Hakan Türksoy
Hayat üçgeni

-Dolandırılmak istenen çiftçi karakola gidince gerçeği öğrendi.

-Tekirdağ'da bir otomobilde yangın tüplerine gizlenmiş 18 kilogram eroin ele geçirildi.

 Tekirdağ'dan iki haberle başladım... Başlıklarından ne oldukları zaten belli.

 Hak geçmesin, bu zamanda özveriyle görev yapan polis kardeşlerimizi tebrik ediyorum.

Fakat biz sadece yazılanları biliyoruz. Ülke genelinde kim bilir daha neler oluyor?

Bütün dünya salgınla uğraşıyor. Biz salgınla birlikte ekonomi ve depremle uğraşıyoruz.

Bir tanesi bile bir ülke için yeterince zorken biz üçüyle birden mücadele ediyoruz...

Kısacası ekonomi, salgın, deprem üçgeni içindeyiz. Birde depremde hayat kurtaran "Çök, kapan, tutun" dedikleri hayat üçgeni duruşu  var.

Her şeye karşı bir duruş şekli mutlaka vardır. Fakat biz atari oyununda olduğu gibi ekonomi, salgın ,deprem üçgeninin duvarlarına çarpıp duruyoruz.

Bizler duvarlarda gidip gelirken yazdığım haber başlıklarında olduğu gibi kötüler kötülük yapmaya devam ediyor...

Anlayacağınız kötüler pandemi falan dinlemiyor. En iyi kötü pandemiyi dinleyen kötü mü?

Hiç sanmıyorum. Önümüz kış. Kış kışlığını yapacak...  Bizde  "hayat öyle ya da böyle devam ediyor..." diyeceğiz. 

Halbuki toplumsal bilince ve birlikteliğine en fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz.

Ne yazık ki birbirimizi anlamakta zorlanıyoruz. Hatta kardeş kardeşi bile anlamadığı gibi gözümüzün önünde olanları görmüyoruz.

Bence tamire ihtiyacımız var. Bakın dünya edebiyatının en ünlü yazarlarından biri yüz yıl önce ne demiş? "İnsan kendisini tamir edecek şeylere yakın durmalı; Sanata, şiire, sohbete, arkadaşa, seyahate, kitaba, tabiata, gökyüzüne, denize, ağaca, toprağa, müziğe, Kısaca hayata...

Şimdi sosyal mesafede olsakta bir yıl önce nelere yakın durmuşuz?

Yazı Tarihi : 07.11.2020