Hakan Türksoy
Gülen az ağlayan çok...

Deneyimli İngiliz araştırmacı-gazetecilerden biri hata yapmanın dünyanın sonu olmadığını, aksine hata yapmanın lehimize olduğunu söylemiş ve bunu altı maddeyle açıklamış.

1-İnsan böyle böyle öğreniyor... 2-Beklenmedik olumlu sonuçları olabilir. 3-Kim olduğumuzu görmemizi sağlar. 4-Hedeflerimize ulaşmamız için bizi özgür bırakır. 5-Önceliklerimizi anlamamıza yardımcı olur. 6- En azından gülecek bir anımız olur.

Bir İngiliz ya da Alman için bunları söylemek kolay tabii.

Biz yıllardır "hata yapmak insana mahsus" "hatasız kul olmaz", "bu kadar hata kadı kızında bile bulunur" gibi Atasözleriyle avunup durduk.

Böyle böyle öğrendik mi?.. Kim olduğumuzu gördük mü?.. Hedefine ulaşanlar belliyken önceliklerimizi anladık mı?.. Peki, güle biliyor muyuz?..

Eskiden yazlık sinemalarda dinlediğimiz "gülen az, ağlayan çok" şarkısı gerçek oldu.

Masaya koyduğu bir kalıp peynire üç gün karşıdan bakıp sonra yemeye başlayanları bildiğim gibi bazı şehirlerimizdeki marketlerde  sıvı yağ tenekelerini zincirlediklerini biliyorum.

O İngiliz araştırmacı gazetecinin söyledikleri bence tıraş.

Gelelim bize...  Geçen hafta sonu CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKP'li Süleymanpaşa Belediye Başkanı ortak basın toplantısı düzenledi...

Sorumluluk alanlarını "bir sana, bir bana" misali bir kez daha hatırlatıp şimdiye kadar yaptıklarını ve yapacaklarını anlattılar. Sonra yerel ve ulusal  basın mensuplarının soruları cevapladılar.

Ben toplantıyı sosyal medyadan izledim. Üç soru ilgimi çekti. Birincisi suyun neden pahalı olduğu... İkincisi ummadığım birinden gelen evlerde ya da sitelerde yağmur suyu biriktirme zorunluluğu var mı yok mu? sorusu, üçüncüsü ise esnafa yardım sorusuydu.

Büyükşehir Belediye Başkanı bazı şehirlerimize göre suyun ucuz olduğu iddia etti.

Fakat yağmur suyu biriktirme olayından iki başkanında haberi yoktu. Soruyu daire başkanlarından biri yanıtladı. Böylece 2 bin metre kare ve üzeri parsellerde yağmur suyu biriktirmenin zorunlu olduğunu öğrenmiş olduk.

Üçüncü ve bu zaman için önemli olan soru ise esnafa yardımla birlikte yerel gazete ve gazetecilere yardım" sorusuydu. İki başkanda gazetelere yardım konusunu duymazlıktan geldi.  Büyükşehir Belediye Başkanı esnafa yardım konusunda belli  kriterleri olduğunu fakat üç dairesi, iki aracı olanında yardım talep ettiği söyledi.

Şimdi o İngiliz araştırmacı-gazeteci kardeş, ağlayanın, gülenin sahte olduğu bir ortamda yaşasın ya da gazetecilik yapsın da göreyim gözünü. Öyle karşıdan atmakla olmuyor bu işler.

Çünkü dünyanın türlü hali var...

Yazı Tarihi : 30.01.2021