Hasan Akarsu
“HATIRLAMAK” (*)

Eleştirmen, yayın danışmanı, köşe yazarı Doğan Hızlan, 1937 İstanbul doğumlu olup deneme, eleştiri, anı ve söyleşi türlerindeki yapıtlarıyla tanınır. Yeni yapıtı “Hatırlamak/ Günlük Yaşamdan Dipnotlar”da, 2017-2019 yılları arasında, sanatla, sanatçı dostlarıyla ilgili anıları yer almaktadır.

           Yazar, sanat etkinliklerini, sanatçılarla dostluklarını etkili bir dille anlatır. Cağaloğlu eski Halkevi Salonunda yapılan edebiyat matinelerinden günümüze değin yapılan sanat uğraşılarını kayıt altına alır. Şan Sineması’nda 27 Aralık 1982’de Rıfat Ilgaz için düzenlenen gecede salondaki coşkuyu yansıtır. Sanatçılarla olan anıları saymakla bitmez. Cemal Süreya, Celal Sılay, A. Gölpınarlı, Tahir Alangu, Anday, Şükran Kurdakul, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Haldun Taner, Behçet Necatigil, Ali Tanyeri (çocukluk arkadaşı), Kamuran Şipal vb. Yarışmaların seçici kurullarında yaşananlar da ilgi çekicidir. Haldun Taner’in  “günlük yaşama ironisini keşfeden yazar olduğu” saptaması da yerindedir. Yazarlarla kahvelerde, pastanelerde ve meyhanelerdeki buluşmalardan söz ederken “Türkçenin ustası, şiir okulu” dediği Dağlarca’yla ilgili anıları da önemlidir. Hikmet İlaydın, Ahmet Cemal, Bilge Karasu, Aziz Nesin (pinti olmadığı, tutumlu olduğu), Leyla Erbil (edebiyat ödüllerine katılmadığı), Sevim Burak vb. yazarlarla anıları sanat sevenlerin dünyasını zenginleştirir. Filiz Ali’nin doğum gününde konuşurken Filiz’in onu babasına benzetmesine sevindiğini belirtir. 1980’e değin kitap çıkarmadığını, ustaları örnek aldığını anımsatır. Kitap çıkarma nedeniyse gazetede yayımlanan bir yazısını arayıp bulamamasıdır.

                 Kitabın peşinden gidilen yol

             Hızlan’ın kitap fuarlarıyla ilgili anıları da çoktur. Kitabın peşinden gidilen yolun kutsallığını vurgular. Cağaloğlu kitapçılarını, yayınevlerini, çıkan dergileri tanıtır. TÜYAP’ın ilk açıldığı The Marmara’nın alt katından, Tepebaşı’na, Beylikdüzü’ne uzanan durumunu yansıtır. Adalet Ağaoğlu, Selahattin Hilav, Semih Balcıoğlu, Kemal Özer, Vedat Günyol vb. yazarlarla dostluğu sürer. Her yazısının sonunda yazısının amacını belirtir. Kimi yerlerde yinelemelere düştüğü, aynı anıyı yinelediği gözlenir. CNN Türk’te “Karalama Defteri” programını yapar, Yeni Edebiyat ve Hürriyet Gösteri dergisini çıkarır. Şiir üzerine konuşur. Bozcaada’daki etkinlikten, Gökçeada’da Deniz Kavukçuoğlu, Yüksel Pazarkaya’yla olan buluşmalarından söz eder. Pazarkaya’nın Almanya-Türkiye arasında edebiyat elçisi olduğunu belirtir. Mısır-Kahire anılarında yinelemeler vardır. Gezmeleri sevmediğini, karadan kopmak istemediğini (ada korkusu) vurgular. Müziğe, tiyatroya ilgisi yoğundur. Ohri’de düzenlenen Struga Şiir Akşamlarına katılır. Faruk Güvenç, Suna Kan, Nadir Nadi de görüştükleri arasındadır. Ressamlardan Agop Arad, Elif Naci, Nedim Günsür, Mehmet Cuda vb. dostlarıdır. Grafikerlerden Mengü Ertel, Sait Maden, Oral Orhon, Ayhan Erer, Bülent Erkmen vb. dostları arasındadır. Edebiyatımızda takma adlarla ilgilenenlere Gündüz Artam’ın “Takma Adlar Sözlüğü”nü önerir. Tangoya, operaya da ilgisi vardır. AKM’nin yakıldığı geceyi anımsar. Sinema yıllarından Sinematek’in önemini anımsatır.

         Kitabın sonunda Murat Yalçın’ın Doğan Hızlan’la yaptığı uzun bir söyleşi yer alır. Hızlan, bu söyleşide çocukluğunu, ailesini, okul yıllarını, sanatçılarla tanışmalarını, buluşmalarını uzun uzun anlatır. Kendisini “Akvaryumda balık gibi” duyumsadığını, gençliğinde eve kapanıp kitap okuduğunu, sinema, tiyatro, müzik, folklor tutkusunu belirtir. Araba kullanmayı sevmediğini, tango ve valse ilgi duyduğunu, bilardo, satranç oynadığını anlatır. DP döneminde baskıların olduğunu belirtir. Ancak; Hasan Ali Yücel’in MEB’den alınmasından sonra Sabahattin Eyüboğlu ve arkadaşlarının MEB olması için Reşat Şemsettin Sirer’i önerdikleri görüşünün doğru olamayacağını düşündüğümü belirtmeliyim (s.187). Hızlan, bizde özeleştirinin olmadığını vurgular. Ödüllerin nesnel olmasını, seçici kurul üyelerinin tarafsızlığını savunur.

           Doğan Hızlan “Hatırlamak” kitabıyla sanat dünyamızı zenginleştirir. Deneyimlerini, bilgilerini, birikimlerini paylaşarak geleceğe önemli belgeler bırakır.

 

(*) Hatırlamak-Doğan Hızlan, Anı-Söyleşi, YKY, 1. Baskı, Ocak 2020, 214 s.

(Berfin Bahar, İstanbul, Kasım 2020)

Yazı Tarihi : 20.11.2020