Hakan Türksoy
İki tahta eksik

Doktorlara ve sağlık personeline yapılan saldırıları birçoğunuz gibi bende üzüntü ve şaşkınlıkla izliyorum.

Böyle şeyler eskiden de oluyordu ama duymuyorduk diyenleri kınıyorum.

Bunu söyleyenler zır cahil tipler. Duyduklarını papağan gibi tekrar etmekten başka bir şey yapmıyorlar.

Bu tipler son yıllarda her yerde karşımıza çıkıyor ve her konuda konuşuyorlar. Hani fakirin fakire ettiği zulümden, kötülükten bahsediyoruz ya. İşte aynen bunu yapıyorlar.

Uzun yıllar haftanın beş günü hastanelere ve sağlık merkezlerine girip-çıkmış biri olarak yazıyorum.

Bu süreçte böyle olaylar görmedim, duymadım. Arada poliklinik kapılarında sıra beklerken seslerini yükseltenler oluyordu o kadar.

Peki ne oldu da böyle oldu?  Erasmus "Deliliğe övgü" kitabında şöyle yazmış;  "İnsanın her şeyi iyi tanımasını engelleyen iki şey vardır: Biri ruhunun önüne perde çeken utanma, öteki de kendisine tehlikeyi gösterip büyük işlemlere girişmekten yüz çevirten korku."

O iki şey yani utanma ve korku duygusu çok önemli. Eskilerin "kafasından iki tahta eksik" dediği şey meğer buymuş. Demek ki; kötülük iki tahtası ya da iki şeyi eksik olan insanlardan geliyormuş.

Rahip Erasmus "Deliliğe övgü" kitabını yazmış, bizimkiler "oynatmaya az kaldı doktorum nerede?" demiş. İyi güzelde canın yandığında "beni kurtar" dediğin doktora neden el kaldırıyorsun?

Bu tiplerin acilen tedavi edilmesi lazım diyeceğim ama toplamakla bitmezler. Fakat her yerde arıza çıkartmaya başladılar. Maske takmayan, sosyal mesafe kuralına uymayanlarda bunların arasından çıkıyor. Geçenlerde birisi "maske tak" diyen otobüs şoförüne saldırdı.

Doğrusu otobüs şoförünün uyarma şeklide ayrı bir tartışma konusuydu. 

Toplamakla bitmeyeceklerine göre toplumun huzuru için bu tiplere nasıl davranmamız gerektiğini çok ciddi düşünmemiz lazım.

Yazı Tarihi : 28.09.2020