Şafak LAYİÇ
KABAĞIN HIZI

Bir gün, minik bir kabak tohumu, kavak ağacının hemen yanından yavaş yavaş yükselmeye başlar. Kavak ağacının gövdesine sarılan kabak, önce santim santim, sonra metre metre uzar. Bir gün, baharın sonlarına doğru kavağı geçmek üzereyken, kabak zaferini bu ağaçla paylaşmak ister:

-Ey kavak, acaba sen bu boya ne kadar zamanda geldin?

Kavak cevaplar:

-10 yılda.

Kabağın ağzı kulaklarındadır:

-10 yılda mı? Oysa ben bu boya, 2 ayda geldim. Sen çok yavaşmışsın!

Kavak, komşusunu doğrular:

-Haklısın, sen benden daha hızlısın.

Aradan haftalar, aylar geçer. Sonbahara gelindiğinde havalar soğur. Kavak ağacı yavaş yavaş yapraklarını dökmeye başlar. Ancak kabaktaki değişimler daha dramatiktir. Kabak önce üşür, sonra günden güne kısalmaya başlar. Kahramanımız, bu defa oldukça kaygılıdır:

-Kavak kardeş, ne oluyor bana?

-Ölüyorsun.

Kabak bu sözlere inanamaz:

-Ama ben senden çok daha gencim; üstelik oldukça hızlı ve güçlüyüm. Neden sen ölmüyorsun da ben ölüyorum?

-Çünkü sen, benim 10 yılda geldiğim yere 2 ayda gelmeye çalıştın.

Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 07.03.2018