Hasan Akarsu
“IHLAMUR KOKULU SAKİN KENT VİZE” (*)

              Yazar, ozan, eğitimci Necdet Tezcan 1942 Kırklareli-Vize doğumludur. İllerimiz ve ilçelerimizle  komşuyuz onunla. Yıllardır da yazışır, buluşur, söyleşiriz. Dergilerde de birlikteliğimiz oldu. On dört yapıtına bir yenisini ekledi ve bu yapıtında, anılarını, gazete köşelerindeki yazılarını değerlendirdi. Böylece bizi de çocukluğumuza, gençliğimize götürdü sağ olsun!

            Kırklareli’ye şiir dinletisi için ilk gittiğimde ıhlamur kokusu tutmuştu ortalığı. Tezcan da doğduğu ilçede ıhlamur kokusunu unutamaz. Oraya ne zaman gitse çocukluğunu, ilkokul yıllarını anımsar. Vize ayrıca tarihiyle, doğasıyla tanınmış “sakin kent”lerden biridir. Anılarına, ailesine yer verirken Vize’nin tarihsel yönlerine de değinir. Öğretmeni Uluğ Turanlıoğlu da ünlü bir ozandır ve Tezcan’ı şiirleriyle etkilediği gibi yönlendirir de. Trakyalı her duyarlı kişinin Balkan özlemi olduğu bellidir. Ozan, anılarını anlatırken şiirlerine de yer verir, Balkan özlemini içtenlikle yansıtır. 1950’li yıllardaki çocuk oyunlarını anımsatırken uçurtma yapmaya, kızak kaymaya, kartopu oynamaya, bilmecelere vb. değinir. “Marmara Çırası”nı yazan, yakan bir ozandır Tezcan: “… Istrancalar’da/ Meşe gürgen palamut/ Verimli ovalara dönüşür/ Rüzgâr/ Çeltik söyleşileri eser/ Gala Gölü üşür// Enez’de Saros telaşı// İğneada Kıyıköy’e ulaşır/ Tekirdağ ürkek/ Kırklareli yalnızdır/ Edirne yolcu taşır…” (s.29). Şiirin ses ve anlam yüklü olduğuna tanık oluruz böylece. Anılarında yinelemeye düştüğü olur çünkü; ana kedinin yavrusunu yediğini görür, unutamaz ve yeri geldikçe söz eder bundan. Sevdiği köpeğini kamyon ezdiğinde de çok üzülür. Kırsal kesimde o yıllardaki yaşama tanıklık eder, panayırları anlatır. Ortak yönlerimizin çok olduğunu gözleriz. Çanakkale Öğretmen Okulu yıllarında ozan, yazar Mehmet Aydın’dan etkilenir. İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsü’nde Behçet Necatigil Türkçe dersine gelir. Tezcan’ın şiir yazdığını bilir, onu yüreklendirir. Edirne’ye atanınca da mektup yazar öğrencisine 04 Şubat 1976’da. Necatigil, o mektubunda şiirde asıl sorunun konuda değil, anlatış biçiminde olduğunu belirtir ve devam eder: “… Sonra şu da var: Her şair kendi yolunu kendi açar, taşlarını kendi döşer. Zahmetli bir iştir, ama terlemeye değer…” (s.94).

         Tezcan, öğretmenlik ve emeklilik yıllarını da sanat ve şiir sevgisiyle doldurur. Etkinliklere koşarken yeni dostlar edinir, mutlu bir yaşam sürer. Trakyalı ünlü yazar Mehmet Başaran’la söyleşileri, Mahmut Makal’la tanışması önemlidir. Kırklareli’de bir şiir dinletisinde birlikte olduğumuzu da anımsıyorum. Kırklareli Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde, Dernek Başkanı Ali Coşkun Yanardağoğlu’nun katkılarıyla gerçekleşen şiir dinletisinde sunuculuğu Hasan Çalıkuşu yapmıştı. Tezcan, çevresindeki önemli turistik yerleri gezer ve tanıtır. İğneada, Dupnisa Mağarası, Longos Ormanları,  Çamlıköy (Kastro) vb. Ergene Nehri’nin kirliliğini gündemde tutar, temizlenmesi için uyarılarda bulunur. Çevreyi bozan taşocakları için de aynı duyarlılığı yazılarında yansıtır. Bir adı da “Yeşil Vize” olan ilçeyi her yönüyle tanıtırken “doğa cenneti”ne herkesi çağırır ve Vize’yi Vize’den tanıtmanın mutluluğunu duyumsatır bize.

         Necdet Tezcan, “Ihlamur Kokulu Sakin Kent Vize”yi doğasıyla, tarihiyle (Küçük Ayasofya, Vize Kalesi vb.),  ünlüleriyle (Suat Vural, Hüseyin Salman, Uluğ Turanlıoğlu, Kaygusuz Alaeddin, Selim Sabit vb.), çocukluk anılarıyla, gençliğiyle, emeklilik yıllarıyla birlikte yalın, akıcı bir dille anlatır. Kitabın ayrıca Vize ilçesi için de önemli bir kazanım olduğunu belirtmeliyiz.

 

(*)Ihlamur Kokulu Sakin Kent Vize-Necdet Tezcan, Anı-Anlatı, Baygenç Yayıncılık, Ağustos 2020, 172 s.

(Öykü Şiir, Ankara, Kasım 2020)

Yazı Tarihi : 23.11.2020