Hasan Akarsu
“GÖNÜL EVİNİN KİRACISI” (*)

Ahmet Zeki Muslu, 1952 Aydın-Çine-Akçaova doğumlu olup çeşitli liselerde tarih öğretmenliği yapar ve 2004’te Aydın Lisesi öğretmenliğinden emekli olur. Birçok dergide yazıları, şiirleri yayımlanan ozanın yeni yapıtı “Gönül Evinin Kiracısı”nda kendi sesini bulduğu gözlenir. Eylül 2012’de Çağdaş Türk Dili dergisinde yazdığım yazıda onun şiirinin “açık, yalın, yer yer anlatıma yaslı… sevi, sevgi, yalnızlık, toplumsalcılık, direnç, anı vb. izlekler” taşıdığını belirtmiştim. Gönül Evinin Kiracısı yapıtındaki şiirlerde de zeybekler, sevi, ayrılık, çocukluk, gençlik, yalnızlık ve gurbet izleklerinin olduğunu gözleriz.

Ozan, yerleşik kuralların dışına çıktığında şiire yöneldiğini anımsatır. Aykırı olduğunda şiirini bulur. İlk şiirlerinde acemi sevilerine yer verir, “aşkın matematiğinden sınıfta kaldığını” belirtir. Türkülerden öyle etkilenir ki “Ülkemin sınırlarını türkülerle çizerim” der. Hüzün alıp sevinç satan bir ozandır Muslu. Yüreği de her zaman başkaldırıya hazırdır. Yaşadığı kentin sokakları, caddeleri, sanatçıları, zeybekleri yansır şiirlerine. Yurdunda ömürleri yağmalanan gençleri, çocukluğunun geçtiği yerleri unutamaz. Ozanların “bahara en yakın adamlar” olduğunu, her şiirin özünde bir tarih barındırdığını söyler.

Ozan, insanın bir yanının hep çocuk kaldığını bilerek anasını, babasını özlediğini ve sevgilerini de yüreğinde taşıdığını anımsatır. “Hangi kente gitsem peşimden gelir çocukluğum” (s.26) derken çocukluğunu unutamadığını, “çocukken eşkıya” olduğunu vb. belirtir: “… Çocuktum işte, Aydıneli toprağında kendini arayan/ Kargıdan at, tahta kılıç sınırdan sınıra koşturan…” (s.28). Kimi sevse yüzü ona benzeyen ozan, sevilerle dertlidir. Gençliğinde “her buluşmaya ayrı bir gökyüzü” götürür gözlerinde. Sürekli hüzünlüdür yüreği. “… İnsan yüreğinden vurulur, gözlerinde saklar yarasını” (s.31) der. Gençliği “artçı sarsıntılarla” ve çapraz sorgularla geçerken gözü karadır. Aile büyükleri de “yürekleri güvercin desenli adamlar”dır, Çanakkale’de, Yemen’de, Balkanlar’da kalan. Zeybeklerin Ege’deki kahramanlıkları da unutulmaz. “…Omuzlarında ağır yük, vatanın ve kadınların namusu” vardır.

Yüreğini sevdaya süren ozan

Ahmet Zeki Muslu, “Cezveyi ateşe sürer gibi” yüreğini sevdaya süren ozandır. Sevdadan kaçıp ikide bir aşka yakalanır. Birçok kadının gönülevinde kiracı durduğunu belirtir ki kitabına ad olur dizesi: “Gönülevlerinde kiracı durduğum kadınlar/…Mahrumiyet bölgesi illerde gezdirdim adlarını/ Aşkları değil, hasretleri öldürdü beni/ Hüznü yeni gelin gibi bıraktılar koynuma/ Tanyerini beklediğim gibi bekledim her birini” (s.47). Yaşadığı aşklardan payına düşen bir avuç küldür. İçinden kuşlar havalanır sevilerinde. “Bir gökyüzü getireceğim sana gençlik günlerinden…” (s.53) der. Gençlik yıllarındaki ölümleri anımsatır: “… Yedeğinde ölüm gezdiren adamlar sardı çevremizi…” (s.54). Sevilerden ve ayrılıklardan yakınır sürekli. Aşkların en güzelinin yaşanıp bittiğini söyler ve ayrılış acısını yansıtır:”… Senden her ayrılışımda/ Öksüz bir çocuk oluyor yüzüm/ Eski yüzüm sende kalsın/ Son gülüşümü iyi sakla” (s.59). Sevdiğini “zamana karşı” seven ozanı, siyasetçiler de rahat bırakmaz, sürgünden sürgüne gider. “Adımın üzerine kırmızı kalemle çarpı çektiler” (s.73) der. Yaralı bir kuş olan yüreğiyle, “hüznün Türkçesiyle” yazar şiirlerini. Yurdunda yaşanan sevgisizlikten, acılardan ve ölümlerden yakınır. Kömür ocaklarında yaşamlarını yitirenlere ağıt yakar, sorumluları kınar. “Bu ülkede kefenden ucuzdur insan hayatı” (s.85) der. Yerinden yurdundan edilen savaş göçmenlerini de unutmaz. İçindeki geç kalmışlık kuşkusundan kurtulamaz.

Ahmet Zeki Muslu, imge zengini, özgün ve duygusal şiirlerinde sevileri, acıları, yalnızlıkları, ayrılıkları vb. yalın bir dille yansıtır. “Gönül Evinin Kiracısı”nın şiirseverleri beklediğini belirtelim.

 

(*) Gönül Evinin Kiracısı-Ahmet Zeki Muslu, Şiir, Klaros Yayınları, Temmuz 2019, 112 s.

(Çini Kitap, Bursa, Kasım-Aralık 2019)

Yazı Tarihi : 15.11.2019