gelir. Ancak onun elinde herhangi bir şey görünmemektedir. İhtiyarlar ve diğer kardeşler neden bir şey getirmediğini
sorduklarında çocuk onları şöyle cevaplar:
-Babamın verdiği paranın 8 lirasını bir hayır kurumuna verdim. Kalan 2 lirayla işte şunları aldım.
        Çocuk, bunları söyledikten sonra cebinden çıkardığı mumu kibritle yakarak tüm depoyu aydınlatır.
        Baba heyecanla çocuğuna sarılır:
-Sanırım şirketimizin ışığını geleceğe sen taşıyacaksın evlat. Yolun açık olsun.
        Hoşça kalın...

Yazı Tarihi : 25.12.2019