Hasan Akarsu
“GÜZ PENCERESİ”NDEN YAŞAMA TUTUNMAK (*)

Yazar, eğitimci Fatma Karagülle Gazi Üniversitesi Fransızca Bölümü’nü bitirip öğretmenlik yapar, emekli olur. Şiirleri ve yazıları çeşitli dergilerde yayımlanır. “Güz Penceresi” ilk romanı olup beş bölümden oluşur ve öğretmen yaşamından kesitler verir.

          Roman, benöyküsel bir anlatımla sürer. Başkişi anlatıcı İnci Yılmaz öğretmendir. “Zamansız bir sonbahar” yaşar, bankada çalışan eşi Selim’i akciğer kanserinden genç yaşta yitirir. Oğulları Sarp’ın iyi bir eğitim alması için çırpınır. Öğleye kadar okulunda çalışırken kaçak olarak da dershanede çalışır. Yorucu bir çalışma içinde kalır. Olaylar Ankara’da geçer. Oğlu Sarp ABD’de ünlü bir üniversitede okur. İnci Öğretmen Türkçe derslerine girer, mesleğini severek en iyi şekilde yaparken örnek oluşturur. Öğrencilerini ileriye dönük, çağdaş bir eğitimle yetiştirir. Sanatı, okumayı sevmeleri için elinden geleni yapar. Okulda, aynı branşta birlikte çalıştığı Aydın Öğretmenle iyi anlaşır ve aralarında sıcak ilişki gelişir. Aydın Öğretmen de eşini yitirir, iki kızını büyütür. Özge evlenir, daha sonra da küçük kızını evlendirir.

      İnci, oğlu Sarp’ı özler, onun üç aylığına Türkiye’ye geleceğini öğrenince sevinir. Okuldan Sarp’a bir araştırma ödevi tez olarak verilir. Türkiye’de kadın olmanın zorluğunu, eşinden ayrılmış kadınların yaşam savaşımlarını inceleyip bir sonuç çıkarması istenir. İnci öğretmen oğluna yardımcı olup 3-4 kadınla iletişim kurar ve günü gelince Sarp’ın söyleşi yapmasını sağlar. Kendisi de söyleşilere katılıp bir roman yazma çabası içine girer. İnci, eşi Selim’in babasından Selim’e kalan zeytinlik için Kuşadası’na gider. Zeytinliği bulur, köy muhtarından yardım görür. Bu gezi sırasında o çevreyi de güzellikleriyle tanıtır. Aydın Öğretmen, İnci’ye evlilik önerir. İnci, oğlu Sarp’la görüşmeden bir karar veremez.

          “Duyguları Bastırılmış Bir Kuşak”

         İnci, duyguları bastırılmış bir kuşaktandır. Öğrencilik yılları devrimci eylemler içinde geçer. 12 Eylül Darbesini yaşar, baskıları, işkenceleri, idamları görür. Sivas-Madımak yangını, din adamlarının saçmalıkları unutulmaz. Düşünen insanların istenmediği bir ülkedir Türkiye.

       Sarp, annesine kavuşur. Havaalanında onu İnci ile Aydın Bey karşılar. Aydın, Sarp’ın ilgisini çeker. Annesiyle arasında bir şeylerin olduğunu sezinler. İnci ile Aydın’ın ilişkisi “Yeniden Doğmak”tır. Sarp, Ankara’da annesinin belirlediği üç kadınla görüşür, annesi de yanındadır. Üç kadının da yaşamöyküsünü ayrıntılarıyla saptar. İlkşen, iki kızıyla yaşar, eşi onu aldatıp başkasıyla evlenir. Gezi olaylarında küçük kızı Tuğçe’nin dağa çıkmasıyla yıkılır, onun peşine düşer ve kurtarır. Büyük kızı Özge, evlenip boşanır vb. İkinci görüşmeyi emekli bankacı Derya Şahin’le yaparlar. İnci, sevmenin emek istediğini bilerek yaşamını sürdürür. “Güz Penceresi”nin insan yüreğinde çiçekler açtırdığını görür (s.192). Derya Şahin de aldatıldığını anlayıp eşinden ayrılır, oğlu Kansu’yu büyütür, okutur. Kansu annesine bilgi vermeden evlenir, annesini arayıp sormaz vb.

        İnci Öğretmen, “Güz penceresindeki bahara” sığınır. İnsan yetiştirmenin zorluğunu yansıtır. Sarp, ABD’ye erken çağrıldığı için son görüşmeyi kuaför Hatice Ekmen’le kısa sürede yaparlar. Onun da zorlu, uzun bir yaşam savaşımı vardır. Sarp, koronavirüsten söz eder annesine. Çin’den yayıldığını, dünyayı saracağını söyler. ABD’ye bir an önce dönmesi gerekir. Dönmeden önce Aydın Öğretmeni evlerine yemeğe çağırırlar, anlaşırlar. İnci, Aydın’a evlenmeden bir arada yaşamayı önerir. Mutluluğun insanın elinde olduğunu söyler. Sarp, söyleşilerden önemli sonuçlar çıkarır. Erkek egemen toplumlarda kadının sindirildiğini gözler. Aydın da şiir yazar, kitapları vardır, yeni bir şiir kitabı bastıracaktır. İnci’nin romanıyla birlikte bastırmayı düşünürler. Sarp, ABD’ye döner, tezi başarılı bulunur, üniversitede kalması sağlanır. Korona, Covid-19 Türkiye’de de yayılır. Aydın Öğretmen hastaneye kaldırılır, test yapılır, sonucu pozitif çıkar. Bir hafta sonra da ölür. İnci’nin “Güz Penceresi” kapanır ve ABD’ye gider. Sarp, Camelia ile evlenir, bir çocukları olur. İnci, torununu da sever. Çok kalamaz ABD’de. Yurtta onu bekleyen, güz penceresini aralayıp baharı sunan ve o pencereden kışa yollayan Aydın Öğretmen vardır bir de eşi Selim’in anıları.

        Fatma Karagülle, “Güz Penceresi” romanında, öğretmenlerin yaşamından önemli kesitler verir. Birçok ailenin yaşam savaşımını yansıtarak sevgiyi, seviyi ve eğitimi yüceltir. Sürükleyici anlatımıyla romanın bir solukta okunmasını sağlar.

(*) Güz Penceresi-Fatma Karagülle, Roman, Mühür Kitaplığı, Eylül 2020, 300 s.

(abece dergisi, dijital ortam, 365. Sayı 2020)

Yazı Tarihi : 09.12.2020